Mehmet BARANSU
Yaklaşık üç yıl önceydi. Taraf’taki odama iki CHP’li yönetici geldi. Ataşehir Belediyesi ve Başkanı ile ilgili ellerinde iki klasör dolusu belge bilgi vardı.
“Yolsuzluk, usulsüzlük, evrakta sahtecilik, haksız kazanç” gibi onlarca iddia…
Taraf’tan önce CHP’li bir gazeteciye gitmişler, konuyu ilk önce onunla paylaşmışlardı. CHP’li gazeteci belgelerin doğru olduğunu ancak partiye yakınlığından dolayı haberi yapamayacağını kendilerine söylemiş; “Bu ülkede kimsenin satın alamayacağı gazetecilerinden biri Mehmet Baransu, ona gidin, o bunları araştırır ve yazar” demiş. Telefonumu verip gelenleri bana yönlendirmiş.
Gelenlerden bunu öğrenince CHP’li gazeteci arkadaşımı aradım. Olayları doğruladı. “Biliyorsun ben bu haberi giremem” dedi ve telefonu kapattı.
Gelenlerden biri Ataşehir Belediyesi’nde üst düzey bir yöneticiydi. Belli ki Başkan’la bir anlaşmazlığa düşmüştü. Bu beni ilgilendirmezdi. Beni haber ilgilendirirdi.
İddiaları araştırdım çoğu doğruydu. Bugün çok tartışılan rezidans hikâyesinin öncesi, arsanın nasıl alındığı, binanın nasıl yükseldiği ve ortakları da o belgeler arasında vardı. Taraf’ta bunları günlerce yayınladım. Belediye Başkanı ile de görüştüm. Açıklamaları beni tatmin etmedi onlarca değişik yolsuzluk ve hukuksuzluk iddialarını yazdım.
Başkan, geri adım atmayacağımı görünce araya aracılar koydu. İlginç olan gelenler CHP’li değil AKP’li siyasetçi ve işadamlarıydı. Konuya duyarlılıkları beni şaşırtmıştı.
Haberin ardından İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma açacağını bekledim. Bakanlık oralı olmadı. Bu da beni şaşırttı. Biraz araştırınca çok sayıda AKP’li işadamı ve siyasetçinin Ataşehir Belediyesi ile inşaat işi yaptığını gördüm. Bakan çocukları, kuzenler, yeğenler, oğullar vs. Bakanlığın sessizliği anlaşılmıştı.
Yayınlarımız günlerce sürdü. Belediye Başkanı beni tehdit etmeye başladı. Tehdide pabuç bırakmayacağımı görünce hakkımda iftira attı. 500.000 TL kendisinden istemişim iftirasını dile getirdi. Bu iftiranın hesabını soracağımı kamuoyuna açıklayınca geri adım attı; “bunu ben değil, size haberi getirenler söylüyor” komikliğine başvurdu. Sonra haber kaynağım olduğunu düşündüğü bir kişiyi dövdürdü.
Konu o dönem yerel yönetimlerden sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı’na da soruldu. Verdiği cevap ilginçti; “Mehmet Baransu neden CHP’yi yazıyor da, AKP’nin yolsuzluklarını yazmıyor”.
İddialara cevap vermek yerine bu açıklamaları yapması enteresandı. CHP yönetiminin iddiaları araştırmak yerine bana off the record kendisini bir sonraki seçimde aday göstermeyeceğiz demeleri de enteresandı.
Bu olay zamana bırakılıp unutturulmaya çalışıldı. 2014 yerel seçimlerinde ise aynı isim tekrar Başkan adayı gösterildi ve seçimi kazandı. 7 Haziran seçimleri öncesi eşinin milletvekili adayı olduğunu öğrendiğimde hücremden şunu dedim. “İktidar medyası, 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmasını unutturmak, CHP’de tartışma açmak için, seçim sonrası bu olayı manşetlerine taşıyacak”; düşündüğüm gibi de oldu.
