Murat AKSOY
AK Parti'nin Kürt sorununu siyaseten çözme iradesini ve bu süreçte yaşananları artık tüm Türkiye biliyor. 2005 sonunda MİT'in İmralı'da Öcalan ile "çözüm"ü konuşması ile başlayan süreç, belli bir olgunluğa erişinde kamusallaştı. Yani 1 Ağustos 2009'da Demokratik Açılım olarak ilan edilen süreç, üç-dört yıllık hazırlığın sonucu. Hedef ise hem Kürt sorununun siyaseten çözümlenmesi hem de PKK'nın silahlı mücadeleye son vererek, silah bırakması.
1 Ağustos 2009'a kadar olan süreçte ve sonrasında AK Parti siyaseten hem İmralı, hem de PKK'nın Kandil ve Avrupa kanadıyla görüştü. Sonradan ortaya çıkan "Oslo süreci" bu aslında. Başbakan Erdoğan'ın 5 Ağustos 2009'da sorunu siyaseten temsil eden (o tarihteki) DTP Eş Başkanları Ahmet Türk ve Emine Ayna ile görüşmesi legal siyasi hareketin de çözüm sürecine dahil edilmesi oldu.
Elbette bu süreçte AK Parti hiç hata yapmadı demiyoruz ama Kürt sorununu çözmek için kendinden önceki hiçbir siyasi iradenin at/a/madığı adımları attı.
Ancak ne olduysa süreç PKK tarafından önce 2010'daki anayasa değişikliği ve referandum sürecinde ama esas olarak da 2011 başından itibaren kesintiye uğratıldı. PKK'nın özellikle 2011 yılının Mart ayından itibaren çözüm sürecini kesintiye uğratmasının arkasında hiç kuşkusuz Tunus'ta başlayan "Arap Uyanışı" var.
Arap Uyanışı'nın Kürt sorununun çözümü için model olabileceği tezini önce Öcalan 4 Şubat 2011'deki avukat görüşmesinde; "... Demokratik kitle gösterileri de bir özsavunma biçimidir. Örneğin Diyarbakır'da halk, Mısır'daki gibi günlerce sokaklardan ayrılmazsa, taleplerini dile getirirse, işte o zaman barış gelir. Bakın bakalım o zaman AKP kalır mı kalmaz mı, işte o zaman Erdoğan'ın kendisi bu sorunun çözümünü talep edecektir" sözleriyle dile getirse de bundan kısa sürede vazgeçti. Ancak vazgeçmeyen ve süreci "Devrimci Halk Savaşı"na dönüştüren PKK oldu. Gerekçeleri ise "AK Parti, çözüm değil oyalama peşinde".
SİYASİ ÇÖZÜMÜ PKK İSTEMEDİ
Öcalan'ın açıklamasını fırsat bilen PKK içindeki siyasi çözüm karşıtları Mart 2011'den itibaren "sivil itaatsizlik" adı altında "demokratik çözüm çadırları", "sivil Cuma" gibi eylemleri devreye soktular. PKK, bu adımla hem şiddet sürecini yeniden başlatmak hem de seçimlerde BDP'nin daha yüksek oy almasını sağlamayı hedefledi.
Ancak biliyoruz ki, Öcalan 4 Şubat'ta ifade ettiği görüşlerinden vazgeçti ve çözüm süreci devam etti. Hatta Haziran 2011'de "devletle büyük anlaşmanın eşiğine geldik" derken, PKK 14 Temmuz'da Silvan'da, DTK'da bir oldu bitti ile Diyarbakır'da toplanarak "Demokratik Özerklik" ilan ederek, AK Parti'nin beş-altı yıldır sürdürdüğü siyasi çözüm çabasını sona erdirdi.
Bu tarihten sonra AK Parti belki de en son düşündüğü "güvenlikçi politikaları" devreye soktu.
Kabul edelim ki, güvenlikçi politikalar, demokratik çözüm süreci işlemezken sorunu kangrenleştirmekten başka bir işe yaramadı. Bu süreçte gerçekleşen KCK operasyonları da, hukuk kılıfı altında siyasetin alanını daraltmaktan başka bir işe yaramadı. Kürt sorununu konuşan, yazar, Kürt siyaseti ile bir biçimde teması olan herkesin "potansiyel KCK'lı" olma iklimi yaratıldı.
Öcalan, "Diyarbakır'ı Tahrir yapma" çağrısından dönerken PKK neden bunda ısrar etti? PKK'yı hâlâ eylem ve söylemde homojen sayanların, aralarındaki rol dağılımını "iyi polis"-"kötü polis" olarak görenlerin bu soruya cevap vermesi gerekiyor.
14 Temmuz 2011'de Öcalan "Devletle büyük anlaşmanın eşiğindeyiz" derken, Silvan'da PKK, Diyarbakır'da DTK, anlaşma ihtimalini ve Öcalan'ı yok saydılar.
Önceki hafta CHP, Barzani, Leyla Zana, ABD ve yine Murat Karayılan Avni Özgürel'e "siyasal çözüm zamanıdır" derken, aynı günlerde PKK'nın Dağlıca'da Yeşiltaş Karakolu'na saldırı hazırlığında olmasını nasıl açıklayacağız?
Aynı şekilde Leyla Zana, Başbakan Erdoğan ile görüşme talebinin ardından Mustafa Karasu yazıyla; görüşme sırasında Duran Kalkan verdiği söyleşiyle Zana'yı eleştirip PKK'nın silahlı çözümden vazgeçmediğini yazabiliyorlar.
Belli ki PKK içindeki şiddet yanlıları 2011 başından itibaren Öcalan'ın, Karayılan'ın Zana'nın, Türkiye'nin görmediği bir şeyi keşfetmiş olmalılar. Arap Uyanışı'nın Suriye'de yarattığı kaosun kendilerine yeni siyasal alan açtığını ve Kandil'den Suriye'nin Kuzeyi'ne olan bölgeyi denetim altına alacaklarına inanmışlar ya da birileri bunları inandırmış.
SURİYE PKK'YA KALMAZ
Sahi Suriye'de Esed'in ve PKK'nın şansı olabilir mi?
Olası böyle şansın Türkiye'deki Kürtlerin haklarına ne faydası olabilir?
Duran Kalkan Leyla Zana'nın Başbakan Erdoğan'la görüştüğü saatlerde verdiği söyleşide "Kuşkusuz içinde bulunduğumuz süreç bir çözüm sürecidir. Fakat geçmişte olduğu gibi siyasi çözüm süreci değil, askerî çözüm sürecidir. Biz iki yıl önce stratejik değişiklik yaptık. Artık mevcut AKP yönetimi devam ettikçe Kürt sorununun siyasi çözümünün gerçekleşemeyeceği kanaatine vardık. Dolayısıyla da AKP'yi siyasi yenilgiye uğratacak aktif bir mücadele konumuna geçtik, strateji değiştirdik. Devrimci halk savaşıyla AKP siyasetini yenilgiye uğratıp Kürt sorununun demokratik siyasal çözümünü böyle bir direniş temelinde gerçekleştirmeyi öngördük. Şimdi bu temelde mücadele ediyoruz" demiş.
Tüm dünyada şiddet hak arama yöntemi olmaktan çıkarken, PKK'nın bunda ısrar etmesine başta çocukları dağda olan ana-babalar karşı çıkmalı.
BDP'nin siyasete sahip çıkmayıp, PKK'ya silahlı mücadeleye son ver çağrısı yapmadığı ortamda, son umudumuz analar ve babalar çünkü.
twitter: @murataksoy
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018