Mehmet TIRAŞ
2025 Yılı bize kötü ve sorunlu bir miras bıraktı.
Bu nedenle toplumsal sorunlar belli ki daha da büyüyerek karşımıza çıkacak.
Yeni yılda en başta bizi bekleyen iki tehlike var: Biri “Uyuşturucu” diğeri de Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütü.
29 Aralık 2025 Tarihinde Yalova’da örgüt evine polisin yaptığı operasyon 7 saat sürdü.
IŞİD terör örgütü polisle 7 saat silahlı çatışmaya girerek örgüt gücünü mü gösterdi?
3’ü polis, 5 kişi karşılıklı silahlı çatışmada toplam 8 kişi öldü.
Öldürülen IŞİD’lilerin Türk Vatandaşı olduğu açıklandı.
Siyasal iktidarın küçümsediği “IŞİD ve Uyuşturucu ” önlenemeyecek boyutta yol alıyor.
Dünyada uyuşturucu sermayesinin 2 Trilyon dolar gibi devasa bir ekonomik güce dönüştüğü belirtiliyor.
Bu uyuşturucu sermayesinin yüzde 5’ne tekabül eden 100 milyar dolarının Türkiye’de olduğu söylenmekte…
Ülkede uyuşturucu kullanma yaşının ise 12’ye düşerken…
Uyuşturucu kullanan insan sayısının 2025 yılında 15 milyona çıktığı açıklandı.
İçişleri Bakanlığı son iki yılda “54 ton uyuşturucu yakaladıklarını açıklarken, yakalanan uyuşturucunun türünden ve piyasa değerinden bahsetmiyordu.”
Dünyada dolaşımda olan 2 Trilyon dolar uyuşturucu sermayesinin geçiş güzergâhı Türkiye üzerinden geçen kısmı, ne kadar acaba?
Uyuşturucu kara yolu ile Afganistan, İran, Van, Hakkâri’den Mersin limanından Kuzey Kıbrıs’tan Avrupa’ya dağılıyor.
Kolombiya’dan gemilerle gelen uyuşturucuların ise Türkiye limanları üzerinden Avrupa’ya deniz yolu ile dağılımının yapıldığı ve grafiklerle anlatıldığını da bilmeyen yok gibi.
Bizdeki uyuşturucu ticaretinin “12 Eylül askeri darbesinden sonra başladığını” eski polis şefi ve Milletvekili içişleri Bakanlığı yapmış Sadettin Tantan çok yönlü yıllar önce detaylı olarak verdiği bir röportajda anlatmıştı:
Mealen 12 Eylül askeri darbesinden önce de hatta Osmanlı döneminde de kaçakçılık vardı ama bu boyutta değildi.
12 Eylül Askeri darbesinden sonra uluslararası uyuşturucu baronları uyuşturucunun Türkiye’de ki güzergâhını, ülke içindeki baronlarla anlaşarak yeniden belirlediler.
Belirlerken de, bu güzergâhta Türkiye’de güvenlik kadrosunda da yeni bir yapılanmaya gittiler.
“Kimlerin bu güzergâhta görev alacağını ve hassas geçiş noktalarında bulunacağını, güvendikleri görevlileri tek tek belirlediler ve görev başına getirdiler” diyordu.
MHP Genel Başkan yardımcılığı da yapmış eski milletvekili Şevket Bülent Yahnici’nin uyuşturucu üzerine söylediklerini de hatırlayalım:
”Türkiye’de Yüksekova Marsilya yolunda 100 Milyarlık uyuşturucu payı vardır ve üleşilir. Tabi polis yol verir Tırlar yürür,önde polis arabaları gider, arkada bilmem neler eskort yapar. Bu uyuşturucu 25-30 senedir gider. Hala da gidiyor bu…
100 Milyar dolarlık bu uyuşturucunun 20 milyar doları yakalanır. Geri kalan 80 milyar dolarlık bölümün beşte biri,15 milyar dolarlık kısmı içeride bölüşülür.60 Milyar doları da dışarı gider.”
Bu işler o kadar büyüktür ki, yapıldığı ile kalır, diye anlatıyordu.
Yukarıda ki sözleri söyleyen iki siyasetçi iki binli yılların başında gazeteci Neşe Düzel’e anlatır.
Neşe Düzel’de bu söyleşileri “Türkiye’nin Gizlenen Yüzü” adlı kitabında yer vermiş.
2 Trilyon dolar gibi bir uyuşturucu sermayesinin döndüğü dünyada neler olmaz ki...
Kullanıcısı olmayan bir ürün büyür mü, potansiyeli olmalı ki sermayesi güçlenerek katlansın.
Dünyanın her yerinde silahlı terör örgütleri uyuşturucu ticareti yaparlar ve silah kaçakçılarıyla da iş tutarlar.
Başka türlü ayakta nasıl kalacaklar?
IŞİD İki binli yılların başında ortaya çıktı ve Irak’ta,Suriye’de kısa sürede güçlü bir silahlı örgüte dönüştü.
Irak ve Suriye de petrol kuyularını ele geçirerek petrol kaçakçılığından günde 2 milyon dolar para kazanırken, kendi kendine yeten ekonomik bir güce de sahip oldu.
IŞİD sadece Irak ve Suriye de etkili olmadı…
Kısa sürede Türkiye de de etkili olmaya başladı ve kitlesel terör eylemleriyle kendini duyurdu.
IŞİD toplu terör olaylarından ilkini, 20 Temmuz 2015 yılında üniversite gençliğinin öncülük ettiği Suruç’ta düzenledikleri ve Suriyeli çocuklara kırtasiye malzemesi götürmek için yaptıkları mitinge; IŞİD canlı bombalı saldırı düzenledi ve 33 genci terörle hayattan kopardı.
