Murat AKSOY
Toplumsal ve sosyal olayları açıklamak için pek çok araç kullanılabilir. Bu olaylar, toplumdaki içsel dinamikler kadar dışsal etkiler nedeniyle de ortaya çıkabilir. Şu da bir gerçek ki, hangi olay olursa olsun nedeni tek değildir, aynı anda birden çok dinamik devrededir.
Gezi olaylarına hükümetin bakışı büyük ölçüde dış dinamiklerin ve onların içerdeki uzantılarının yol açtığı şeklinde. Şunu kabul edelim, özellikle Başbakan Erdoğan'ı bireysel hedef yapan sloganlar, sembolik olarak Ankara ve İstanbul'da Başbakanlık binalarının hedef alınması, kamu mallarına verilen zararlar barışçıl bir eylemin çok uzağındadır. Bunlar hakkında hukuk sınırları içinde yasal işlem yapılmalıdır. Ama bu çapı geniş tutulan 'modern cadı avına' da dönüşmemelidir.
AK Parti'nin bu aşamada temel eksiği olayları sadece dış ve iç mihraklarla açıklamayı yeterli bulmasıdır. Bu, ilk bakışta insanı rahatlatan bir tespit. Ama bu tespiti tehlikeli kılan yaşananları 'anlama çabasının önünü kapatmasıdır'.
HER ÜLKE EMPERYALDİR
Bugünün dünyasında uluslararası ilişkiler 'ulusal çıkar' üzerine bina edilmiştir. Hiyerarşide güçlü olanın zayıf olanı kontrol etme ve onu kendi çıkarlarına uygun kullanma eğilimi hakimdir. Türkiye'nin siyasal toplumsal alandaki her eksiğinin aleyhimize kullanılmasını kabul etmesek de engel olmanın yolu sorunları ortadan kaldırmaktır.
Geçmişte dış güçler, Kürt sorunu üzerinden PKK'yı, 1990'larda işkence davalarını, düşünce ve ifade özgürlüklerinin önündeki engellemeleri Türkiye'ye karşı kullandılar. Yine Alevilerin yaşadıkları sorunlar, bugün pek çok Avrupa ülkesi tarafından Türkiye'ye karşı kullanılıyor.
Kısaca uluslararası hiyerarşide üstte olanlar altta olanların her türlü zayıflığını sonuna kadar kullanıyor. Tabi şu gerçeği de kayda geçirelim ki, Türkiye olarak biz de aynı sistemin içinde, bizden zayıf olanlara karşı bunu yapıyoruz.
Bu açıdan bakıldığında Gezi olaylarında ortaya çıkan insan hakları ihlalleri, polisin orantısız şiddet kullanımı uluslararası kurumlar ve AB'nin ilgili kurumları ve Batılı ülkeler tarafından sık sık dile getirildi. Burada insan hakları ve özgülükler konusundaki hassasiyet ile Türkiye'yi zorda bırakma hedefini iyi ayırmak gerekiyor.
MEŞRUİYET SADECE SANDIK DEĞİLDİR
Tek kutuplu dünyanın sona erdiği, geçiş süreci yaşayan uluslararası sistemde Türkiye, hiyerarşide yükselmeye çalışıyor. İzlediği proaktif dış politika, bu hedefin bir sonucu.
Böylesine iddialı bir dış politikayı güçlü kılacak olan şey, güçlü bir toplumsal meşruiyettir.
Güçlü toplumsal meşruiyet sadece oy oranını değil olabildiği ölçüde geniş bir toplumsal konsensüs demektir. Bu bir anlamda ortak bir Türkiyelilik ruhunun toplum tarafından içselleştirilip sahiplenilmesidir.
AK Parti gerek 2007'de gerekse 2011'deki seçimlerde sandık başarısı açısından toplumsal meşruiyet sağladı. Ancak özellikle 2011'den sonra elde ettiği yüzde 50'lik siyasal başarıyı toplumsallaştırma konusunda başarılı olmadı.
AK Parti, 2007'nin olağanüstü siyasal koşullarında ve bu olağanüstü koşulları aşmak için toplumun farklı kesimleri ile kurduğu demokrasi koalisyonunu, 2011 seçimlerinde terk etti. 2011 seçimlerinde oluşturduğu milletvekili listesi kendi siyasal kimliğini konsolide etmeyi amaçladığı -ki bu siyaseten anlaşılabilir bir tercihtir- ölçüde toplumu kucaklayıcı gücünü kaybetmeye başladı.
AK Parti'nin toplumu kendi siyasal kimliğiyle uyumlu hale getirme girişimlerine dönük siyasal hamlelerdir. Özellikle 'değer' temelli siyasal çıkış ve yasal düzenlemeler, toplumun bir kesiminin kendini farklı ve öteki hissetmesine yol açmıştır. AK Parti'nin değer eksenli siyasal tasarrufları muhafazakâr kodlara dayandıkça, son yıllarda normalleşme ve ortak değer üretme arayışının parçası olan laik kesimin korku, endişe ve kaygılarının nüksetmesine yol açmıştır. Dış güçler ve iç güçler eğer kullandılarsa bu hassasiyetleri istismar etmişlerdir.
Meşruiyetini seküler olan siyasaldan değil, dinsel meşruiyetten alan her yasal uygulama ve siyasal çıkışlar, hem evrensel laiklik ilkesine aykırı hem de bir tür toplum mühendisliği ima etmektedir. Her türlü toplumsal mühendislik girişimine ilkesel olarak karşı olmak demokratlığın zorunlu koşuludur.
Bu açıdan AK Parti'nin toplumu okuma, toplumsal sorunları çözme konusunda salt siyasal kimliğine, 2011'de aldığı 'yüzde 50'lik oy oranına ve bu 'milli irade' olarak tanımlayıp yeterli görmesi toplumu, toplumsal talepleri eksik okunmasıdır. Bu Türkiye Başbakanı'nın değil AK Parti Genel Başkanı'nın okuması olur ancak.
Gezi Parkı olaylarına verilen tepki salt dış güçler ve onların içteki uzantıları ile açıklanmaya çalışıldığı ölçüde doğruluk payına rağmen eksik olur. Burada olayları açıklamaktan daha önemlisi olayları anlama iradesinin gösterilmesidir.
twitter.com/murataksoy
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018