Markar ESAYAN
PKK sorununun, Kürt vatandaşların hak/hukuk ve kültürel talepleri ile alakasının olmadığı, ama Suriye ile doğrudan bağlantılı bir “iç” mesele olduğunu çokça tekrarlamıştım.
PKK’nın Kürt/Kürtçe inkarının yarattığı bir atmosferin sonucu olarak ortaya çıktığı, sonradan şiddet üretme potansiyeli ile dış güçlerin maşası olduğu, Suriye’de bir devlet kurma olasılığı belirince de “Türkiye’deki barışı, Suriye’deki savaşa değiştiği” tezi bile eski artık.
PKK, en başından beri Türkiye’yikontrol ve dizayn etme mekaniğininbir dişlisiydi.
Hatta PKK’nın devlet kurmayı hedefleyen “bir orijinalliğe” sahip olduğunu dahi düşünmüyorum. Şu an tabii ki Suriye’de yapılmaya çalışılan şey budur; ancak PKK’nın varlığının amacı, PKK’nın karar verebileceği bir şey değildir. Meselenin sınırı, PKK’ya bir devlet hediye etmek olmaz.
Lakin Türkiye’nin güneyini kapatmak, Güneydoğu’yu koparmak, yani bu yolla Türkiye’yi dizayn etmek bağlamında sentetik bir devlet kurmak işlevsel olduğunda, PKK bu rolü üstlenir.
Nihai amaç Türkiye ve hinterlandının dizayn edilmesidir.
Zaten bu amaç için yaşatılmış ve semirtilmiştir. Tıpkı FETÖ ve diğer örgütler gibi.
PKK’nın gerçek işlevi, bir etnik kesimin geçmişteki sorunları ile kamufle edilmiştir. Bu yolla kısmen toplumsallaşmış, acılı bir hafızanın üzerinde güçlenmiştir. PKK gerçek rolünü Kürt sorununun içine gömmüş, orada gizlemiştir. Daha doğrusu onu yöneten üst akıl böyle bir taktik uygulamıştır.
Bu sorunu, bu boyuta gelmeden mesela rahmetli Özal’a, Erbakan’a çözdürmemiş olmaları, zamanı geldiğinde (bugünlerde) uygulayacakları harita değişikliklerinde bir manivela olarak kullanmak istemelerindendi.
Bu nedenle PKK sorununu hâlâ Kürt sorunu olarak okumayı, bitiştirmeyi, hele hele bunu Kolombiya’nın FARC sorunu/çözümü ile bir tutmayı anlayabilmek mümkün değil.
FARC çözümün mimarına darbe yapmayı denemedi, sürecin garantisi olan aktöre sorunun müsebbipleri ile bir olup saldırmadı. FARC, PKK gibi “sosyalistim, ezilen halkların koruyucusuyum, emparyalizmin düşmanıyım” derken, hegemonlara sivillerin kanını pazarlayıp, onlarla Kolombiya’nın bir içsavaşa sürüklenmesi adına düşüp kalkmadı.
PKK organik bir örgüt olsaydı, FARC gibi doğal, eşyanın tabiatı ve hayatın akışına uygun yolu seçecek, Çözüm Süreci gibi tarihi bir fırsatı kaçırmayacaktı.
Tabii, FARC ve IRA, uzun süren süreçte çokça gitti geldi, şiddete dönüş temayülü gösterdi, muhatapları süreci askıya aldı vs. Ama bu örnekler, mesela PKK’nın 6-7 Ekim ve 22 Temmuz ihanetleri ile bir tutulamaz. Bu ihanetlerin Kürt sorunu veya Çözüm Süreci’nin iç dinamikleri ile hiçbir ilgisi yoktu. İşlevi, Türkiye’nin dizayn edilmesiydi. Sonuçta ortaya bir PKK devleti çıkardı veya çıkmazdı. Kalıcı olurdu veya olmazdı. Ama olacak olan, yüz yıl önce ortaya çıkan Suriye ve Irak’ın yüzyıl sonraki, yani bugünkü halinden başka bir hal olmazdı.
Hasılı, PKK’nın ve türlü uzantılarının ürettiği şiddet, kaos bile yerli değil. Kürtlerle, onlara hayatı zehir etme dışında hiçbir ilgisi yok.
Dünyada liderlik kurmak isteyenler için Ortadoğu, Balkanlar, Kafkaslar, bu üç bölgede hakimiyet kurmak için ise Türkiye kilittaşı bir ülke.
Bu nedenle herkes Suriye’de… Suriye’de olmalarının nedeni ise Suriye değil, Türkiye…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019