Mehmet TIRAŞ
Demokrasi ve hukuk eğitim düzeyi yüksek, kurallı ve örgütlü toplumlarda kök salar boy atar.
Demokrasinin ve hukukun kurallarına uymayan toplumlar savrulur.
Bizde son on yıldır bunu yaşıyoruz.
Siyasal iktidar hukuktan uzaklaştıkça savruluyoruz.
Hâlbuki hukuk bir kurallar silsilesi olduğu gibi, aynı zamanda bir “devlet aklıdır.”
Toplum olarak başımıza ne geliyor ve toplumsal sorunlarımızı çözemiyorsak, hukuk toplumu olamadığımız içindir.
Başta “temel hak ve özgürlüklerle” birlikte “ekonomide yaşadığımız sıkıntılar” bunun canlı örneği değil mi?
Toplumsal sorunlarımızı çözemediğimiz gibi gittikçe de ağırlaşıyor:
Uluslararası Demokrasi endeksinde 102’ci,Hukuk endeksinde de 118’ci sırada yer alıyoruz, geçen yıl 117’ci sıradaydık.
“Türkiye’de 20 milyon çalışan işçinin TÜİK’e göre 8.5 milyonu, DEVA partisi Genel Başkanı Ali Babacan’a göre ise, 11 milyonu kaçak olarak çalışıyor.
Kaçak işçi olarak çalışanlardan 689 bini çocuk yaşta işçiler.
Böyle olunca da…
Ülkede her gün 6 işçi, iş cinayetinden ölüyor,8 işçi de sakat kalarak iş göremez durumuna düşüyor. Yılda ortalama 2 bin işçi iş kazalarında ve yangınlarda insanlar toplu ölümlerle yaşamdan koparılıyor.
İş kazalarında da toplu ölümler olmazsa haber bile yapılmıyor.
Siyasal iktidar bu işin fıtratında var deyip geçiyor.
AKP’nin 22 yıllık iktidarında 34 bin 600 işçi cinayet ekonomisi sonucu hayatını kaybetmiş.
İş cinayetlerinde Dünya da Çin’den sonra ikinci, AB üyesi ülkeleri arasında ise birinci sıradayız.
Son Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde parfüm dolum tesislerinde yanarak ölen 6 kadın(ben yazıyı bitirdiğimde bir işçi daha öldü) işçilerinin işyerleri kaçak ve hiçte denetlenmemiş.
Bunu 10 ay önce Kartalkaya otelinde ölen 78 insanın yanarak ölümünde de tanık olmuştuk.
ABD,Avrupa ve Kanada’da son 50 yıldır maden ocaklarında ölümlü kazalar olmuyor.
Yılda ortalama 6 bin kişi trafik kazasında ölürken, son on yılda 62 bin insanımızı trafik kazalarında kaybetmişiz.
İçişleri Bakanı açıkladı bu yılın ilk on ayında trafik kazalarında 6.800 kişi trafik kazalarında ölmüş.
Trafik kazalarındaki ölümlerin yüzde 90’nın sürücü hatasından kaynaklandığı emniyetin verilerinden öğreniyoruz.
Buna kaza denilir mi?
Trafik kazalarında ortaya çıkan sonuca göre, arabayı bir silah olarak kullanan toplum olmuşuz.
Kurallar uymadığımız gibi başkalarının haklarına da riayet etmediğimizin tablosu bu.
Bir başka önlenemeyen katliamlar ise kadın cinayetleri…
Her gün bir kadın erkekler tarafından katledilirken, son on yılda 4.800 kadın erkekler tarafından öldürülmüş.
Kadınları öldüren erkekler kadınların ya kocası,ya ayrıldığı kocası oluyor veya sevgilisi ya da yakını, yani yabancı biri değil.
Kadın katliamlarını bilen siyasal iktidar “İstanbul sözleşmesinden çıkmasını” da anlamış değiliz.
Ya depremlerde yaşadıklarımız;binlerce insanlarımıza evlerinin kendilerine mezar olmasını nasıl anlamalıyız.
Depremlere karşı hala kalıcı bir önlem alınmaması akıl tutulması değil de, nedir Allah Aşkına?
Yukarıda yaşanan olaylar ve cinayetler ülkede yargının bağımsız ve tarafsız olmamasından ve hukuktan uzaklaşmamızın sonucu.
