Murat AKSOY
Son bir yıl içinde yazılarımda kullandığımda, TV programlarında ifade ettiğimde tepki çeken bir kavram var: AK Parti. Daha doğrusu partinin adının “AKP” değil “AK Parti” olarak ifade etmem. İnsanlar, “Partiye hala AK Parti diyerek, onu meşrulaştırdığımızı” düşünüyor.
KÜLTÜREL KİMLİK
Burada açık biçimde “kültürel kimlik” ile “siyasal kimlik” arasındaki farklılaşmasının bir başka versiyonu var. Kültürel kimlik, bir insanın/kurumun kendini tanımladığı kimliktir. Yani bir insan kendini Alevi, Sünni, Kürt gibi kavramlarla tanımladığı zaman bizim bunun ifade den insan “hayır sen şu değil busun” deme hakkımız yoktur.
Aynı şekilde bir kurumun kendi adını belirlediğinde, resmi olarak adı odur.
Oysa siyasi kimlik, kültürel kimlikten farklıdır.
Siyasal kimlikte, bir insan ya da kurum, kendini solcu, sağcı, liberal, muhafazakâr, sosyalist, muhafazakâr demokrat gibi kimliklerle tanımlayabilir. Ancak bu tanımlama kişi/kurum için tek başına yeterli değildir.
Çünkü siyasal kimlikte aslolan kendinizin değil, başkalarının sizi nasıl gördüğüdür.
AKP’LEŞEN AK PARTİ
Bu ayrımdan hareketle Adalet ve Kalkınma Partisi’ne gelebiliriz. Partinin kendini “AK Parti” olarak tanımlaması kurumsal bir kimlik tanımlamasıdır. Parti’nin kendisini bu adla ifade etmesi hakkıdır. Ancak, aynı partinin kendisini siyasal bir kimlik olarak kendini “muhafazakâr demokrat” bir parti olarak AK Parti tanımlaması son yıllarda sorunlu hale gelmiştir.
AK Parti’nin siyasal tercihleri ve Türkiye tasavvuru muhafazakâr demokrat bir partiden çok tek otorite çevresine eklemlenmiş ataerkil muhafazakârlığı temsil etmektedir. Bu nedenle de kültürel kimlik olarak AK Parti’den siyasal kimlik olarak muhafazakâr demokratlıktan uzaklaşmış bir parti ile karşı karşıyayız.
Tek otorite çevresine eklemlenmiş ataerkil muhafazakârlık olsa olsa AKP olarak tanımlanabilir.
Gezi süreciyle belirgin hale gelen bu tercih, 17-25 Aralık sonrasında neredeyse ete kemiğe bürünmüştür.
TOPLUM MÜHENDİSİ AKP
Bugün karşı karşıya olduğumuz iktidar, 2011 seçimlerinde elde ettiği siyasal meşruiyet, “plebisiter çoğunluk” olarak kullanmakta ve toplumun çoğulcu yapısını dikkate almayan pek çok yasayı tek başına hayata geçirmektedir.
Toplumun her alanında yukarıdan aşağıya mühendislik alanı kabul edildiği, yolsuzluk iddialarının sansürle kapatılmak istendiği, her eleştiri ve itirazın paralel yapı söylemiyle susturulduğu, yasama ve yargının yürütmeye bağlandığı Türkiye’de Adalet ve Kalkınma Partisi’nin artık AKP olmaktan kurtulup AK Parti olma şansı var mı?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018