Murat AKSOY
3 Ocak'ta Ahmet Türk ve Ayla Akat Ata'nın İmralı ziyaretinden sonra Paris'te 3 PKK'lı kadının infaz edilmesi Yeni İmralı Süreci'nde önemli yeri olacak olan ikinci ada ziyaretini erteledi. Bu ziyaret, Öcalan'ın 'sınır dışına çekilme' ve Türkiye'de 'çatışmasızlık' ortamı oluşturma açısından önemliydi.
Ancak Paris suikastleri daha önce üzerinde uzlaşılan takvimin sarkmasına yol açtı. Ancak görüşmeler kesilmiş değil. 3 Ocak'tan bugüne İmralı'ya MİT heyeti iki kez gitti. Bunların birinde Türk ve Akat'ın Öcalan'la yaptıkları görüşmede dile getirdiği taleplere BDP, DTK, Kandil ve Avrupa'dan gelen cevaplar da iletildi. Süreç devam ediyor. Bunu yetkililer de ifade ediyor.
İmralı'ya yapılması düşünülen ikinci ziyaretin gecikme nedeni her ne kadar isimler üzerinde çıkan pürüz olarak görülse de değil. Süreci yakından takip edenlerden ve partiye yakın çevrelerden aldığım bilgi ziyaretin gecikmesinin tek nedeninin Paris'te gerçekleşen suikastler olduğu yönünde.
Abdullah Öcalan'ı suikastten sonra ziyarete giden Mehmet Öcalan'la yaptığım görüşmede; 'Abim bu cinayetleri yapan ya da yaptıranların ortaya çıkarılması bu süreçte önemli olduğunu, çünkü hem Türkiye hem de örgüt bu süreci kimlerin provoke edeceğini görmelidir. Sürecin bundan sonra sağlıklı yürümesi için bu cinayetlerin failleri ortaya çıkarılmalı' dediğini aktarmıştı.
Kısaca hem devlet hem de Öcalan sürecin bundan sonra daha sağlıklı yürüyebilmesi için Paris'teki suikastlerin arkasında kimin olduğunun ortaya çıkmasını, en azından kaba resmin görülmesini arzu ediyor. Son günlerdeki gelişmeler bu konuda mesafe alındığını gösteriyor.
Önümüzdeki bir hafta içinde Öcalan'ın önce MİT görevlileri, sonra kardeşi Mehmet Öcalan, ardından da BDP heyeti ziyaret edecek.
BDP SÜRECİN NEYİ OLUR?
Şu bir gerçek ki, Kürt sorununun çözülmesinde en güçlü aracımız siyaset. İkinci bir gerçek de siyaseten Kürt Sorunu'nun çözümü için en fazla çaba harcayan ve bu konuda 'rüştünü ispat etmiş' parti AK Parti. Son İmralı süreci bile bunun kanıtı. AK Parti'nin genel siyasal düzemde olduğu gibi, bu sorunun çözülmesinde de en büyük sorunu 'siyasi yalnızlığı'.
Son süreçte BDP ve CHP'nin sürece destekleri önemli ama yetersiz. Keşke bu sorunun çözülmesine daha somut adım ve önerilerle katkı sunsalar.
Üçüncü bir gerçek de, bu aşamada BDP'den İmralı'ya gidecek isimlerin çok fazla önemi yok. Ancak BDP tarafından gelen açıklamalar tam tersi yönünde. Sadece BDP'nin açıklamalarını izlesek, BDP sürecin en önemli aktörü olduğunu izlenimi edinebilirsiniz.
Peki öyle mi?
Öyle olmasını çok arz etmemize rağmen değil.
Kandil'de Karayılan'ın 'Bizim adımıza, Öcalan'la görüşülmesi yeterlidir.' ve Avrupa'dan Zübeyir Aydar'ın 'Öcalan'ın arkasındayız' açıklaması ortadayken BDP'nin'Eşbaşkanlar gitmeli'den 'şu da olur bu da olur'a dönem açıklamalarının ne anlamı olabilir ki?
Bu haliyle BDP'nin isimler konusundaki açıklamalar boşlukta duruyor.
Siyasetin gücünü önemseyen biri olarak keşke BDP bu süreçte daha etkili bir siyasi aktör olabilseydi. Ama bu süreç için artık çok geç. BDP, 2009'dan bu yana özellikle 2011'de Silvan'da, 2012'de Leyla Zana'nın çıkışı sırasında siyaseti değil; Kandil ve Avrupa'nın sesi olmayı tercih etti. Onların Türkiye'deki 'bürokratik uzantıları' olmayı seçti.
Bugün durum farklı değil. İmralı'ya gidecek isimler konusunda kopan fırtına Öcalan üzerinden siyasi paye elde etmekten başka ne anlamı olabilir ki?
Daha acısı da BDP'nin hala siyasete sahip çıkan adımlar atmamasıdır.
Örnek mi?
Mesela bu süreçte aralarında Sırrı Süreyya Önder, Sebahat Tuncel, Ertuğrul Kürtçü ve Levent Tüzel gibi isimlerin olduğu Halkların Demokratik Kongresi'nden (HDK) bir grup sürece katkı sunmak amacıyla Karadeniz'de bazı illeri ziyaret edecek. Bölgede bu ziyarete tepkiler olduğu kamuoyuna yansıyor.
Elbette BDP'liler Trabzon'a da, İzmir'e de, Yozgat'a da gitmelidir. Ama bunu bir tür 'halkla ilişkiler faaliyeti' olarak değil; siyasi temsil güçleri olan isimlerle BDP temsilcileri olarak yapmalarına siyaset denir. BDP bu süreçte İmralı'ya gidecek isimler konusu yerine enerjisini Türkiye'yi dolaşmaya harcasa daha anlamlı olur. Siyaset bunu gerektiriyor.
Tabi mesele BDP ve bu isimlerin ne kadar siyaset yaptıklarıyla ilgili...
twitter.com/murataksoy
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018