M.Latif YILDIZ
Sevgili okuyucularım, değerli arkadaş ve takipçilerim; bu gün 53 yıl aktif olarak icra ettiğim gazetecilik mesleğiyle ilgili yaşanan bir vahşet üzerine görüşlerimi sizler ile paylaşacağım.
Bu mesleği icra eden gazeteci haber yaparken asli görevi araştırmak, sorgulamak; kamuoyunu doğru bilgilendirmektir. Asla güce, egemene yaranmak, yağcılık yapmak; çıkarı peşinde koşarak haber yapmak değildir, olmamalıdır.
Gazeteci özellikle siyaset ve kamu ile ilgili haber yaptığında doğru yapana "görevidir” ile yetinmeli; övgüler, methiyeler yapmak olmamalıdır.
Yanlışı yapana ise haberin 5N1K ve ilkelerine bağlı kalarak kamuoyunu doğru bilgilendirmelidir.
Bu ilkeler ile gazetecilik yapan gazetecilik yaptığı için sorgulanamaz/sorgulanmamalı.
Zira Gazeteci, yazar ve aydınlar özgürce düşüncelerini ifade ettikçe o ülke sorunları en az yaşayan memleket olur. Yönetenler de eleştirilerden ders çıkartır; hatta eksiklerini, hatalarını görür ve düzeltir.
Biz/ ben böyle gazetecilik yaptık/ yaptım. Bizden sonraki nesile de bunu aktarmak amacıyla geçmişte ofisimde yıllarca staj gören iletişim fakültesi öğrencileri, alaylı ve de yanımda çalışanlara bu ilkelere bağlı gazeteci olmaları için çaba harcadım/ harcadık.
Gazeteci bu ülkede birlikte, kardeşçe adil, eşit, özgürce kimseden korkmadan haber yapmalıdır. Gazetecinin en büyük yemini ilkeleri olmalıdır.
Neden mi bu gün bu yazıyı kaleme alma gereğini duydum?
1968 yılında medya ilkeler ile yola çıktım. Yarın 1 Ağustos ve mesleğe merhaba demek için karar vermemin üzerinden 53 yıl geçti.
Ne yazık ve de ne acıdır ki bu yıl dönümümde 48 yıl aktif gazetecilik yaptığım Konya’da insanlık, hoşgörü ve bilgelik simgesi Mevlana şehrinde bir katliam yaşandı. Geliyorum diyen vahşet ilk patlak verdiği geçtiğimiz arife gününde meslektaşlarım layıkı ile görevlerini yapmış olsalar ve yetkilileri harekete geçirselerdi ( ki bazılarını tenzih ederim) belki değil kesin bu vahşet yaşanmaz, 7 kişilik aile öldürülmezlerdi.
Katliamdan bir gün sonra yani bu yazıyı kaleme aldığım bu gün yani 31 Temmuz 2021 de konu ile ilgili Türk medyasının 1. Sayfalarını inceledim. Tamamı 3 maymunları oynamışlardı. Hiç birinde vahşet ve katliam ile ilgili tek satır haberi yoktu. Basın ilkeleri, özgürlükleri konusunda aynı yerde duruyorum; birileri yolunu şaşırmış olsa da.
Dilerim katliamı yapan katiller yakalanır ve hak ettikleri cezalara çarptırılırlar. Yine dileğim o ki insanlar arasına kin ve nefret tohumunu eken güruhlar, faşist ırkçılar, İŞİD kafalı yobazlar bir bir aramızdan ayıklanır; yeniden kardeşlik, huzur ve öz güvenli günleri yakalarız.
Son olarak meslektaşım,
Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici 31 Temmuz tarihli uzun yazısından 2-3 paragraf ile yazıma son vereceğim:
“Bir gazetenin politik tavrı ne olursa olsun, gerçeği bozmaması, iddiaları araştırmadan yazmaması, söylentileri doğrulanmış gibi aktarmaması gerekir. Bir haberci, gerçeğe saygı duyar, kendisini hakim, savcı ve polis yerine koymaz, kişi ve kurumları yargılayıp damgalamaz. Dahası demokrasi, insan hakları ve barıştan yana olur; ayrımcılığı ve ırkçılığı besleyen, hoşgörüsüzlüğü yayan, şiddeti haklı gösteren ve teşvik eden yayın yapmaz.
Hiçbir araştırma yapmadan -sadece valiliklerin yaptığı açıklamalara dayanarak- bu saldırıların adli vakalar olduğunu yazmak bir gazetecilik tutumu olamaz. Bir sorunun çözülebilmesi için öncelikle o sorunun var olup olmadığının ortaya çıkarılması, kabul edilmesi şarttır. Araştırmadan yok saymak sorunun çözülmesine değil büyümesine hizmet eder. Kaldı ki, bu tür ırkçı saldırı haberleri yeni değil ve her yıl giderek artıyor, yeni vakalar ekleniyor.
Kürt ailenin ırkçı saldırıya uğradığı iddialarını yok sayan sadece Yeni Şafak da değildi. İktidar yanlısı diğer gazeteler de olayı adli vaka olarak gösteriyorlardı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da ‘Bunun Kürt-Türk meselesiyle ilgili herhangi bir alakası yoktur’ açıklaması yaptı. ‘Etnik köken üzerinden yapılan değerlendirmelerin tamamı da istismara, provokasyona ve bu ülkenin birliğine yönelik bir anlayışın kendisidir’ demişti.”
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.06.2021
7.09.2020
14.07.2019
13.07.2019
9.02.2019
26.11.2018
9.02.2018
10.04.2017
4.02.2016
6.02.2016