Mustafa Karaalioğlu
Siyasetin konusu olan her şey; siyaset yapmanın tabiatı gereği ait olduğu sektörün gerçeklerinden uzaklaşmaya mahkumdur. Küçük ya da büyük herhangi bir mesele siyasi tartışma alanına düştüğünde artık konunun gerçekliği değil siyasal güçlerin bilek güreşi başlar. Çoğunlukla da oradan sadra şifa netice çıkmaz…
Mesele, siyaset sınıfının, medyanın, sivil örgütlerin, akademinin ve sokağın müşterek maharetiyle mümkün olan en az konusu siyasal alana taşıyabilmekte… Her problemin ait olduğu yerde ve sınırlarda tartışılıp karara bağlanabilmesini temin edebilmekte…
Elbette, herkesin bilhassa da politikacıların her istediğini konuşup tartışma hakkı vardır. Ama, aynı zamanda buna karşılık bütün branşlarda insanların, uzmanların ve taraf olanların kendi mesleklerini temsil otoritesi de bir haktır. Eğitimci, doktor, yargıç, savcı, tarihçi, sporcu, sanatçı, itfaiyeci ya da sendikacı kendi meselesine cümle tesirlerden bağımsız olarak hakim olma kabiliyetini korumak zorundadır. Bunu bazen siyasetin gücü karşısında, bazen de medyanın baskısını rağmen yapabilmelidir. Sadece demokrasinin değil, kaliteli, güçlü ve nitelikli bir toplumun gereği budur. Kim hangi sektördeyse, o alanın gerektirdiği standartların hakkını vermekle sorumludur.
En başta da hukuk insanları bu sorumluluğu taşımakla mükelleftir.
***
Türkiye, içinden geçtiği süreçler gereği ağır bir hukuk ve yargı gündemiyle yaşıyor. Bir yandan on yılların terör problemi bir yandan da 15 Temmuz darbe girişimiyle hayati tehlikenin ötesine geçen FETÖ yapılanmasıyla mücadele, yargıyı gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası haline getirmiştir. Adli takip ve davaların seyri, benzeri bir başka ülkede görülemeyecek boyutta yoğun bir yargı mesaisini kaçınılmaz kılmıştır. Elbette, hem teröre hem de devlet içindeki yapılanmaya karşı mücadele motivasyonu aynı zamanda siyasal bir faaliyettir. İktidar ve muhalefet, siyasetin her kesiminin bu motivasyonu üretme mecburiyeti de vardır.
Bununla birlikte ülkenin yargı gündemini daha fazla genişletmenin, daha çok alanı takibe almanın, maksadını aşan adli süreçler üretmenin faydası yoktur. Son günlerde gündeme gelen soruşturmalar dahil olmak üzere, bir süredir atılan bütün sansasyonel soruşturma ve yargılama adımları bunu açıkça göstermiştir. Birçoğu devasa boyuttaki davaları bile gölgede bırakacak gündem mesaisine yol açmış ve hukuk sistemimizi tartışma konusu haline getirmiştir. Yargı gündemi zaten yeterince ağır olan ülkede yeni soruşturmalar, yargılamalar, gözaltılar, ifadeler vs. toplamda hukuk devleti prensibine zarar vermekten başka netice doğurmamıştır.
Beraberinde demokratik atmosfer de zedelenmektedir.
Unutmayalım ki ifade özgürlüğü, sıradan ve genel geçer bir kavram değildir. Gerçek ve sınırları çok geniş bir fikir yelpazesinin yaşamasını garanti etmek zorundadır. Zira, herkesin kabul edeceği fikirler zaten ortak koruma altındadır. Dolayısıyla, ifade özgürlüğü ancak sarsıcı ve şaşırtıcı fikirler sözkonusu olduğunda işlerse anlamlıdır. Susturmak değil konuşturmak, yıldırmak değil tartışmak… Ne kadar çok kızdığımız, sinirlendiğimiz ve keyfimizi kaçıran fikre tahammül edersek o kadar çok güven içinde yaşarız. Bu ülkeyi ve herhangi bir ülkeyi sadece fikir zenginliği geliştirir ve güven içinde yaşatır.
Bu prensibi kaybetmeyelim… Hukuku ve yargıyı sadece siyasetin konusu olmaktan çıkarmakla yetinmeyip, hukuk sektörünün otoritesini sarsacak bütün unsurlardan uzak tutmayı başaralım. Bir demokraside faydası ve gereği tartışılamayacak tek otorite hukuktur…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025