Markar ESAYAN
Kutuplaşma denen kavram başından beri ya siyasi bir güç üretmek adına suiistimal edildi, ya da kendi üzerine hiç düşünmeyen ergen bir yaklaşımla siyasi rakip ve tabanının ontolojik kusuru olarak görüldü. Böylelikle son 12 yılın ilk günlerinden itibaren AK Parti müdahalelere direnip güçlendikçe gerginliğin arttığını, kutuplaşmanın da AK Parti'nin başarısına endekslenen bir reddetme haline dönüştüğünü izledik.
2007'de kutuplaşmanın hangi cepheden geldiğini, bu gerginliğin önce muhtıra, sonra AYM'nin 367 kararı ve nihayetinde kapatma davası gibi pratiklere dönüştüğünü gördük. Merhum Danıştay üyesi Mustafa Özbilgin'in cenazesinde AK Partili kurmayların nasıl yuhalandıkları daha dün gibi gözlerimin önünde.
O sıralarda bu kibirli şımarıklıkların ve lince maruz kalan muhafazakarların kutuplaşmanın neresinde yer aldıkları pek önemsenmedi.
Zaten bizler, şu haliyle kutuplaşmadan Hasan Cemal'in sinir krizlerini, ulusalcıların darbe yapamama nöbetlerini anlıyoruz. Pedro Almodovar bir Türkiyeli olsaydı, “Sinir krizinin eşiğindeki elitler” tadında yüz film yapardı. Ama biz bu kadar bereketli bir konuda öyle çarpıtılmış algılara sahibiz ki, sadece Nuri Bilge Ceylan'ın “Kış Uykusu” ile yetinmek zorundayız.
Yani muhafazakarlar sadece varlıklarının daha görünür olmalarıyla kutuplaşmanın mağduru oldular ama sürekli kutuplaşmayı yaratan kesim olarak sunuldular.
Nitekim, 27 Nisan'da askerin muhtırası veya kapatma davası ile AK Parti iktidardan hal edilse, Erdoğan Güneysu'da inzivaya çekilse, ortalık süt liman olacak, kutuplaşma diye bir şey kalmayacaktı.
Oysa karşımızda, ne darbelerde, ne on binlerce kadın başörtüsü yüzünden canlı cenazeye dönüştürülürken, asla şiddet yoluna sapmamış, 27 Şubat'ta bile sesini çıkarmamış bir muhafazakar kitle gerçeği vardı.
Garibim muhafazakarlar hala 27 Şubat'ta darbecilere itiraz etmiş kişilere öde öde borçlarını bitirmiş hissetmiyorlar kendilerini, o kadar da naifler.
Bir yerde, bir kesim, sadece diğerleri ile eşit olmayı talep ediyorsa, bu durum gerginlik yaratıyorsa ve gerginlik ancak onların haklarından vazgeçmeleri ile giderilecekse, orada bir ahlak sorunu var demektir.
Normalleşmeyi arzulayalım, buna sorumsuzca katkıda bulunmayalım, bu iyi bir şeydir. Ama normalleşme kisvesi ardında bir ahlaksızlığı gizlemeyelim, meşrulaştırmayalım.
Zaten buradaki ahlaksızlık bir fiske ile görünür olacağı, aslında beyaz Türklere somut bir haksızlık/ayrımcılık da yapılmadığı için söylemin üzerine abanıldı.
CHP'nin gasp ettiği vakıf mallarını iade eden, insanların belki ilk defa kendilerini hem Ermeni/Kürt/Alevi hem de eşit vatandaş hissettikleri bir normalleşme sürecini açan, Dersim için özür dileme, 1915 için taziye yayımlama seviyesine gelmiş bir liderin/partinin, sözlerini cımbızlayıp, çarpıtıp, ondan “diktatörlük” üretmeyi başaran gözü dönmüş bir kutuplaştırma arsızlığından bana gına geldi.
Kerli ferli, kendilerine demokrat, liberal diyen aydınların, dindarlarla eşit olma ihtimalinden hazzedip, ama eşit olmaktan nefret ettikleri için bu arsızlığı normalleştirmelerinden de sıkılmış durumdayım, sizi bilemem.
