Mehmet Ali ALÇINKAYA

Mehmet Ali ALÇINKAYA
Mehmet Ali ALÇINKAYA
Tüm Yazıları
Komplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük.
14.02.2026
158

15 Şubat 1999’da hayata geçirilen uluslararası komplo, çağdaş Kürt siyasal tarihinin en kapsamlı tasfiye girişimlerinden biri olarak şekillenmiştir. Bu komplo, Abdullah Öcalan şahsında yalnızca bir önderliği değil; Kürt halkının özgürlük iradesini, demokratik çözüm perspektifini ve Ortadoğu’da halkların eşitlik temelinde bir arada yaşam olasılığını hedef almıştır. Aradan geçen 27 yıl boyunca bu komplo, farklı biçimlere bürünerek sürdürülmüş; İmralı’da kurumsallaştırılan tecrit sistemiyle derinleştirilmiş, bölgesel saldırılar ve siyasal kuşatma politikalarıyla güncellenmiştir.

Ancak bu 27 yıllık süreç yalnızca baskı ve tasfiye tarihi değildir. Aynı zamanda demokratik çözümde ısrarın, ideolojik direnişin ve alternatif bir toplum modelinin inşa sürecinin tarihidir. Komploya karşı geliştirilen mücadele hattı, salt savunma refleksiyle sınırlı kalmamış; demokratik ulus, kadın özgürlüğü, yerel demokrasi ve ekolojik toplum ekseninde yeni bir siyasal paradigma üretmiştir.

15 Şubat – 27 Şubat Hattı: Tarihsel ve Politik Bir Ayrım

15 Şubat ile 27 Şubat arasındaki bağ, basit bir tarihsel süreklilikten ibaret değildir. Bu iki tarih, iki karşıt siyasal yaklaşımı temsil etmektedir.
15 Şubat; inkârın, tecridin ve tasfiyenin simgesidir.
27 Şubat ise; barış çağrısının, demokratik çözüm iradesinin ve demokratik toplum perspektifinin ifadesidir.

Bu tarihsel hat, güvenlikçi–devletçi paradigma ile demokratik toplum paradigması arasındaki temel çelişkiyi görünür kılmaktadır. Bir yanda sorunu baskı ve imha politikalarıyla yönetme anlayışı, diğer yanda halkların özgür iradesine dayalı barışçıl çözüm yaklaşımı bulunmaktadır.

İmralı Tecridi ; Çözümsüzlüğün Siyasal Mekanizması

İmralı’da 27 yıldır sürdürülen ağırlaştırılmış tecrit sistemi, hukuki bir zorunluluk değil; bilinçli bir siyasal tercihtir. Bu sistem, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü kısıtlamanın ötesinde, onun temsil ettiği demokratik çözüm aklını toplumdan yalıtmayı amaçlamaktadır. Çünkü geliştirilen bu paradigma, yalnızca Kürt sorunu için değil; Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun demokratikleşmesi için de bütünlüklü bir yol haritası sunmaktadır.

Bu nedenle Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarıya ulaşması, Sayın Abdullah Öcalan’ın özgür ve çalışır koşullara kavuşmasına doğrudan bağlıdır. Tecrit sürdükçe barış ihtimali bilinçli biçimde askıda tutulmakta, çatışma ve çözümsüzlük politikaları yeniden üretilmektedir.

Rojava; Demokratik Ulusun Pratiği ve Yeni Komplo Alanı

Kuzey ve Doğu Suriye’de halkların ortak iradesiyle inşa edilen Rojava deneyimi, uluslararası komplonun hedeflediği tasfiyeye karşı tarihsel ve somut bir yanıt olmuştur. Kadın öncülüğünde gelişen, çok kimlikli ve çok inançlı yapısıyla Rojava, demokratik ulus paradigmasının pratikleşmiş halidir.
Bu nedenle Rojava’ya dönük askeri ve siyasi saldırılar, yalnızca bölgesel bir güvenlik meselesi değildir. Bu saldırılar, demokratik toplum modelini tasfiye etmeyi amaçlayan ideolojik bir yönelim taşımaktadır. Rojava’nın statüsüz bırakılmak istenmesi, bu yönüyle ikinci bir 15 Şubat konsepti olarak değerlendirilmelidir.

Özgür Önderlik – Özgür Rojava Bütünlüğü

“Rêber Apo’ya özgürlük, Rojava’ya statü” talebi, iki ayrı gündem değil; aynı tarihsel mücadelenin birbirini tamamlayan başlıklarıdır.
Özgür önderlik, demokratik çözümün önünü açar.
Rojava’ya statü ise bu çözümün bölgesel ve kurumsal güvencesini oluşturur.
Bu bütünlük, barış ve demokratik toplum mücadelesinin stratejik eksenini ifade etmektedir. Biri olmadan diğeri eksik, diğeri olmadan biri güvencesiz kalmaktadır.

2026; Özgürlük Yılı Perspektifi

27 yıllık komplo süreci, aynı zamanda 27 yıllık bir direniş ve yeniden inşa birikimi yaratmıştır. Bu tarihsel birikim, 2026 yılını özgürlük yılına dönüştürme sorumluluğunu ortaya koymaktadır. Önder Apo’nun özgürlüğü ve Kürt halkının her yerde eşit, onurlu ve statülü yaşam hakkı; yalnızca bir ulusal talep değil, Türkiye’nin demokratikleşmesinin ve Ortadoğu’da kalıcı barışın temel koşuludur.

Komploları Boşa Çıkarmanın Demokratik Yolu

Uluslararası komplonun 27. yılında görev açıktır:
Tecridi kırmak,
Rojava’nın statüsünü savunmak,
Barış ve demokratik toplum mücadelesini büyütmek.
Komplolar; inkârla değil yüzleşmeyle, baskıyla değil demokratik siyasetle boşa çıkarılır. Bugün ihtiyaç duyulan; halkların ortak iradesini büyüten, özgürlük ve eşitlik temelinde yeni bir yaşamı inşa eden bütünlüklü bir demokratik mücadeledir.
Rêber Apo’ya özgürlük, Rojava’ya statü!
Özgür önderlik, demokratik toplum!
Barış ve özgürlük mücadelesi kazanacaktır.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar