Mustafa Karaalioğlu
Bugün, uzun süredir hepimizi evlere mahkum eden Kovid-19’a karşı başkaldırı günüdür. Eskiye dönüş için bebek adımları atılacak…
AVM’ler ve berberlerden başlayarak o sıkıcı karantinadan çıkıyoruz. Sokaklara dönüyoruz… Bu dönüşün eskisi gibi rahat, sıcak ve samimi olamayacağını; yani elimizi kolumuzu sallayarak yürüyemeyeceğimizi de biliyoruz. Korku bir kere girdi içimize. Dikkat, mesafe, endişe ve izolasyon artık şart…
Yine de başka bir plan mümkündür ve daha güvenli olurdu. Bayrama kadar bekleyebilirdik; hatta son bir hamleyle iki bayram arasında (19 Mayıs ve Ramazan) evde kalabilirdik. Ne kadar sıkıcı olsa da virüsle yakın yaşamaktansa evde kalmak daha küçük bir bedeldi ama açıldı artık kapılar.
Erken veya geç normalleşme arasında salgının kontrolü açısından büyük fark vardır ama bakarsınız bu süreci vatandaş coşmadan ve sakince yürütebilir. Normalleşme, adı gibi normal sürer gider.
Peki, asıl büyük ihtiyaçtan, bitmek tükenmek bilmeyen anormalliğin doğmayan şafağından; malum normalleşmeden ne haber?
Gergin, kutuplaşmış, öfkeli, empatiden mahrum, öfkeyle dolup taşanların normale dönüşü ne zaman?
Hareket eden her karartıya hücum eden, her fikre var gücüyle hamle eden zihnin yatışması hangi vakit?
Fakir fukaraya yardım toplayanı “devlet içinde devlet/paralel güç” olarak yaftalayanların siniri ne zaman geçer?
Kendisi gibi düşünmeyeni, itaatte kusur edeni, her dediğine baş eğmeyeni, “düşman, hain, karanlık odak, dış güç, şu, bu” diye tarif edenin celali hangi mevsim izolasyona boyun eğer?
Normalleşmek, normal olmak, gerilimden kurtulmak sadece siyaset yanlışlarından ibaret değil ki; hepsini saysak başka gerilim olur.
Mesela, ekranlara, sosyal medyaya dadanan tetikçiler ne zaman susup, kaçışır?
Yahut liyakatsiz, ehliyetsiz, seviyesiz kalabalığın, bilgi, akıl, tecrübe, ahlak ve prensip karşısında kükreyen afra tafrası hangi gün kesilir?
Umudu yahut fikri olan lütfetsin…
“Kovid’den sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyenlere baştan itirazım vardı, hâlâ oradayım. Bizim memlekette her şeyin eskisi gibi olacağı aşikar oldu zaten… Kavga bitmek şöyle dursun hız bile kesmedi. Öteki olan daha öteki, beriki olan daha beriki olmaya devam etti; yardım kampanyaları bile renkten renge girdi ve en nihayet asıl tehlikeli olanın muhalefet virüsü olduğunu da duydu kulaklarımız. Tekmili birden eski düzeni koruyoruz; virüs de yıkamadı.
Tabiatımız böyle, hiçbir fırsatın fırsat olmasına müsaade etmiyoruz. Normal olanı, makulü, mantıklıyı, bilhassa da herkes için iyi olacak şeyi kapıdan sokmuyoruz. O yüzden düşman düşman kalmak zorundadır, düşmanlığı bırakma hakkı yoktur.
Virüs zamanlarında bile gördüğümüz ve tecrübe ettiğimiz gibi, bizim kafada olmayanın birlik beraberlik, kardeşlik, dayanışma numaralarını da yutmuyoruz.
Hal böyle... Hal böyleyken, haddimizi aşıp büyük normali talep etmeyi bir kenara bırakalım ve bugün sokakta, berberde, AVM’de dikkatli olalım. Kutuplaşma ve gerilimin ne hali varsa görsün!
Her şeyin başı sağlık, ona bakalım. Dikkat evet ama sadece bir gün değil, belki de sene boyunca hep dikkatli olalım. Olalım da bu illeti yenemesek bile bir köşeye hapsedelim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025