(Naçizane tavsiyem, bu ülkenin aydınlarına, ben dahil, sakın arada sırada sizlere adil davranıyorlar diye açık çek vermeyin, kendi görüşlerinizi oluşturun. Bunu aydınlara hakaret adına söylemiyorum. Bu ülkede köşe yazarları gereksiz şekilde çok güçlü, adeta siyasi bir aktör gibiler ve bu gücü dengeleyen bir sorumluluk sübabı yok.)
Bu ülkede bir partinin çağrısı üzerine 52 vatandaşın, Yasin Börü'nün üçüncü kattan atılıp yakılması gibi vahşi şekilde öldürülmesi, üç ağacın yerinin değişmesi kadar değer görmedi. İnsanlara “bizim ölülerimiz, sizin ölüleriniz” ahlaksızlığını dayattılar. Savcı Kiraz'ın öldürülmesini bir demokrasi ayini gibi sundular. PKK'nın baraj yaptırmayacağız diye ateşkesi bozup bir vatandaşı öldürmesi üçüncü sayfa haberi olabildi. 6-8 Ekim ayaklanması için bir Meclis araştırma komisyonumuz bile olamadı.
Sizce, “ABD oyalıyor, hava harekatı ile DAİŞ'le mücadele başarılı olmaz, bakın Kobani düştü düşüyor” söyleminden 52 ölüm çıkartan, ama bu ölümlerin müsebbiplerine vazo kırmış çocuk muamelesi yapan zihniyette sorgulanacak bir anormallik yok mudur?
Vampirleşerek mi normalleşeceğiz biz?
İnsanlıktan çıkarak, aptal yerine konmayı sindirerek mi?
Herkes kendinden mesul. Kutuplaşmayı demir bir manivela olarak kullananların bu yazıyı okuyunca anında gözyaşları içinde tövbe edeceklerini düşünmem tabii. Ama kendisini ilahi hakem yerine koyanların daha ahlaklı olmalarını beklemeye hakkımız var.
Bakın o zaman normalleşme için bir şansımız olabilir.
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Operasyon çökünce...
9.05.2019 - Kızgın demiri soğutma yöntemleri...
2.05.2019 - Müzik ve terör örgütü listelerinin benzerlikleri...
24.04.2019 - Taşın altına elini yine Erdoğan koydu...
21.04.2019 - Millet İttifakı neye kuluçka oldu?
18.04.2019 - Organize kötülüğün peşini bırakmayacağız...
16.04.2019 - CHP'nin 2019 resmi
13.04.2019 - Mazbata fetişizmi neye delalet?
10.04.2019 - 31 Mart’ta Türkiye neyi başardı?
3.02.2019 - Bu seçimin adaletsizliği…
28.03.2019
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Fatma öztürk
Çok güzel bir yazı eline kalemine sağlik kürt sorunu konusunda çözumsuzlukten bıktık her kesımden ınsan bariş istiyor umarım ıktıdar bu konuda samımı ve kararlı adımlar atar . Bu ülkenin insanlarıda güzel hayaller kurmayı hak edıyorlar . Bu ülkenın güzel ınsanlarının ölumlerınden fayda sağlıyanlarda umarım bundan böyle taraftar bulamazlar.
Ad Soyad Giriniz...
Adamlar her sabah Turkum, Dogruyum, Caliskanim diye bagiriyor, bundan ala altin cag mi olur. Bu daglilara cok bile. Yuce gonullu Turk izin vermis kendisinden olmaya, daha ne istesinler. Bir de Hidircim bu suriyeli daglilari da birgun boyle bagirtabilecek miyiz sence? Sahi sen sikilmistin bu konulardan, ne oldu yine geldin konuyu Kurtlere bagladin? Bir de sahane bir " Kurtler daga cikti, Turk solu bozuldu" gibi bir analiz yapmissin ki, hakketen istirham ediyorum, girme azizim bu konulara!
Ad Soyad Giriniz...
İLK YORUMCU birde sen hergün kurdum çakalım diye bağır bakalım o zaman ne diyeceksin öyle farz et. Ynnstan ve Blgrıstan dakileri diğer yerlerdekileri de düşün de ona göre bir daha yaz. Ayrıca yazıya I leri yapmışsın İ kargala humbala yapmışsın ortalığı