Murat AKSOY
Son haftalarda, 24 Haziran sonrası çevremizde çok yoğun olan“siyasete küsme” ruh halinden hareketle, tam da bu dönemde siyasete “neden” sahip çıkmak gerektiğini açıklamaya ve anlatmaya çalışıyorum.
Çalışıyorum çünkü, içinde olduğumuz koşullarda siyasete küsmek bir “lüks”. Ve biz bu lükse sahip değiliz.
Tam tersine siyaseti, 4-5 yılda bir seçimlerde “oy verme” olarak görenlerimizin yani “pasif vatandaşların”, bundan sonraki süreçlerde siyasete daha çok sahip çıkıp birer “aktif vatandaşa”dönüşmeleri gerekiyor.
Bu ise siyasi partilere, siyasi oluşumlara, sivil toplum kuruluşlarına, sivil toplum hareketlerine daha çok destek vermek, onların çalışmalarının içinde ve parçası olmakla mümkün.
YEREL SEÇİMLER BİR FIRSAT
Bu noktada önümüzde önemli bir fırsat var. O da, 29 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimler.
Yerel seçimler, pek çok açıdan genel seçimlerden farklı.
Farklı olmasının tartışmamız bağlamında anlamı şu; yerel yönetimler, siyasi iktidarın yukarıdan aşağıya başlattığı toplum mühendisliğine karşı en önemli direnç alanları.
İktidarın kamusal alandaki dönüşüme en büyük itiraz, muhalif yerel yönetimlerin sahip olduğu ve bu belediyelerin yönettiği “özgürlük alanlarından” yükseliyor.
İzmir, Ankara ve İstanbul’un muhalefetin elinde olan belediyeler buna örnektir.
Buralar, sadece muhalefet partilerinin seçmenleri değil toplumun tüm kesimlerinden insanları, kendini özgür hissettikleri için iş çıkışında, akşam saatlerinde ve hafta sonları çevre ilçelerden pek çok vatandaşı -seçmeni- konuk ediyor. Buralar, siyasi iktidarın dönüştürmek istediği gündelik pratiklerin ve özgürlüğün yaşandığı “özerk özgürlük adaları”dır. O yüzden buralar, iktidar için fethedilecek alanlar olarak görülüyor.
YEREL BAŞARILAR NEDEN ÖNEMLİ?
Bu açıdan yerel yönetimlere sahip çıkmak, buralarda başarı elde etmek siyasi iktidarın hedeflediği toplumsal dönüşüme aşağıdan yukarıya verilecek en güçlü itiraz olacaktır.
Bu başarı, aynı zamanda alternatif siyasetin de kendisidir.
Bu anlamda yerel yönetimler, ortaya koyduğu özgürlük alanı kadar, büyük iktidar için alternatif yönetim modelinin küçük bir prototipi olarak örnek ve öncü role sahiptir. Buralarda sergilenecek başarılar, çevre ilçeler için de model olabilir.
Bugün, Çankaya, Karşıyaka, Şişli, Beşiktaş, Bakırköy, Kadıköy ve Beylikdüzü eğer toplumun her kesiminden insanların kendilerini özgür hissettikleri ilçelerdir. Bu anlamda birer çekim merkezidir. Muhalefete düşen buradaki özgürlük, birlikte yaşama havasını çevre ilçelere de yaymak, bunun siyasetini yapmak olmalıdır.
24 Haziran sonrasında Muharrem İnce’ye, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, bir bütün olarak CHP’ye kızmış olabilirsiniz. Kendinizi yarı yolda bırakılmış, hatta öksüz de hissetmiş olabilirsiniz. Ama hissettiğiniz duygu her ne ise, bunu aşmanın yolu siyasi parti/lere bu anlamda siyasete küsmek değildir. Tam tersine küstüğünüz, mesafe aldığınız siyasi partileri değiştirmek için neler yapabileceğiniz düşünmek ve bu yolda adım atmakla olur.
Bunun en pratik yolu elbette siyasal süreçlere, parti karar süreçlerine daha fazla katılımla olur.
ADAYLARI SEÇMENE SORMAYA VAR MISINIZ?
Seçmenin bu yöndeki iradesine karşılık, bu sürecin önünü açması, bunu kolaylaştırması gereken bizatihi siyasi partilerin kendisidir. Bu onlar için bir anlamda “turnusol kağıdı”dır.
Sadece CHP değil tüm muhalefet partileri için yerel yönetim seçimlerinde adaylarının sadece üyelerin değil, sıradan vatandaşların da katılması ile belirlenebilecek bir ön seçim mekanizması neden olmasın?
Elbette bu öneri kendi içinde parti politikası ve disiplini bağlamında bazı sorunlu noktaları barındırıyor olabilir. Ama burada önemli olan “niyet”tir. Böyle bir irade ortaya konulduktan sonra bunu gerçekleştirecek mekanizmayı üretmek zor olmaz.
Muhalefet partilerinin atacağı böylesi bir adım, siyasete küsen seçmenlerin yeniden mobilize edilmesiiçin de önemli bir fırsat olabilir. Ki bu yönde sosyal medya üzerinde bazı çağrılar da yapılıyor.
Sonuç ne olursa olsun, aday kim olursa olsun, seçilen adayın belirlenmesi sürecine katılan tüm seçmen ve vatandaşlar ancak böyle kazanılabilir.
KÜÇÜK ÇEVRELERDE BAĞIMSIZ ADAY OLAMAZ MI?
Bunun bir alternatifi de, daha önceki yazılarımda ifade ettiğim gibi ölçeği küçük seçim çevrelerinde “aday eksenli” bir siyasallaşma harekinin başlatılması ve muhalefet partilerinin de bu sürece dahil edilmesidir.
Böylesi bir çalışma partiler arasında kamuoyunda konuşulan “ittifak”ın da kendiliğinden gerçekleşmesi anlamını taşır.
Sonuçta unutulmaması gereken nokta şudur; yerel yönetimler, bizlerin siyaset diye tanımladığı ve savunduğu değerlerin, özgürlüklerin kamusal alanda yaşanabilirliğinin, sürdürülebilirliğinin garantileridir.
Bu açından yerel seçimler, bizlerin sadece oy vererek pasif vatandaş olmaktan çıkıp, oy vermenin ötesinde, karar süreçlerine katılan aktif vatandaş olma yönünde bir fırsattır.
Bu fırsatı kullanıp kullanmamak bizim, her birimizin iradesindedir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018