Hukuktan uzaklaşma kayıt dışı ekonomiye olan ilgiyi artırdığını;Türkiye,Küresel organize suç endeksinde 193 ülke arasında 10’cu sırada yer alırken, organize suç örgütleri siyasi ve ekonomik çevrelerden güç aldıkları görülüyor.
Türkiye hukuktan uzaklaştıkça ekonomik sorunlarımız her geçen gün daha da derinleşiyor.
Piyasada “yüz milyar dolar gibi devasa bir uyuşturucu sermayesi” dönüyor.
Uyuşturucu kullanma yaşının 12-13 yaşlarına düştüğü.
Cezaevlerinde 400 bin tutuklu ve hükümlünün, 80 bini uyuşturucudan içeride yatıyor.
Yüksek enflasyon sonucu gelir dağılımını da bozuyor.
Toplumun en varlıklı kesimi olan 4 milyon insan Milli gelirin yüzde 40’nı alıyor.
Açlık ve yoksulluk makası gittikçe açılıyor.
2025 yılı Ekim ayı itibarı ile 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 28 bin 412 liraya yükselirken.4 kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı ise 92 bin 547 Liraya yükselmiş durumda.
Asgari ücret açlık sınırının altında kalarak 22 bin lira olarak yerinde sayıyor.
Ekonomideki bütün göstergeler dip yapmış durumda.
TL tüm para birimleri karşısında değer kaybediyor ve TL’deki kan kaybı durdurulamıyor.
Döviz ve altın ise tüm zamanların rekorunu kırmaya devam ediyor.
Yolsuzluk ve yoksulluk deyim yerinde ise kol geziyor.
Kamusal alanın bir ortak alan olduğu;kurallı yaşamayı ve başkalarının hakkına riayet etmeyi kabullenmediğimiz…
Eşit vatandaşlık hukukunu hayata geçiremediğimiz sürece…
Toplumsal sorunlarımızı çözemez, demokratik yeryüzü ile de rekabet edemeyiz ve akıl tutulmasından da kurtulamayız.
Daha birkaç gün önce AYM bir karar alarak; Meclisin aldığı kararlara bakmayacağını açıkladı.
Böylece yerel mahkemelerin AYM’nin kararlarını tanımamasını meşrulaştırırken, kendini de AYM,Anayasanın dışına atarak “kuvvetler ayrılığına da gerek yok demiş” oldu.
Siyasal iktidara çağrımızdır: “Hukuku yok sayarak, muhalefeti rejim karşıtı ilan ederek mi, Kürt sorununu çözecek, ülkeyi demokratikleştireceksiniz?”
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYADemokratik Toplum Paradigması ve Bölgesel Savaş Dinamikleri: ABD’nin İran’a Yönelik Saldırıları 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNİran’daki Teokratik Rejimin Çöküşü ve Ortadoğu’da Muhtemel Domino Etkisi 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanMahallemizin ‘iftar çadırı’ndan sahneler 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaABD ve İsrail'in hedefleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTrump usulü savaş! 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya küresel ara buzul dönemde: Türkiye’nin geleceği nasıl belirlenecek? 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveci“Kamuoyu önünde konuşmayın” 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANYeni dünya düzensizliği 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanModern eşkıyalar artık her ülkenin kapısını çalabilir 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞDİLE GETİRİLMEYENLER… 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞOkullarda laiklik tartışmaları ve nesil yetiştirme gayretleri 2.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı muhalefeti böler mi? 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDindarların ‘ahlak’ problemi 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKBir simulacra: “Kürtlerin niye kendi devleti olmamalı?” 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm sürecinin Öcalan kanadından son haberler 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçTanıl Bora ve 'Cereyanlar'… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜstü çizilmiş kadınlar 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİOrtadoğu Batının Eseri ama Batıyı da Ortadoğunun kaderi bekliyor 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUHatırlama: 28 Şubat dönemi… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURTürkiye’nin en iyi giden işi 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyanın cehenneme çevrilmesi mi isteniyor; savaş buna yarar… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezCDS priminin anlattıkları 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAB üyeliği hayalinden vize kuyruğunda bekleme gerçeğine… 1.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYÖcalan’dan ‘Kardeşlik Hukuku’ Çağrısı 28.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolDin ve laiklik 27.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYıkımın eşiğinde yeni bir dünya düzeni 27.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.02.2026
16.02.2026
9.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025