Murat AKSOY
28 Mayıs 2010'da yapılan kurultayda CHP Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu aradan geçen süre içinde 2 ileri 1 geri adımla süreci idare etti. Mesela Fikri Sağlar'ı partiye üye yapmazken, Mehmet Haberal'ı üye yapabildi. Ercan Karakaş'ı milletvekili adayı yapmazken Turhan Tayan'ı yapabildi. Dersim konusunda özel alanda yaşadığı acı, sahip olduğu bilgilere rağmen "özür dileme" meselesinde Başbakan Erdoğan'ın gerisinde kaldı. Ama Kürt sorununa çözüm için elini taşın altına koydu, Öcalan'ın ev hapsi için koşullarını sıraladı.
Önyargıdan olsa gerek, CHP'deki 'olumlu' gelişmeleri yeterince görmedik.
CHP'nin Kürt sorununun çözümü konusunda başlatmış olduğu inisiyatif sonrasında parti kulislerine biraz daha yakından bakınca Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun derin bir değişimi başlatmış olduğunu görüyoruz. CHP'ye toplum nezdinde önemli bir kredi sağlayan Kürt sorununun çözümü için hazırlanan yol haritası, bu değişim sürecinin sonuçlarından birisi.
Nasıl yaşanıyor bu değişim?
Kulislerden aldığım bilgilere göre bu değişimin iki büyük ayağı var.
İlki; parti teşkilatına tam hakimiyet. Yakın geçmişte Önder Sav örneğini ve deneyimini çok iyi bilen Kemal Kılıçdaroğlu, yeni 'Önder Sav'lar yaratmamak için parti teşkilatını kendisine çok yakın bir isme teslim ederek başladı. Daha sonra, Örgütlenme ve Örgüt Yönetimleri Genel Başkan Yardımcısı olan Gürsel Tekin'i görevden alarak yerine eskiden sorumlu olduğu bakanı yani Nihat Matkap'ı bu göreve getirdi.
Kurultay öncesi ilçe ve il teşkilatlarına bazen doğrudan bazen de dolaylı müdahalelerle hem istedikleri adayların seçilmesini hem de delege sayısında istedikleri sonuçları elde etti. Bu süreçte kongrelerde çıkan kavgalar, eski Genel Başkan Deniz Baykal'ın Antalya İl Kongresi'nde yuhalanması bu değişim sürecinin ve gerilimin bir parçası. Bu aşamada Kemal Kılıçdaroğlu istediğini elde etmiş ve partiye delege ve teşkilat açısından hakim olmuş görünüyor. 17-18 Temmuz'da yapılacak olağan kurultaya Kılıçdaroğlu rahat gediyor.
Bu sürecin ikinci adımı ise değişimi tek merkezden yürütmek. Bunun anlamı, CHP'de farklı çalışma gruplarında hazırlanan rapor ve öneriler tek merkezde yani Kemal Kılıçdaroğlu'nda toplanıyor. Kılıçdaroğlu bunu ilgili gördüğü dar bir çevre ile paylaşarak son halini veriyor ve gerektiğinde kamuoyuna açıklıyor. Bu sürecin doğal bir sonucu olarak parti içindeki farklı görüşler giderek marjinal hale gelirken aykırı sesler birer parti içi muhalefete dönüşüyor ve parti içinde öyle algılanıyor.
Nitekim Kürt sorununun çözülmesi için başlattığı girişim kapsamında Başbakan Erdoğan ile görüşmesinden sonra katıldığı bir TV programında; "Bu süreç genel başkanlığıma mal olsa da dönmeyeceğim" mealindeki açıklaması, kamuoyundan çok parti içine verilmiş bir mesajdır.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun izlediği bu iki güzergâh çelişkili bir tabloyu ortaya çıkarıyor. Bu süreç bir taraftan partiyi bir tek adam partisine dönüştürürken diğer tarafta partinin 'yeni'lenmesi için de bir fırsat yaratıyor. Çünkü bir taraftan partinin geçmiş bagajları, diğer taraftan son iki seçimde parti etrafında oluşan 'zorunlu' yoğunlaşma CHP'de farklı eğilimlerin koalisyonuna yol açmış durumda. 12 Haziran seçimlerde gündeme gelen 'herkesi yakalayan parti' imajı biraz da bundan kaynaklanıyor. Bunun yapı, ancak güçlü lider ve yenileşme ile kırılabilir. CHP'nin bu yolda devam etmesi, bu sürece ayak uyduramayanların otomatik olarak elenmesi anlamını taşıyor. Bunlar tabi ki, ulusalcılar, Kemalistler ve Ergenekon'a yakın isimler. Bu isimlerin de parti içinde muhalefet arayışlarına girdiklerini söylemeye lüzum yok. Ama şansızlıkları şu ki, zamanın ruhu Kılıçdaroğlu'ndan yana.
Bu süreç CHP'yi tek başına dönüştürebilir mi? Zor. Çünkü bu dönüşümü ete kemiğe büründürecek olan 'fikir ve söz'dür. CHP'nin bu yeni fikir ve sözü üretmesinin yolu da parti dışında olan, Türkiye, sol, siyaset üzerine konuşan, tartışan, onların deyimiyle Akil Adamlar ile temas kurmasından geçiyor. AK Parti'nin kuruluşundan bu yan yaptığı ve 2007 seçimlerinde zirve yapan dönüştürücü, etkileyici koalisyonların benzerini bugün CHP başlatmalıdır. CHP, hızla bir Akil Adamlar koalisyonu kurmalıdır. Bu, CHP'nin yenileşme ve dönüşmesi içinde bir tür sigortadır. Bu açıdan bakıldığında bugünkü şartlarda CHP'nin şansı fazladır. Böyle bir süreç sadece CHP'ye katkı sağlamakla kalmaz. AK Parti'ye de, siyasete de, Türkiye'ye de büyük katkı sağlar.
Partideki ulusalcıları, Kemalistleri, Ergenekoncuları vs. düşündüğünüzde CHP'nin yenileşme ve dönüşme yolunda gideceği daha çok yol olduğunu düşünebiliriz. Ama Çin atasözü ne diyor; "Bin millik bir yol tek bir adımla başlar". CHP o ilk adımı atmış görünüyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018