Mustafa Karaalioğlu
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanması ve belediyeye kayyum atanması herşeyden önce iktidarın yapıp ettiklerine iyimserlik penceresinden bakmanın ne kadar yanıltıcı olduğunu gösterdi.
Neydi o iyimserlik?
Bir… Özer’in evine baskın yapılan sabah saatlerine kadar yeni bir kardeşlik iklimi yaratmak için Öcalan’a af dahil her türlü adımı atarak ülkeyi büyük bir problemden kurtarmaya hazır oldukları kanaatiydi.
İki… Türkiye’de bir daha seçilmişlerin ve onu seçenlerin demokratik hakkına yan bakılmayacağı düşüncesiydi.
Üç… En önemlisi de senelerdin hukuku siyaset mühendisliği için kullanmayı alışkanlık haline getiren iktidarın ve ittifakın artık bundan vazgeçtiği ihtimaliydi.
O kanaatler, düşünceler ve ihtimaller Çarşamba sabahı buharlaştı. Hava eskiyi aratacak kadar bozuldu. İlçesindeki iki oydan birini almış bir belediye başkanını sudan bahanelerle içeri atmak ve sadece kendisinin hak ettiği koltuğuna atanmış bir ismi oturtmak, zaten gerilemekte olan demokrasiyi bir adım daha geri götürdü.
Bu tutuklamanın ciddi siyasi hedefleri olduğu ve bir yönüyle CHP’yi yaftalamak, bir yönüyle de hakkında siyasi yasak davası yürümekte olan İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na istinaf kararı öncesi darbe vurmak olduğu aşikardır. Malum, böyle sansasyonel siyasi tutuklamaların bir taşla çok kuşu hedef almak gibi bir tabiatı vardır. İktidar, Esenyurt olayında da bunu ziyadesiyle gözetiyor. CHP’yi ve İmamoğlu’nu PKK yaftalı bir baskıyla meşgul etmek, yaralamak ve ülkenin asıl önemli problemlerinden uzat tutarak savunmada bırakmak niyeti gizlenemeyecek karar açık görünüyor.
Sır değil, iktidar atmosferin sertleşmesi ve duman bulutunun kalınlaşmasını seviyor ve bundan fayda umuyor.
Asıl kaygı verici olan da budur. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine atfedilen ve kendisinden umulan iyimserlik ve yumuşamaya prim vermeyip, yol ve yöntem olarak sertlik ve güç kullanımından vazgeçmemesidir. Bildiği en iyi siyaset yapma biçiminden vazgeçmeyeceğini göstermesidir.
Esenyurt olayı hedeflenen bir dizi siyasi sonuçlarının yanısıra en başta bunu anlatıyor. Türkiye’de işler bugüne karar olduğu gibi bundan sonra da sınır tanımayan güç kullanımı eşliğinde yürüyecektir. Satır aralarında umut verici cümleler aramak, hal ve hareketlerden iyimser anlamlar çıkarmak faydasızdır. Dün olduğu gibi bugün ve sonrasında da… Cumhurbaşkanı da Cumhur ittifakı da siyaseten yumuşamayı ve dolayısıyla güç kullanımından vazgeçmeyi bir zaaf olarak görüyor. Esasında bunun dışında bir yolla siyaset yapma kaabiliyetinden de uzaklaşmış bulunuyor. İktidarı korumanın, yeniden aday olmanın ve yeniden seçilmenin tek yolu olarak böylesi yöntemlere güveniyor.
MHP Lideri Bahçeli, Öcalan’ı Meclis’te konuşturup, affetmeye varacak kadar sıradışı vaatlerle çıtayı çok yükseğe koymuştu ama Erdoğan, son hamleyle çıtayı gerçek yerine indirdi. Bahçeli’nin tavsiyesine uyup DEM’e yüz vermek şöyle dursun, Kürt siyasetinin izlerini CHP içine kadar takip edecek kadar, eski siyasette kararlı olduğunu ilan etti. Çözüm atmosferi gelişirse, siyasi rakiplerine karşı kullanıma çok elverişli bir enstrüman olan “PKK yaftası”nın işe yaramayacağını farkederek, bunu gecikmeden tedavüle soktu.
Şimdi geriye bir soru kalıyor. Bu yöntemler bir kez daha işe yarara mı? Cevabı CHP’de, Özel’de, İmamoğlu’nda. Oyun, Erdoğan’ın istediği gibi oynanırsa yarar, iktidara kazandırır. Ama, CHP “birinci parti” gibi davranır, yeni bir vizyon ve yeni bir dil ile hamle edip siyaset kurarsa tam tersi olur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025