CHP yönetimi, koalisyon pazarlığı öncesi, Ataşehir dosyası üzerinden sıkıştırılıyor. 17-25 Aralık’ın intikamı alınıyor. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP yönetimi kusura bakmasın ama bu iddiaları yazdığımda etkin bir soruşturma yapsalardı bugün bunları yaşamıyor olacaklardı. Yazdıklarımın doğru olduğu görülecek, o isim partiden uzaklaştırılacaktı. CHP yönetimi tarafından savcılığa suç duyurusu yapılacaktı. Bunları yapmayıp o ismi tekrar Belediye Başkan adayı yaptılar. Yetmedi eşini Meclis’e taşıdılar. Bugün savcılığa gidip suç duyurusunda bulunmak ise kamuoyunu ikna etmekten uzak.
Sayın Kılıçdaroğlu, hiçbir gazeteci yazdığı haberden dolayı tutuklanmayacak, hâkim önüne çıkmayacak, özgürce yazı yazacak demişti. Sayın Kılıçdaroğlu, Belediye Başkanınızla Eylül ayında mahkememiz var. Yazdığım haberlerin “yalan” olduğuyla ilgili değil. Bana “500.000 lira istedi” iftirası atınca “seni bitireceğim” diye kendisine “hakaret” etmişim. O bile yazdıklarımı kabul ederken, sizin bu ismi, eşini partinizde barındırmanız, size ve partinize zarar verir. Veriyor da.
Temiz, dürüst, ilkeli, siyaset anlayışınız toplumda inandırıcılığı yüksek bir noktaya gidiyor. Size inanç giderek pekişiyor. Partinize daha fazla zarar vermeden üç yıl önce yapamadığınızı yapın ve “etkin bir soruşturmayla” iddiaları parti içinde araştırın. Savcılıktan önce kararı siz verin; sanırım sonucunda iki ismi de partiden ihraç etme noktasına geleceksiniz.
Tıpkı üç yıl öncesi gibi bir uyarı daha. İstihbarat Daire Başkanı’nın bile “Dursun yaptıkların başımızı belaya sokacaksın” dediği bir ismi, Dursun Çiçek’i de Meclis’e taşıdınız. Önümüzdeki günlerde bu isim de havuza manşet olabilir. Demokrasiye “ayar veren” bir ismin partinizde bulunması sizi rahatsız etmiyorsa söyleyecek bir şey yok. “hukuk, demokrasi, darbelere hayır” gibi laflarınızın bir ağırlığı kalmayabilir.
7 Haziran öncesi ve sonrası yenilediğiniz ve uzun vadede “ben dâhil” sağ seçmenden oy alabileceğiniz başarılı parti politikalarınıza zarar vermeme adına Dursun Çiçek olayı üzerinde de düşünmeniz gerekecek gibi.
BİRİ BANA TETİKÇİ DEMİŞ
Havuzun yeni tetikçisi, Taraf eski yöneticisi, yeni adresinde “Paralelin tutuklu tetikçisi” –“Ataşehir haberi” diye manşet atmış. Para ve güç karşısında bu kadar eğilmesini anlarım da bu iftiraları yazarken hiç mi aklına düğünün, Taraf’taki güzel günlerimiz gelmedi. Yüzün kızarmadı mı iftira atarken. “Demokrasi olmadan barış olmaz” manşetini eleştiren solcu gazeteci olduğunu söyleyen sen “Sümeyye Erdoğan’a Suikast” manşetini haberleştirmiştin, değil mi?
Allah’a da inanmıyorsun ki seni ona havale edeyim. Devrimci yoldaşlarına havale etmek en iyisi. “Sümeyye’ye Suikast” manşeti ile gurur duyabilirsin. Bu onur sana yeter.
Hücremden Saygılar…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
29.01.2016
5.02.2016
28.12.2015
15.12.2015
9.02.2015
30.11.2015
23.11.2015
16.11.2015
9.01.2015
26.10.2015