Markar ESAYAN
Financial Times gazetesinin dün yayımladığı haberde ABD ile yaşanan vize krizinde “Eğer uygun bir şekilde ele alınsaydı bir haftalık bir mini kriz olacaktı” iddiası yer aldı. Tabii uygun davranmayan taraf Türkiye/Erdoğan idi. Cumhurbaşkanı diplomatların şipşak halledecekleri mini minnoş krizcikleri devasa hale getiriyor, krizler derinleşiyordu.
Sanki Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’de yürütmenin başı değilmiş, bir başka ülkenin içişlerine karışıyormuş gibi, sinsice bile değil, açıkça ve son derece zayıf bir biçimde bir tür nifak yaratılmaya çalışılıyordu.
Bunlar Türkiye’nin ne denli doğru bir yolda olduğunu gösteren işaretlerdir.
Yani siz, diplomatik koruma içinde yer almayan, kayıt dışı bir konsolosluk görevlisi için meşru bir yargı süreci yürüteceksiniz ama ABD buna tepki olarak bütün Türkiye vatandaşlarını cezalandıran devasa bir harekette bulunacak ve siz de bunu yutup içişlerinize müdahale anlamına gelecek tavizler vereceksiniz.
Burada krizi büyüten ABD’nin bu orantısız güç kullanma teşebbüsü olmayacak da, Türkiye’nin mütekabiliyet esasına göre cevap vermesi olacak.
Türkiye FT’nin beklediği gibi biatta bulunsaydı neler olurdu, dik durduğu için neler oldu bir bakalım. Bakalım ki, FT’nin iddialarında doğruluk payı var mı, yok mu görelim.
Eğer Türkiye boyun eğseydi, biz FETÖ ile mücadelenin sınırlarını Pensilvanya’dan Ankara’nın içine taşımış olacaktık. FETÖ ile mücadeleden, yurtdışında bulunan teröristlerin istenmesi ve/ya yakalanmasından, elebaşının iadesi taleplerinin hepsinden fiili şekilde vazgeçmiş olacaktık.
Yani, FETÖ’nün soruşturulması noktasında yabancı bir ülke, ülke sınırları içinde sınır koymuş ve inisiyatifi almış olacaktı. Oysa şu anda ABD’den gelen mesajlar krizin çözülme aşamasında olduğunu gösterdiği gibi, Türkiye’nin haklılığını da ortaya çıkarmıştır. Washington Times gibi gazetelerde “Gülen’in Türkiye’de hesap vermesi gerektiği”ne dönük yazılar vize krizi sonrasında boy göstermiştir.
Bunu görmeyen bir kişi, dış ilişkiler konusunda bence hiç kalem oynatmasın, görüş serdetmesin.
Öte yandan, Türkiye özellikle ABD ve AB ile eşit düzeyde ilişki talebinden de vazgeçmiş olacaktı ki, bu geri adım, Ankara’nın Ortadoğu başta olmak üzere tüm milli menfaatlerinden vazgeçmesi anlamına gelecekti.
Geçmişte böyle bir anlayış Türkiye’de hakim olmuş olabilir. Son 15 yıldır tüm mücadele bu kötü Soğuk Savaş alışkanlığını bitirmek ve eşit ilişki safhasına geçmek içindi. Eğer eski yöntem sürdürülmüş olsaydı, bugün Suriye’nin kuzeyinde Kuzey Irak’ı de içine alan terör koridoru çoktan devletleşmiş, referandum yapılamamış, koalisyonların kucağında, bölünme aşamasındaki bir ülkede can çekişiyor olurduk.
FT’deki bu haber, bir düş kırıklığının, bir öfkenin ifadesidir.
Türk Dışişleri’ne atfedilen iddialar da fitne çıkarma amaçlı, yalan dolana dayalı hezeyanlardır.
Türkiye, Cumhurbaşkanı, Hükümeti, Dışişleri ve tüm kurumlarıyla son yılların en güçlü, en bütünleşik, en verimli duruşunu sergilemektedir. Zaten, böyle bir dönemi hasarsız ve hatta kazançlı geçirmenin de başka bir yolu yoktur.
Böyle yazılar okuduğunuzda sinirlenmeyin, sadece yapılanın doğruluğunun sağlaması olarak görün.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019