Mehmet Ali ALÇINKAYA

Mehmet Ali ALÇINKAYA
Mehmet Ali ALÇINKAYA
Tüm Yazıları
Öcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"...
16.02.2026
111

Ortadoğu halkları tarihsel bir eşikten geçmektedir. Savaşların, vekâlet çatışmalarının ve inkâr politikalarının yarattığı kronik kriz hali; artık askeri yöntemlerle değil, demokratik ve siyasal çözüm yollarıyla aşılmayı zorunlu kılmaktadır. Bölgesel dengelerin yeniden şekillendiği bu süreçte, halkların iradesini dışlayan güvenlikçi yaklaşımlar kalıcı bir istikrar üretememektedir.

Bu bağlamda, İmralı’da ağır tecrit koşulları altında tutulan Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki Mutlak Tecritin sürdürülmesi; yalnızca bir kişinin özgürlüğünün engellenmesi değil, 15 Şubat’ta devreye konulan uluslararası komplonun farklı biçimlerde devam ettirilmesi anlamına gelmektedir. "Önderlik İmralı’da tutulduğu sürece" komplo sona ermiş değildir; aksine, siyasal ve hukuki araçlarla sürdürülmektedir. Bu durum, Ortadoğu’da barış ihtimalinin sistemli biçimde ertelenmesi demektir.

Çatışmacı Politikaların İflası ve Diyalogun Gerekliliği

Gelinen noktada açıktır ki; Kürt sorunu başta olmak üzere bölgenin temel meseleleri güvenlikçi ve çatışmacı politikalarla çözülememiştir. Her bastırma politikası, toplumsal yarılmaları derinleştirmiş; ekonomik, siyasal ve insani maliyetleri artırmıştır.
Önderliğe yönelik uluslararası komplo, yalnızca bir şahsı değil; Kürt halkının demokratik çözüm iradesini ve bölge halklarının barış umudunu hedef almıştır. Diyalog ve müzakere kanallarının kapalı tutulması, çatışma zeminini canlı tutmaktadır. Bu nedenle barışın yolu, komplonun sonuçlarıyla birlikte aşılmasından ve demokratik siyaset kanallarının açılmasından geçmektedir.

Demokratik Toplum ve Ortak Yaşam Perspektifi

Sayın Abdullah Öcalan’ın savunduğu “Demokratik Toplum” perspektifi; tekçi ve merkeziyetçi anlayışlara karşı, halkların eşit ve özgür birlikteliğini esas alan bir çözüm modelidir. Bu yaklaşım; çoğulculuğu, yerel demokrasiyi ve katılımcılığı temel alır.

Demokratik Ulus anlayışı; sınırları değil, zihniyetleri dönüştürmeyi hedefler. Bu yönüyle Ortadoğu’nun kronikleşmiş çatışma dinamiklerine karşı güçlü bir alternatif sunmaktadır. Önderliğin tecrit altında tutulması, bu paradigmanın toplumsal alanda etkili olmasının önüne geçmeyi amaçlamaktadır.

Tecrit; Komplonun Güncel Biçimi

İmralı’daki tecrit koşulları, bugün uluslararası komplonun en somut ve güncel biçimini oluşturmaktadır. Tecrit yalnızca bireysel bir hak ihlali değil; toplumsal barış iradesine yönelik bir ambargodur. Tecrit sürdükçe, müzakere ihtimali zayıflamakta ve çatışma siyaseti yeniden üretilmektedir.

Geçmiş süreçler göstermiştir ki; diyalog kanallarının açık olduğu dönemlerde toplumsal umut artmış, gerilim azalmış ve demokratik siyaset güç kazanmıştır. Buna karşılık tecridin derinleştiği dönemlerde çatışma ve kutuplaşma artmıştır. Bu nedenle tecridin kaldırılması, barışın ön koşullarından biridir.

Barışın Toplumsal ve Ahlaki Boyutu

Barış yalnızca silahların susması değildir. Barış; adaletin sağlanması, hakikatle yüzleşme, eşit yurttaşlık hukukunun güvence altına alınması ve demokratik katılımın güçlendirilmesidir. Demokratik toplumun inşası; halk meclisleri, kadın ve gençlik örgütlenmeleri, sivil toplum ve özgür medya aracılığıyla mümkündür.

Önderliğin geliştirdiği paradigma, bu dönüşümün düşünsel temelini oluşturmaktadır. Bu zeminin tecrit yoluyla bastırılması, barışın toplumsal ve ahlaki temellerinin zayıflatılması anlamına gelmektedir.

Bölgesel Demokratikleşme ve Kürt Sorunu

Ortadoğu’nun temel sorunlarından biri olan Kürt sorununun demokratik çözümü; yalnızca bir halkın değil, tüm bölge halklarının geleceğini belirleyecek stratejik bir adımdır. Kürt halkının inkârı ve statüsüzlüğü üzerine kurulu siyasal düzenler sürdürülebilir değildir.
Kalıcı istikrar; eşitlik, özgürlük ve demokratik temsiliyet temelinde mümkündür. Bunun yolu da komplonun tasfiyesi, tecridin son bulması ve demokratik müzakere sürecinin yeniden inşa edilmesinden geçmektedir.

Sonuç Olarak;
Barış ve Demokratik Toplum çağrısının ruhuna uygun olarak bir kez daha vurguluyoruz: Önderlik İmralı’da olduğu sürece uluslararası komplo devam etmektedir. Tecrit, komplonun bugünkü adıdır. Barıştan söz edebilmenin ilk koşulu; tecridin kaldırılması ve Sayın Öcalan’ın özgür çalışma ve iletişim koşullarının sağlanmasıdır.

Bu adım, yalnızca Kürt halkı için değil; Türk, Arap, Fars ve bölgedeki tüm halklar için demokratik bir geleceğin kapısını aralayacaktır. Önderliğin özgürlüğü demokratik toplumun inşasının ön koşulu, demokratik toplum ise Ortadoğu’da kalıcı barışın en güçlü güvencesidir.
Halkların ortak iradesi ve dayanışması büyüdükçe, komplo zemin kaybedecek; diyalog ve demokratik çözüm Ortadoğu’yu karanlıktan aydınlığa taşıyacaktır.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar