Mehmet BARANSU
TSK, Balyoz’un gerekçeli kararına dayanan “Orijinal belgeler Genelkurmay’da” haberlerini yalanladı. O zaman TSK, “Asılları bizde” dediği belgeleri açıklasın
Genelkurmay Başkanlığı Balyoz Darbe Planı’yla ilgili mahkemenin verdiği gerekçeli karar hakkında bir açıklama yaptı. Delillerin tümünün asıllarının kendilerinde olmadığını, bir bölümünü doğruladıklarını söyledi ve basında çıkan “Orijinal belgeler Genelkurmay’da” haberlerini yalanladı.
Açıklamada üç maddeden oluşuyordu. Dikkatimi iki nokta çekti. Genelkurmay, Balyoz, Suga, Oraj’ın kendilerinde bulunmadığını söylerken, Çarşaf Eylem Planı’yla ilgili bir değerlendirme yapmamıştı. Bu dikkat çekiciydi.
İkinci önemli nokta ise Gölcük ve Eskişehir’de Hakan Büyük’te elde edilen dijital verileri doğruladıkları bilgisi.
Bazı belgeler hâlâ gizli
Mahkemenin gerekçeli kararı ve Genelkurmay’ın açıklamalarını okuduğumda her iki kurumun da aslında benzer şeyler söylediklerini gördüm. Balyoz belgelerinin tamamını gören kişilerden biri olarak Genelkurmay’ın neleri doğruladığını tahmin edebiliyorum. Kamuoyu unutsa da Genelkurmay Başkanlığı konu henüz soruşturma aşamasındayken, savcılığa bir yazı yazıp, verdiğim belgelerin bir bölümünün gizli olduğunu, devlet sırrı olarak bunun açıklanmaması gerektiğini savcılıktan talep etti. Genelkurmay’ın bu talebine olumlu yanıt veren savcılık da bu belgeleri ayıklayıp, adli emanete koydu. İddianamede de bunlar yer almadı. Avukatlara bile verilmedi.Bu belgeler dahil, Genelkurmay’ın asılları bizde dedikleri tüm belgelerin kamuoyuna açıklanması gerekiyor.
Genelkurmay Başkanlığı’nın doğruladıkları belgeler, seminer adı altında yapılan toplantıdaki tüm resmi yazışmalar. Bu resmi yazışmalarda da hukuk dışına çıkıldığı resim olarak belgeleniyor. Bunlardan biri Çetin Doğan’a seminerde Olasılığı En Yüksek Tehlikeli Senaryo’yu oynatmama emri. Bu emre uymayan Doğan, bu planın içine sıkıyönetim planlarını sokup, örtülü olarak darbe planlaması yapıyor. İşte fişleme belgeleri, göz altına alınacak isimler, sokak sokak tankların konuşlanması, cezaevlerinin belirlenmesi, yeni ceza evlerinin inşası gibi darbe sonrası yapılacaklar bu planın içine sokuluyor. Genelkurmay Başkanlığı tüm bu planları doğruluyor. Daha doğrusu doğrulamak zorunda kalıyor çünkü, hem ses kayıtlarında hem de 11 ve 17 nolu CD dışındaki tüm CD’lerde bu planlar mevcut. Sanıklar ve avukatlar da bu CD’lerin doğruluğunu kabul ediyorlar.
Doğrulanan belgelerden biri de Balyoz’un örnek aldığı 12 Eylül Bayrak Harekat Planı. Bu planı doğrulama nedenleri ise seminer ses kayıtlarında planla ilgili sunumların yapılması ve kayıtlara girmiş olması. Bir neden de Kurmay Başkanı Süha Tanyeri‘nin bu plan üzerinde aldığı el yazılı notlar. Bu nedenlerden dolayı tüm bu belgeleri doğrulamak zorunda kalıyorlar.
Tankların sokak sokak konuşlandırıldığı planlar, sıkıyönetim kararları, seminer adı altında yapılan tüm konuşma ve sonuç raporları da Genelkurmay’ın doğruladığı diğer belgeler. Çünkü savcılığa teslim ettiğim Balyoz belgeleri arasında bunların orijinal halleri vardı. Hangi fakstan çekildikleri, faks numaraları, sayı numaraları bulunduğu için Genelkurmay bunları yalanlayamadı.
