Mesut YEĞEN
Meclisteki ilk tur oylama, dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili anayasa değişikliğine dair nihai sonucun referandumda belli olacağına, dokunulmazlıkların referandum yoluyla kaldırılacağına işaret ediyordu. Geçen haftaki yazımda bu durumu ‘referandum aralığı’ olarak tanımlayıp, bu aralığın bir siyasi açıklığa işaret ettiğini ve Kürd meselesinin seyri açısından farklı neticeler üretebileceğini söylemiştim.
Heyhat! Yazıda sözünü ettiğim diğer olasılık gerçekleşti; meclisteki ikinci tur görüşmelerde değişiklik teklifinin kabulü için gerekli 367 sayısı bulundu ve dokunulmazlıklar kaldırıldı. Artık cumhurbaşkanının onayı bekleniyor.
Peki, ne oldu da işler referanduma doğru giderken, birden CHP’de bir kısım milletvekili karar değiştirdi ve değişiklik teklifinin kabul edilmesine yetecek sayı bulundu. CHP’lilere sorulacak olursa, ikinci tur oylamada CHP’li bir kısım vekil ilk turdan farklı oy kullandı, çünkü iş referanduma kalsaydı, Erdoğan bir yolunu bulup partili cumhurbaşkanlığı ya da bir tür başkanlık yolunu açan anayasa değişikliğini de 330’un üzerinde bir oyla meclisten geçirtip, dokunulmazlık referandumuyla aynı anda referanduma götürecekti. Bu durumda seçmenler açısından dokunulmazlıkların kaldırılmasına evet demekle Erdoğan’ın partili cumhurbaşkanlığı evet demek kararları birbirlerine yaklaşabilecek, seçmenlerin büyük kısmı da dokunulmazlıkların kaldırılmasını isteyeceğinden, oluşan bu karambolde Erdoğan’ın arzusu gerçekleşebilecekti. Bu mantığa göre, CHP’liler akıllıca davranmış, bir Erdoğan kumpasını daha önlemişlerdi.
Ama nedense bana esas sebep bu değilmiş gibi geliyor. Bana kalırsa bir kısım CHP vekili ilk turdaki tercihlerini değiştirmeye ikna edildi; çünkü CHP kurmaylık aklının da parçası olduğu Türkiye’nin yeni müesses nizamı referandumdan kaçmak istedi. Yeni müesses nizam referandumda alınacak sonuçların Kürd meselesinin seyri üzerindeki muhtemel akislerinin ne olacağını iyi tahmin ettiğinden süratle yeterli sayıda CHP’li vekil ikna edildi ve dokunulmazlıklar meclis eliyle kaldırıldı.
İzah edeyim. Dokunulmazlık işi referanduma kalsaydı olacak olanı tahmin etmek zor olmasa gerek. CHP yönetimi referandum kampanyasında ne yapacağını bilemez, CHP tabanının az bir kısmı sandık başına gitmez, kalan Türkiye seçmeninin ezici bir çoğunluğu, mesela % 80 - 85’i dokunulmazlıkların kaldırılmasına evet, Kürdistan seçmeninin de yine ezici bir çoğunluğu, mesela % 70 - 80’i hayır der, böylece de referandum bir Türk - Kürd referandumuna dönerdi. Bana kalırsa Türkiye’nin yeni müesses nizamı tam da bu sonuçla yüzleşmek istemediğinden apar topar referandumdan kaçmayı mümkün kılacak bir formül üretti. Dokunulmazlık referandumunun bir Türk - Kürd referandumuna ya da Türkiye - Kürdistan referandumuna dönmesi ihtimali müesses nizamı yaratıcılığını konuşturmaya mecbur bıraktı. İkinci tur oylamada oluşan manzaranın, bir kısım CHP’li vekilin aniden pozisyon değiştirmesinin esas sebebi bu.
Neticede, müesses nizam almak istediği sonucu aldı. Hem dokunulmazlıklar kaldırıldı, hem de bir Türk - Kürd referandumunun önüne geçilmiş oldu. Öte yandan, dokunulmazlık referandumunun ardından CHP ve MHP’de yaşananlar işlerin ne Erdoğan ne de yeni müesses nizam için o kadar da yolunda gitmeyeceğini gösteriyor. CHP ve MHP’nin Kürd meselesinde AK Parti’ye verdiği cömert destek Erdoğan’ın başkanlığına giden yolu sağlamlaştırdığından bu iki partinin bir kısmında önemli seviyede bir huzursuzluk oluşmuş durumda. Bu hal, Erdoğan’ın Kürd meselesi üzerinden MHP ve CHP’nin tamamını felç etme ve bu hal üzerinden başkanlık yolunu inşa etme işinin o kadar rahat işlemeyeceğini gösteriyor. Bu durumda Erdoğan da dahil yeni müesses nizam Kürd meselesinde alınan pozisyonun devamını sağlamak adına Erdoğan’ın partili cumhurbaşkanlığına ve hatta daha azına, mevcut fiili durumun devam etmesi seçeneğine razı olabilir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.01.2026
28.12.2025
13.12.2025
17.10.2025
7.10.2025
5.09.2025
24.08.2025
9.08.2025
19.07.2025
13.07.2025