Murat AKSOY
Çözüm süreci ile birlikte en çok merak edilen konu yeni dönemde siyasi yelpazenin nasıl şekilleneceği. Kürt sorununun çözülmesi ve PKK'nın silah bırakmasının, Türkiye'de her alanda yeninden bir hizalanmaya yol açacağı kesin. Bundan kaçınılmaz olarak siyasi yelpaze de etkilenecek.
Yeni döneme ilişkin en çok merak edilen parti kuşkusuz BDP ve onun temsil ettiği Kürt siyasi hareketinin kendine nasıl bir yol çizeceğidir. Bu açıdan BDP çözüm süreci ile birlikte ideolojik olarak da bir tercihin eşiğindedir. Öcalan'ın ifade ettiği yeni dönemin temel referansı 'ideoloji, fikir ve demokratik siyaset' ise BDP burada 'ideoloji' ve 'fikir' konusunda bir tercih yapmak durumunda kalacaktır.
Bu tercih ya şimdiye kadar olduğu gibi kimlik siyaseti temelinde yola devam etmek ya da Türkiyelileşerek kitle partisine dönüşmektir.
Çözüm sürecinde konuştuğumuz pek çok BDP yöneticisinden alınan sinyallere bakılırsa, tercihin ikinciden yana olacağını gösteriyor. Eğer bu olacaksa yeni dönemin BDP açısından hedefin daha fazla sol olacağı ve partinin daha sosyal demokratik bir partiye doğru evrileceği bir dönem olacağı anlaşılıyor.
Bu durumda BDP'nin yeni dönemdeki siyasi yelpazede yerini belirlemede en çok etkileyeceği parti CHP olacaktır. Birkaç nedenden dolayı.
İlki, Kürtlerin hak ve özgürlüklerinin geçmişte ideolojik solun içinde tartışılması. İkincisi, Kürt siyasi hareketinin CHP içinden doğmasıdır. Bu iki nedenden dolayı CHP ile BDP arasında ideolojik olarak doğal bir akrabalık söz konusudur. -Ki pek çok BDP yöneticisi partiyi siyasal olarak sosyal demokrat olarak tanımlamaktan çekinmiyor.-
BDP'nin yeni dönemdeki konumunun CHP ile bağlantılı olmasının önemli bir nedeni de; CHP'nin çözüm süreci ve yeni anayasa konusundaki siyasal duruşudur.
CHP'nin Kemal Kılıçdaroğlu ile yakaladığı 'Yeni CHP' hedefi, AK Parti'nin çözüm sürecini hızlandırmasıyla açığa düştü. Bunun temel nedeni, Yeni CHP söyleminin parti içinde tam olarak kabul görmemesi, partinin kendini ideolojik olarak yenileyememesidir. Kılıçdaroğlu'nun genel başkan seçildikten sonra ilk siyasal sınavı olan referanduma 'hayır' tercihi yapması, partinin 12 Haziran 2011'de yapılan seçimlerde listenin siyasal değil pragmatizm temelinde şekillenmesine yol açtı. Ulusalcılardan Ergenekonculara, merkez sağdan sosyal demokratlara kadar geniş yelpazede oluşan milletvekili listesi ideolojik bir ortaklığa ve temele dayanmadığı için siyasi yani ideolojik tercih gerektiren her durumda ne yazık ki açığa düştü.
Daha önemlisi Kemal Kılıçdaroğlu 27-28 Mayıs 2010'de Genel Başkan seçildikten sonra yapılan her kurultayda siyaseten güçlenerek çıkmasına rağmen, ne 'yeni' söylemini partiye sahiplendirebildi ne de parti yönetimini bu 'yeni'yi temsil eden insanlardan oluşturabildi. Her fırsatta öncelenen 'denge' oldu.
Bu denge çözüm süreci ve yeni anayasa konusunda çalışmadı. Bunun nedeni ise her iki konunun siyasal ve ideolojik bir tercihi zorunlu kılması. Kılıçdaroğlu söylem düzeyinde bu dengeyi sürdürmeye gayret etse de; parti içindeki çıkışlar bu dengenin ulusalcılar lehine bozulduğunu gösteriyor. Grup Başkan Vekili Muharrem İnce'nin çözüm süreci üzerine değerlendirmeleri, son olarak eski Genel Başkan Deniz Baykal'ın anayasada 'Türk' kimliği üzerine çıkışı bunun göstergesi.
CHP'de dengenin ulusalcılar lehine kalıcı olarak bozulması yukarıda açtığım BDP'nin siyasal geleceğini belirleyecek en önemli değişimdir. Bu değişim BDP'ye ciddi bir siyasal alan açıyor. Bu alan, BDP'nin hem ideolojik olarak hem de geçmişteki seçimlerde kurduğu ideolojik ve siyasal ortaklıklar açısından yabancısı değil.
BDP'nin bu dönüşümü yapacağı en büyük coğrafi alan ise Batı'daki büyük şehirler. Buralarda özgürlükçü soldaki ideolojik olarak güçlü ama siyasal taban olarak zayıf partilerle (YSGP, DSİP, SODEP), STK'lar ve kanaat önderleriyle kuracağı siyasal işbirliği ve genişleme stratejisi Batı'da CHP'nin boşalttığı alanları doldurabilir. BDP sola açılıp, Türkiyelileştikçe Türkiye'nin ana muhalefeti olma şansını yakalayabilir.
Burada kritik soru, 'BDP bunun yapabilir mi?' Bence mümkün. BDP'nin bu süreçte en büyük şansı çözüm süreci ile birlikte partinin büyük ölçüde kabuk değiştirme potansiyelidir. Süreçle birlikte Avrupa'da ve Kuzey Irak'ta yaşayan Kürtlerin Türkiye'ye dönüp BDP'de siyasete girmeleri partiyi insan malzemesi açısından da zenginleştirecektir.
Böyle bir BDP önce yerel yönetimlerde sonra genel seçimlerde başarı elde edebilir.
Tabi bu senaryo, CHP'nin ulusalcılığa savrulması durumu içindir.
Peki CHP ve Kılıçdaroğlu, bizi şaşırtıp yeniye sosyal demokrasiye evrilirse ne olur?
O zaman da CHP ile BDP'nin siyasal ve ideolojik koalisyonu çok uzak olmaz.
twitter.com/murataksoy
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018