Bu terörü IŞİD üstlenirken, istihbarat raporlarıyla da IŞİD’in yaptıkları belgelenmesine rağmen…
Aradan üç ay geçmişti ki bu defa IŞİD 10 Ekim 2015 Tarihinde, Ankara’da Gar istasyonun önünde Barış için toplanmış binlerce masum insanlara, yine canlı bombalarla saldırdı ve siyasal tarihimizin en büyük terörüyle ortaya çıktı ve ortalığı kan gölüne çevirdi. Bu saldırıda “109 kişi ölürken” yüzlerce de insan sakat kaldı.
Bu terör eylemini istihbarat birimleri kameralarla tespit etmesine rağmen önleyemeyişi ve katillerin yakalanmaması, soru işaretleri olarak akıllarda kalırken…
Dönemin Başbakan Ahmet Davutoğlu terör olaylarından sonra oylarımızda artıyor diye açıklama yapıyordu.
Daha iki yıl önce CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Sılacı Meclise bir önerge vererek, IŞİD terör örgütünün “Yalova’yı üst olarak seçtiği ve örgütlendiği” üzerine araştırılması için bir önerge verir ama her zaman olduğu gibi AKP ve MHP’lilerin oylarıyla reddedilir.
Siyasal iktidarın hala “yönü kıbleye dönenden anlı secdeye gelenden terörist olmaz” anlayışının değişmediğini görüyoruz.
Burada düşündürücü olan polisin “29 Aralık 2025 Tarihinde Yalova başta olmak üzere,aynı saatte ve 81 ilde IŞİD’e karşı eş zamanlı operasyon yapması…”
Güvenlik güçleri PKK ile 40 yıl silahlı mücadele verdi ve bu süreçte 50 bin kişi öldü ama polis ve asker hiçbir zaman, PKK’ya karşı 81 ilde eş zamanlı ve aynı saatte operasyon yapmadı.
Görünen o ki, IŞİD görünenden ve bilinenden daha güçlü.Ülkenin her ilinde örgütlenmiş devlet içinden hukuka uymayan yapılardan destek gören ve potansiyeli olan bir örgüt olarak karşımıza çıkıyor.
IŞİD’in bu gücünü demokrasi ve hukuktan yana olanlar görüyor da, siyasal iktidar ve istihbarat birimleri nasıl görmüyor?
IŞİD terör örgütünün gücünü görmeyenlerden biriside iktidar yanlısı medya…
Siyasal iktidarın ortağı dinci parti Hak-Par basına açıklama yapmış; Polisin IŞİD’lileri gözaltına alırken ters kelepçe takmasını kınamış. Bu dinci partiden bu zamana kadar IŞİD’in katliamları ortaya çıkartılsın diye bir açıklamasını duydunuz mu? Yok.
IŞİD terörünü ve uyuşturucu tehlikesini siyasal iktidar ne zaman ciddiye alacak çok merak ediyoruz?
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- YENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR…
29.12.2025 - KIRMIZI ALARM!
22.12.2025 - ABDULLAH ÖCALAN’ ın “REEL SOSYALİZMİ…”
15.12.2025 - AYM BAŞKANI AĞLIYORSA…
8.12.2025 - ZEHİRLENMELER “GIDA TERÖR” DEĞL Mİ?
1.12.2025 - İBB İDDİANAMESİ…
24.11.2025 - HUKUKTAN UZAKLAŞAN NEYE TUTULUR?
17.11.2025 - İŞ CİNAYETLERİ VE CİNAYET EKONOMİSİ…
11.11.2025 - EN BÜYÜK MAĞDUR “KHK” LILAR…
10.11.2025 - MUHALEFETTE “DEĞİŞİMCİ”,
3.11.2025
Yazarlar
-
Mensur AkgünBu kadar düşüncesiz olabilirler mi? 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUİki ‘dost’: Trump ve Erdoğan 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYARojava’dan Ortadoğu’ya Ortak Gelecek Çağrısı; 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUVenezuela’yı aldı güya, ama para babaları güvence istiyor 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUZihniyet akrabası siyasetçiler 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarLinç kültürü değil linç sektörü 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİEmeklinin Türkiye Yüzyılı şimdi başlıyor desenize 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm Süreci, Halep çatışmasına heba edilir mi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHalep’te “hendek direnişi” kararını kim verdi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergil“Yerli ve Millî” ahlâk yanılsamasına karşı çağrı 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuDers alınıyor mu? 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRTRUMP'A TEMİZ BİR "ÖDÜL" LÂZIM 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNESiyasetin cinselliği 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSuriye’deki tehlike 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKaranlık Orman’ nedir? Trump’ın hepimizi soktuğu yerdir 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENAmbargo ile diktatörlük arasında sıkışan İran 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsan hakları için dış müdahale tartışması 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANCumhurbaşkanı partili mi partisiz mi? 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAK Parti'deki Truva Atları... 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMADURO 2014 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanHalkını adalete hasret bırakanların ibretlik hikayesi… 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciFaizi kim düşürmüyor 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKNormatif çerçeve, pratik ve Türkiye’nin durumu 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTrump’ın Venezuela operasyonu ve sistemin çöküşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasTrump’ın yeni ‘dünya düzeni’ ve Türkiye 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -4- Libya’ya sır seyahat... İki banka yöneticisi kimliğini niye gizledi? 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRŞov bir kez başladığında… 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları






























Alihan Adıgüzel
Mehmet bey merhaba; Güncel konular ve can yakıcı olayları güzel anlatiyorsunuz, teşekkür ederim.