Markar ESAYAN
Aralık 2010 tarihli Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Hrant Dink cinayeti nedeniyle ailenin açtığı davada Türkiye’ye mahkum etmesinden sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün direktifiyle çalışmaya başlayan Devlet Denetleme Kurulu (DDK) raporunu tamamladı
Aralık 2010 tarihli Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Hrant Dink cinayeti nedeniyle ailenin açtığı davada Türkiye’ye mahkum etmesinden sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün direktifiyle çalışmaya başlayan Devlet Denetleme Kurulu (DDK) raporunu tamamladı. 649 sayfalık raporun tamamı kamuoyu ile paylaşılmadı, ancak 34 sayfalık “Sonuç” bölümünden, Dink cinayeti hazırlıklarından Trabzon Emniyeti, Trabzon Jandarması ve İstanbul Emniyeti’nin haberdar olduğu, gerek tek tek, gerek koordinasyon halinde cinayeti önlemedikleri ve Dink’i korumadıklarını net biçimde tesbit ettiklerini anlıyoruz. Bu hususlar basında yer aldı. Ancak DDK, Türkiye devletinin “memurlarını koruma ve kollama” düzeneğini cüretkar biçimde deşifre etmiş ve adeta “Yeniden yaratın bu ülkeyi” demeye getirmiş.
DDK, “aslında her şey Ocak 1913’te, Bab- Ali baskını ile başladı” diyor. Devleti yarı gizli bir suç örgütü olarak dizayn etmenin ilk adımını İttihat ve Terakki Cemiyeti 13 Şubat 1913 tarihinde Mukavvat Kanunu’nu Meclis’ten gizli geçirmesiyle attı.
Suç işleme yetkisi korundu
Memurların suç tanımı hem çok muğlak tutuldu, hem de soruşturulmaları mümkün olsa bile zaman tahdidi konmayarak zamanaşımına uğratılması sağlandı. Zaten memurların yargılanması adli değil, idari mahkemelerin emrine verilmişti. Böylelikle 88 yıl hükmünü sürecek bir dokunulmazlık kalkanı oluştu, devlet bu kalkanını çok sevdi. Öyle ki, devlet adına kurşun atan da yiyen de kahraman olabilsindi. Öyle de oldu. Bu adli güvencenin ardına sığınan devlet, nice nice Yeşiller, Çatlılar yaratacaktı. DDK ancak 1999 yılında kaldırılan İttihat ve Terakki’nin Mukavvat Kanunu’nun 4483 sayılı Memurların Yargılanması Hakkındaki Kanun’a dönüştüğünü, bunun nispeten ileri bir adım olduğunu anlatıyorlar raporda, ama diyor, bu kanunların tüm eksikliklerine rağmen uygulanabilmesinin bile önünde daha büyük bir engel var. Mukavvat Kanunu’ndan bile beter olan Anayasa’nın 129. Maddesi...DDK raporu şöyle yorumluyor bu maddeyi: “Anayasanın 129. maddesinde, görev sebebiyle işlenen suç, görev sırasında işlenen suç ve kişisel suç gibi kavramlardan hiç birisi kullanılmamış; ‘Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılması, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idari merciin iznine bağlıdır’ hükmü getirilerek, “Memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlar” ibaresi ile yetinilmiştir. Bu yaklaşım anayasal düzeyde kamu görevlilerinin işledikleri her türlü suç nedeniyle genel hükümler uygulanmaya başlanmadan önce yetkili merciin izin vermesini öngören kanuni düzenlemelerin dayanağını oluşturmaktadır.”
İşin özeti, Hrant Dink cinayeti davasının aydınlatılamamasındaki en önemli engellerden biri de devletin suç işleme yetkisini kıskançlıkla koruması ve bunu Anayasal bir güvence vermesidir. Bundan daha açık bir tanım olabilir mi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019