Melih ALTINOK
BDP’lilerin ve PKK’lilerin Şemdinli kalkışması sonrası “birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duydukları şu günlerde” kameralar önündeki buluşmaları konuşuluyor.
Peki, niçin böyle bir buluşma “organize” edildi?
Bence bu sorunun yanıtı gelen tepkilerde.
Özellikle CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun sanki çok manidarmış gibi manşetlere taşınan, Habur’u da hatırlattığı şu sözlerinde:
“Buluşma Oslo’da mı, Suriye’de mi, Amerika’da mı, Avustralya’da mı oldu? Hayır, Türkiye’de oldu. Orada medya, PKK’lılar, BDP’liler, gazeteciler, halk, halkın bir bölümü vardı. Devlet neredeydi acaba? Sayın Başbakan bunu kendisine soruyor mu?”
Yani ne diyor Kılıçdaroğlu?
“Devlet buna niye müsaade etti?”
Başka?
Barış için, Britanya gibi, İspanya gibi, İtalya gibi “savaştığıyla görüşen” hükümetin takdir edilesi sicilini milliyetçi-ulusalcı kamuoyuna hatırlatıp jurnalliyor.
Neyi salık veriyor Kılıçdaroğlu?
Konvoydaki bir BDP vekilinin “PKK’nin kontrolünde” dediği bölgenin yeniden “vatan toprağına katılmasını”.
Peki, Kılıçdaroğlu’nun istediği nasıl olacak? Kuşkusuz ricayla değil. Daha faza vurarak, öldürerek, silahla...
Kılıçdaroğlu o mıntıkada askerin de polisin de olduğu biliyor elbette. Ama devletin bu “yetersiz varlığının” sözkonusu görüntülere engel olamadığını söylediğine göre daha sıkı bir “varlık gösterisi” arzu ediyor.
Sıkıyönetim nasıl olur Sayın Kılıçdaroğlu?
Evet, sağda solda rastladığım “bence CHP artık AKP’nin önüne geçti” türünden iner misin çıkar mısın yorumlarının muhatabı Halk Partisi’nin “yükselişi” bu.
MHP’nin ve diğer savaşçı unsurların tepkilerini aktarmaya da gerek yok.
Hükümet cephesi de doğal olarak bu görüntülere tepki verdi. Bereket korktuğum ve arkadan “ittirenlerin” beklediği kadar sert açıklamalar gelmedi. “Şiddetle aralarına mesafe koymuyorlar”minvalinde yakınışlarına şahit olduk, o kadar.
“Bu kadarı bile fazla” diyen maksimalistler, dünyanın benim diyen demokratik devletinde bu sahneler yaşansa, oranın hükümeti ne tepki verirdi sanıyorlar acaba?
Hâlimiz işte budur.
PKK ve BDP bu mizansenle tıpkı açılım günlerinde, Habur sonrasında olduğu gibi milliyetçi kamuoyunun “vur” çağrısına karşı hükümeti dirençsiz bırakmaya çalışıyor.“Silah bırakırlarsa şüphesiz ki güvenlik güçlerimiz de hemen operasyonlarını keser. Çünkü güvenlik güçlerimiz operasyona meraklı değil” deme basireti gösteren Başbakan Erdoğan’ı ve AK Parti’yi askerî çözüme doğru itekliyor. “Gerilla burada devlet nerede” diye operasyon için “gel gel” yapıyor. CHP’si ve MHP’siyle muhalefet de beklenen aksi sedalarıyla bu ezgiye kanon yapıyor.
Allah aşkına açın gözlerinizi, başka bir anlamı var mı bu işin?
Kaçak dövüşmek yok öyle.
Karşımıza “Gerilla da insan değil mi? realite bu. Ellerini havada mı bırakaydık” falan diye gelmeyin.
Bir kısım vatandaşın âdemoğulluğunu tartışan mı var?
PKK’lilerle diyalog kurmayın mı dedi biri?
Sözümüz;
Bu diyalogun “iyi çocuklar güzellemesi” olması, silahı, savaşı teşvik etmesi.
Muhabbetinizin “Kralsınız, helal olsun, ne güzel bastınız Şemdinli’yi, anadilde eğitim için demokratik özerklik için” noktasına varması.
Kürt gençlerine rol model yaratmaktan başka bir şeye hizmet etmeyen tebriklerinizin, güzellemelerinizin yanına, naifçe bir “vurma” nasihati ekleyememeniz.
Öpüşürken sarılırken, tatlı sözlerle gönlüğünü aldığınız sevdiğinizin kulağını, aralarından kanatlı sözler dökülen dişlerinizle ısırıp kanatmanız, ortalığı kızıştırmanız yani.
Amacınız operasyonların durması, kan dökülmesini engellemek olsaydı elindeki silahla muhabir tehdit eden, şov yapan o gençlere hazır kameraları da bulmuşken azıcık cesur olurdunuz. “Bari konuşurken şu silahını koy kenara” derdiniz.
En azından Hüseyin Aygün gibi, demokratik talepler için dağda olmanın saçmalığından yakınan “Dersim’deki arkadaşlarının” sözlerini hatırlatırdınız gençlere.
Yapamazsınız.
Çünkü “keskinleşme” istiyorsunuz. Soruşturma ve kapatma davası için fütursuzluğunuzu savcıların gözüne sokuyorsunuz. Avrupa’nın ve tüm demokrat dünyanın mahkûm ettiği bir fiilde ısrar ediyor, şiddeti sistematik olarak övüyorsunuz. Derdiniz, sarıldığınız o PKK’lilerin hayatı, polislerin, askerlerin canı değil, tutunduğunuz koltuğunuz.
Ama garip bir memleket burası. Bakın görün, doğru düzgün alıntılama yapmayı bile becermediği hâlde tarihçi pozlarındaki bir “derlemeci” çıkar şimdi de. Askerî çözümün yolunu döşeyenlerin eleştirildiği bu satırları “hükümet güzellemesi” olarak yorumlar.
Bellediği değnekle, antimilitarist, kemiksiz şiddet reddiyesini atlayıp “iktidarı” hükümetten ibaret sayan sığlığıyla “solculuğunu” konuşturur yine. Daha az askere sahip diye mazlum ilan ettiklerinin canını “barış barış” diye diye savaşa pazarlar.
Bedeli kendileri ödese güler geçeriz de, Cem Yılmaz’ın dediği gibi, savaşçının “yerli malı haftası” kafasındaki ağzı körük adeta.
O körük her açılıp kapandığında hararetle sırtları sıvazlanan çocuklar vuruyor da vuruyor birbirini.
Biz ölüyoruz!
Umurunuzda mı?
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2022
2.06.2022
17.05.2021
11.05.2019
10.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
22.04.2019
17.04.2019