2007 kayıtları ima edildi
Burada dikkat çeken bir nokta da şu; Genelkurmay Başkanlığı, 2007 yılında Balyoz Darbe Planı’nın görüşüldüğü toplantıdaki tüm kayıtlarını beş yıl geçtiği için arşiv yönetmeliği kapsamında imha etmiş. Belgeler imha edildiği için tüm belgelerle ilgili bir açıklama yapamıyor. İmha tutanak belgelerine bakıp, kayıtlara giren belgeleri doğrulayabiliyor.
Kamuoyunun tartıştığı konulara gelince; Hilmi Özkök’ü de hedef alan bir darbe planının tüm belgelerini Genelkurmay’a Çetin Doğan’ın göndereceğini düşünmek, insanın aklından şüphelenmesi demek. Kaldı ki, Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, darbe toplantısını fark edip, Olasılığı En Yüksek Tehlikeli Senaryo’yu oynama emri verdikten sonra Çetin Doğan şunu yapıyor. K.K.K’lığına bunu görüşmeyeceğim diyor ancak birliklerine görüşülecek, planlarınızı ona göre yapın yazılı emrini veriyor.
Son söz olarak şunu söyleyeyim. Aytaç Yalman bu güne kadar darbe planını kabul etmezken geçtiğimiz aylarda Akşam gazetesine yaptığı açıklamada “Darbeyi ben önledim” demişti. 2003’te yaşananlar her ne kadar kapalı kapılar ardında gerçekleşse de devlet ne olduğunun farkındaydı. Çetin Doğan’ın ameliyat olup, ardından harekete geçeceğini, yönetime el koyacağını fark eden devlet ve Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, düğmeye bastı. Önce Aytaç Yalman korkutuldu. Ardından Çetin Doğan’ın altındaki tüm birlikler başka birliklerin emrine verildi. Özellikle Zırhlı Tugay’da değişiklik yapıldı. Birliklerin İkinci Ordu ve Ege Ordusu’na bağlı başka illere kaydırılmasıyla, Doğan, birliksiz, altı boş, kimseye emir veremez bir komutan noktasına geldi ve emeklilik günlerini beklemeye başladı. O günlerde İstanbul’dan başka illere yapılan askeri araç sevkiyatı da bunun en önemli göstergesiydi. Gazeteci İsmet Berkan da bu durumu “Asker bize iktidarı verir mi?” adlı kitabında anlattı.
Gerçekleri saklamaya gerek yok. Genelkurmay’ın “Balyoz, Oraj, Suga gerçektir” demesini kimse beklemesin. Kasaptaki ete soğan doğranmasını da kimse beklemesin. Devlet ancak bu kadar konuşur ve bu süreçte de aslında fazlasıyla konuştu.
Genelkurmay Başkanlığı’nın dün yaptığı basın açıklaması:
1. Bazı basın yayın organlarında, “Balyoz Davası olarak bilinen davanın tüm delillerinin asıllarının Genelkurmay Başkanlığında bulunduğu ve sanıkların, sahte olduğunu iddia ettikleri belgelerin orijinallerinin Genelkurmay Başkanlığınca Mahkemeye gönderildiği” yönünde haberler yer almaktadır.2. Davanın soruşturma aşamasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Genelkurmay Başkanlığının 22 Şubat 2010 tarihli yazısı ile, 1’nci Ordu Komutanlığında yapılan Plan Seminerinin “Balyoz Güvenlik Harekat Planı” adlı bir bölümünün veya ekinin mevcut olmadığı; ayrıca, “Oraj” ve “Suga” isimli eylem planlarının ise bulunmadığı bildirilmiştir.
3. Mahkemenin gerekçeli kararında ise; “Gölcük Donanma Komutanlığı ve Eskişehir’de sanık Hakan Büyük’te ele geçirilen dijitallerde bulunan taranmış belgelerin asıllarının ilgili birliklerde mevcut olduğu, Genelkurmay Başkanlığınca Mahkememize bildirilmiştir.” ibaresine yer verilmiştir. Bu ibareden yola çıkılarak, dava konusu tüm delillerin asıllarının bulunduğu ve Genelkurmay Başkanlığınca Mahkemeye gönderildiği şeklinde basında yer alan iddialar asılsızdır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
[email protected]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.01.2016
5.02.2016
28.12.2015
15.12.2015
9.02.2015
30.11.2015
23.11.2015
16.11.2015
9.01.2015
26.10.2015