Markar ESAYAN
Artık ortada kavranabilir, az çok öngörülebilir bir dünya düzeni diye bir şey kalmadığını, bunun da bir tür kaos duygusunu oluşturduğunu söyleyebiliriz. İnsanlar neredeyse Soğuk Savaş dönemini arar hale geldi. Çünkü insanlar belirsizlikten ölüm derecesinde nefret ederler.
SSCB’nin yıkılışıyla birlikte, ABD birçok eski Doğu Bloku ülkesini NATO’ya üye yaptı. Rusya’nın bu manada kırmızıçizgileri geçilmişti ama Moskova’nın yapacak bir şeyi yoktu. Putin, Rusya’nın güvenliğini tehlikeye attığını düşündüğü Gorbaçov’dan bu yüzden nefret eder.
Ama Moskova’nın Ukrayna’nın AB, hele hele NATO’ya dahil edilmesini asla kabullenmeyeceği o kadar barizdi ki! Herhalde Batılılar, “Olursa ne ala, olmazsa kabak Ukrayna’nın başına patlar” diye düşünmüşlerdi. Zaten kışkırttıkları Ukrayna için hiçbir şey de yapmadılar.
Öte yandan, ABD, ortada bir Rusya tehlikesi olmamasına rağmen (Stalin bile gerçek bir tehdit değildi) kendisini hâlâ tehdit altında hissetmektedir. Tıpkı Rusya’nın yaptığı gibi, süper güçler böyle durumlarda saldırganlaşmaktadır. Şu anda yaşadığımız da budur.
ABD’nin Başkan Trump üzerinden verdiği tepkinin iki ana nedeni var. İlki, Soğuk Savaş’ın bitişi ile 2. Dünya Savaşı sonrasında oluşan kurumları Washington’un ayakbağı olarak görmesidir. ABD daha az kısıtlanmak istemekte, SSCB tehdidinin ortadan kalkmasıyla ittifaklara daha az ihtiyaç hissetmektedir. ABD dış siyaseti bu manada kökten değişmiştir. Ülkelerin nostaljiden uyanması, eski türden bir ittifaklaşmanın artık mümkün olmadığını görmesi gerekir. İkincisi ise, ABD’nin ekonomik olarak hissettiği kırılganlıktır. Ülkenin dünya ticaretindeki payı gittikçe düşmektedir. ABD, doların gücüne azami derecede abanarak süreci tersine çevirmeye çalışmaktadır. Burada birçok paradoks ortaya çıkmakta. Bu türden bir zorbalık, hegemonyanın rıza sınırını aşmakta, yeni bir finans sistemi arayışlarını gündeme getirmekte, AB, Çin, Rusya ve geri kalan ülkeleri tahkim etmektedir.
Diğer bir çelişki de Trump’ın dış ticaret açığını kapatma iştahı ile doları bir silah olarak kullanmasındaki çelişkidir. ABD’nin dünyanın geri kalanına dolar sağlaması için ticaret açığı vermesi gereklidir. Bir başka deyişle, dünyanın ABD’nin borçlarını dolarla fonlaması için, ABD’ye ondan aldığından daha fazla mal satması gerekir. Ancak tıpkı Çin örneğinde olduğu gibi, ülkeler kazandıkları dolarları ABD’ye yatırım yapmak yerine kendi rezervlerinde tutarlar. Bu da, oluşan dış ticaret açığının zamanla doları zayıflatması anlamına gelir ki, buna Triffin Paradoksu deniyor. Trump bu paradoksu sert güç, tehdit, yaptırımlar, tarifeler ile kırabileceğini düşünüyor. Bu ABD için bir kaybet-kaybet oyunudur. Akıllı bir yönetim, şu anki gücünün büyüsüne kapılmadan, ekonomik hegemonyasını bir tehdit unsuru olmaktan çıkartıp, doları demokratikleştirerek bu süreci yönetirdi.
Şu anda böyle bir eğilim gözükmüyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019