Markar ESAYAN
Son iki yazıda zaman ve halleri üzerinde durmuştuk. Açıkçası, bu yazılanlar ne yeni ne de orijinal şeyler. Felsefenin ise, yanlış kullanılması halinde insanın kendisi ile yüzleşmesini önleyecek tuzakları mevcuttur. Yaşamı erteleme adına sahte varlık sorunları uğraşısı oldukça verimsizdir.
İnsan hayata mutlu olmak veya mutluluğu aramak için mi gelmiştir? İki nedenle hayır. Bir, gerçekte insan bu dünyaya kendisini bulmak için gelmiştir ki, bu uğraş insana mutluluk vaat etmez. İkincisi, mutluluk maddeyle ilgili bir şey olmasa gerektir. Genel bir tanımı olmasa da, insanın kendisinden emin olduğu hallerde geçici bir duygu olarak ortaya çıkar.
Yani insanın hayatını mutluluğu aramaya adamasından daha beyhude bir uğraş olamaz. Ama insan sonunda haz olmayan bir işin peşinden de koşmaz. Ama bu koşturmaca maddeye dönük olduğunda açlık giderilmeye çalıştıkça büyür. Dolayısıyla insan hayata neden geldiğini doğru tespit etmek, bu tespite uygun çabayı vermek, bu çabanın acılı olacağını öngörmek, lakin bu çabanın sonunda belirli bir huzur hissedebileceğine dair umutlu olmak durumundadır.
Zamana ve hallerine geri dönelim. Geçmiş adına yazdıklarım son iki yazıda var, tekrar etmeyelim. Şimdiki ve gelecek zamana gelirsek…
Kendisini aramaya adanmamış (Sokrates’in dediği gibi boşa geçen) bir hayatta, insan gelecek zamanda ortaya çıkacak birçok hayalkırıklığını şimdiki zamana ekiyor olacaktır.. Esasen, toplumlar da insanlardan oluştuğu için, maddi şeylerin peşinde koşan toplum/devletler şimdiki zamana birçok mayın ekmiş, gelecekte de bunun zehirli ürünlerini hasat etmiştir. Kural olarak bireyin kaderi toplumdan bağımsız olamaz. Çöken bir toplumdan birey kendisini ne kadar izole etse de kaçamaz. Ondaki sorumluluğunu da, gelişmelerin üzerindeki etkilerini yok sayamaz.
Faydacı, bireyci, maddeci toplumlar şimdiki zamana böyle bir geleceği ekerler ve kendi kaderlerini tayin etmiş olurlar. Oysa iyi varoluşsal, kötülük ise eylemseldir ve burada serbest irade kuralına bağlanırız. Eylemlerimizde ortaya çıkan kötülük maddeye aktarılır ve maddeyi bozarız. Çevre felaketleri ve savaşlar buna örnektir.
Faydacılık özü itibarıyla iyiliği dışladığından, ruhu, vicdanı, değerleri de bozmak, kendisine uydurmak zorundadır.
Batı böyle yaptığında, Doğu da bunun etkilerinden kaçamaz. Kolonyalizm böyle bir tohumdu ve yıkıcılığı tüm dünyayı yuttu. Ruhu, Allah’ı, doğayı temsil eden Doğu, bireyci, faydacı, teknolojik Batı’ya direnemedi. Ama açıkçası, dünya için bir ümit olacaksa, bunun bilgisi, en azından hatırlanabilecek haliyle Doğu’da mevcuttur.
Suriye Doğu’da olabilir. Ama Suriye’de yaşanan utanç, tüm insanlık uygarlığının iflas ettiğinin ispatıdır. İflas çürümüş bir şeyin can çekişmesine yeğdir.
Ben dünyamızda bir dönemin, bu dönemin kapanmaya başladığını düşünüyorum. Çünkü “iktidar” eğer kendi pratiklerini gizlemekte, estetize etmekte başarısız olmaya başlamışsa ve insanlar “sanırım bir sorunumuz var” demeye başlamışsa, bu noktadan geriye dönüş yoktur.
Umarım daha yumuşak hakikatlerin geçerli olduğu pozitif bir döneme gireriz.
*Tüm vatandaşlarımızın Ramazan Bayramı mübarek olsun. Lütfen eve dönüşte trafik kurallarına uyalım ve bayramımızı neşeyle tamamlayalım. Esenlikle kalın.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019