Mesut YEĞEN
Geçen hafta Türk tipi başkanlığın, milli ve yerli rejimin giderek yaklaştığını yazmıştım. İddiam özetle şuydu: Muhalif olmanın daha zor, vatandaşlıktan çıkarılmanın daha kolay olacak göründüğü milli ve yerli rejim sadece Erdoğan ve inanmışları istediği için değil, MHP’lilerin ve sekülerlerin önemli bir kısmı ve müesses nizamın bildik kurumları da istediği için yakınlaşıyor. Bir de milli ve yerli rejimi, Türk tipi başkanlığı istemeyenler ürkek, kifayetsiz ve basiretsiz olduğu için. Milli ve yerli rejimin isteyenlerini ve niye istediklerini geçen hafta yazdım. İstemeyenlere, ama ürkeklikleri, kifayetsizlikleri ve basiretsizlikleri yüzünden milli ve yerli rejimin gelişini durdurabilecek gibi görünmeyenlere gelince...
Basiretsizlerden başlıyayım: Basiretsizliğin bugünlerdeki taşıyıcısı Kürd hareketinin silahlı kısmı. Milli ve yerli rejimin yaklaşmasını kolaylaştıran ‘ulusal’ ruh halinin oluşmasına en büyük katkıyı yapan faktörlerin başında PKK’nin silahlı çatışmaya yapılan davete icabet etmesi geliyor. Malum, ‘Türkiye kamuoyu’ 7 Haziran seçimlerinde milli ve yerli rejim, Türk tipi başkanlık arzusuna belirgin bir biçimde hayır demişken, 1 Kasım’la beraber başka bir telden çalmaya başladı. Bu değişikliğin en büyük sebebinin çatışma durumuna geri dönüş olduğu da malum. Şimdi, eğer milli ve yerli rejim, daha otoriter bir Türkiye Kürdlerin ve Kürd hareketinin faydasına olmayacaksa ki, olacak gibi, olmuş gibi görünmüyor, milli ve yerli rejim arzusunu büyüten çatışma durumunda ısrar etmek pek basiretli bir tutuma benzemiyor. Eğer Türkiye milli ve yerli rejimine kavuştuğunda Irak ve Suriye Kürdistanlarında olduğu üzere bir kopuş durumu olur beklentisiyle çatışma durumunda ısrar ediliyorsa, bunun pek iyi bir hesap olmadığı ortada. Bu ‘hesapsızlık’ tespiti doğruysa, milli ve yerli rejim de ancak ve ancak Kürdlerin sıkıntısını katmerlendirecek olduğundan, milli ve yerli rejim arzusunu büyüten çatışma durumunda ısrar etmek basiretsizlikten başka bir şey gibi görünmüyor.
Milli ve yerli rejimi istemeyen sekülerlerin, CHP’nin hali ise tam bir kifayetsizlik hali. Kifayetsizlikten kast ettiğim milli ve yerli rejimi bu kadar kuvvetle istemeyip, bu kadar az etkili şey yapabilmek durumu. Milli ve yerli rejimi istemeyen, ama istediklerini milli ve yerli rejimi başka istemeyenlerin istedikleriyle ortaklaştırmak, uzlaştırmak için sıfır çaba harcayan bir CHP ve seküler cemaat var. “Milli ve yerli bir rejim olmadığında, Türk tipi başkanlık durdurulduğunda ne olacak?” sorusuna halen Anayasa’nın ilk bilmem kaç maddesi korunmuş olacaktan başka bir şey diyemeyen bir CHP var; Milli ve yerli rejim hayalinin karşısına sekülerler, Kürdler, dindarlarca paylaşabilen bir başka Türkiye hayali dikemeyen kifayetsiz bir CHP.
Bir de ürkekler var. Türk tipi başkanlığın, milli ve yerli rejimin memleket için hayırlı bir şey olmayacağını bile bile, “zamanı değil”, “elimizdekilerden oluruz”, “eski Türkiye bizi yutar” korkusuyla karşı duramayan muhafazakarlar. Sekülerler ve Kürdlerle yeni bir Türkiye hayali kurmaktansa, sekülerlerin ve Kürdlerin bastırılmasına dayalı milli ve yerli rejim hayaline kerhen de olsa onay veren muhafazakarlar.
Milli ve yerli rejimi giderek yaklaştıran, bu türden bir rejimi arzulayanların az olmayışı olduğu kadar sözünü ettiğim basiretsizlik, kifayetsizlik ve ürkeklik halleri. Üstelik, milli ve yerli rejime o kadar yaklaştık ki, bugün basiretsiz, kifayetsiz, ya da ürkek olan aktörlerden biri “vazgeçtim, başka türlü yapacağım” dese bile korkarım artık çok geç. Türk tipi başkanlığı, milli ve yerli rejimi durdurabilmek için hem basirete, hem kifayete, hem cesarete ihtiyaç var.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.01.2026
28.12.2025
13.12.2025
17.10.2025
7.10.2025
5.09.2025
24.08.2025
9.08.2025
19.07.2025
13.07.2025