Mesut YEĞEN
Son dönem Ak Parti siyasetinde yapılan az sayıda doğru işten biriydi Suriyelilere sınırları açmak. Hangi saik ya da hesapla, ne niyetle yapılmış olursa olsun, sınır kapılarının savaştan kaçan Suriyelilere açık tutulması ve dört beş sene boyunca memlekette barınmalarına imkan verilmesi hayırlı bir iş oldu: Savaştan kaçanlar canlarını kurtarıp, iyi kötü hayata tutundu, yardımcı olanlar insanlık etti, tanık olanlar da insanlıktan ümit kesmemek için tutunacak bir dal buldu.
Beri yandan, Suriyeliler ülkeye geldiğinden beridir mızırdananlar, homurdananlar da olmadı değil. Büyük reaksiyonlar görülmediyse de, her cenahtan ama daha çok da seküler cenahtan çok sayıda yurttaşın Suriyelilerin ülkede kalmasından pek hoşnut olmadığı da belli. Bu hoşnutsuzluk en son “Suriyelilere vatandaşlık” tartışması etrafında kendisini gösterdi. Her türden medya bir anda Suriyelilerin pek de hayırla anılmadığı haberlerle doldu taştı.
Suriyelilere sınırları açmak şüphesiz doğru, savaştan kaçan insanlara dönük dışlama ve aşağılama muhakkak ki rezilce. Lakin, bunlarSuriyelilere sınırları açma siyasetinin mimarı Ak Parti’nin ‘Suriyeli misafirler’ siyasetini pir u pak kılmıyor. Şöyle ki...
Bir kere başından beridir Suriyelilere kucak açma siyasetinin ilkesel olup olmadığı, “savaştan kaçan siviller, her kim olursa olsun misafirimizdir” gibi bir prensibe inanıldığından dolayı mı bu alicenaplığın gösterildiği hep belirsiz kaldı. Aksine, Suriyeli misafirlerin Türkiye’nin Suriye siyasetinin bir girdisi olarak düşünüldüğünü gösteren epey işaret başından beri ortalarda dolandı durdu. AB’nin, başka ülkelerin bu meselelerdeki yüzsüzlüğü bir tarafa, en son AB’yle yürüyen müzakerelerde malum Suriyeliler adeta bir kart, bir pazarlık unsuru olarak kullanıldı. Keza, Suriyeli misafirlere mültecilik statüsü verilmeyerek hem ülke içinde erişebilecekleri pek çok hak, hem de ülke dışına dönük olarak yapabilecekleri kısıtlandı. Ardından, Suriyelileri yerleştirmek üzere yapılacak yeni kampların nereye kurulacağına dair kararların ülke içine dönük demografik ve siyasi hesaplarla alındığını gösteren işaretler oluşmaya başladı. Lakin, Ak Parti’nin Suriyeli misafirler siyasetinin defoları en son ve en bariz biçimde son günlerin vatandaşlık tartışmalarında kendini gösterdi. Tartışmalar boyunca anladık ki, pek çok Ak Partili siyasetçi ve kanaat erbabı için Suriyelilere vatandaşlık verilmesi “işe yarar Suriyelilerin ayıklanmasına yardım edeceği”, “Suriyeliler için yapılan masrafları azaltacağı” ve tabii ki “Sur, Nusaybin vb. yerlerin nüfus kompozisyonunu değiştirmeye hizmet edeceği” için iyi olacaktı.
Ak Parti’nin Suriyeli misafirler siyasetinin bu ‘nezih’ hesap ve kanaatler etrafında şekillenip şekillenmeyeceği henüz belli değil. Ama böyle şekillenirse hakka, vicdana ve memleket realitesine yakışır bir Suriyeli misafirler siyaseti mümkün olmadığından değil, bu türden bir siyaset istenmediğinden olur. Nitekim öyle de olacak gibi.
Halbuki, hakka, vicdana ve memleket realitesine yakışır bir Suriyeli misafirler siyaseti inşa etmek imkansız değil. Birkaç esasa dayanmak gerekiyor. Evvela, Türkiye hukukunu Suriye savaşından ve başka savaşlardan kaçan sivillerin mülteci olarak kabul edilmesine olanak verecek şekilde revize etmek ve Suriyeli misafirlere öncelikle mülteci statüsü vermek gerekiyor. Ardından, bütün Suriyeli misafirlerin Türkiye yurttaşlarının erişebildiği sosyal ve kültürel haklara (parasız sağlık ve eğitim, kendi dilinde eğitim ve yayın yapma, sigortalı olma, işe girme, iş kurma vs.) erişimini sağlamak lazım. (Kim bilir, Suriyeli misafirlerin hayrına belki bu arada Kürdçe eğitim işini de yeniden düşünebiliriz). Üçüncü olarak, Türkiye devleti için zor ama, Suriyelilerin ülkeye yerleştirilmesi işinde demografya mühendisliğini akıldan çıkarıp atmak gerekiyor. Son olarak, savaş bittikten sonra Türkiye’de kalmak isteyen Suriyelilere vatandaşlık vermek için hazırlanmak lazım.
- See more at: http://bas-haber.com/tr/article/2868/suriyeliler#sthash.Hq1hi3k3.dpufYazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.01.2026
28.12.2025
13.12.2025
17.10.2025
7.10.2025
5.09.2025
24.08.2025
9.08.2025
19.07.2025
13.07.2025