Mustafa Karaalioğlu
Son dönemde bütün seçimlerin, süreçlerin, önemli-önemsiz bütün meselelerin sevk ve idaresinde keskin bir ayrıştırma hattı oluştu, bir türlü dağılmıyor.
Genelde iktidar blokunun dışında ve bilhassa karşısında bulunan siyasi gruplar ve kişiler ötekileştiriliyor. Yerli ve milli kapsamındaki bütün tasnifler gerçekte yerlilik ve milliliğe değil, ayrışmaya hizmet ediyor.
Siyasal dildeki en ağır ifadeler de bu çatışma alanında sarfediliyor.
Herhangi bir sorun, kötülük veya problemin üzerine gidilerken kullanılan dil iktidarın muhalefet üzerine giderken kullandığıyla yarışamıyor.
Ülkenin başında bulunun en büyük problem muhalefetmiş gibi… En sert, en ağır ve en acımasız ifadeler muhalefetin ve özellikle CHP’nin payına düşüyor. Bununla birlikte mesela, en ağır idari önlemler de bir CHP’li olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’na karşı alınıyor. İBB’nin yetkileri ve hatta mülkleri parça parça koparılıp ‘merkez’e aktarılıyor. Yerel yönetimler zayıflıyor, merkez güçleniyor kimin umurunda; iktidar güçlendikten sonra.
Peki böyle yapmakla ve böyle ağır konuşmakla iktidar güçleniyor mu gerçekten? Bu tavır artık işe yarıyor mu artık?
Yerel seçime kadar, CHP ve CHP’ye karşı tavır takınmayan herkesin, her partinin ‘bölücü, hain, zillet, illet vs.’ olarak yaftalandığı; alenen PKK ve FETÖ işbirlikçisi olarak suçlandığı rutini yaşıyorduk. Tamam. Tayyip Erdoğan siyasetinde bilinen bir yaklaşımdır bu. Rakip ve düşman tanımlayıp, bütün gücüyle üzerine gitmek en iyi bildiği yöntemdir. Buna ilaveten başkanlık sisteminin getirdiği büyük sıkıntı gereği CHP’nin merkezinde bulunduğu bloka irili ufaklı herhangi bir eklenmenin olmaması hayati önem kazandığı için saldırı dozu daha da arttı. Son günlerde ise ürkütücü boyutta, malum... Sebebi de malum; yarım puanlık, bir puanlık güce sahip ittifak üyeleri bile seçimin kaderini belirliyor artık.
Ne var ki rakibi ötekileştiren, muhalefeti ağır sıfatlarla yaftalayan siyaset ve siyaset dili yerel seçimde başarısızlığa uğradı. İşe yaramaz oldu, hatta ters tepti. Öyleyse, gerilim ve düşmanlık üreten siyasetin bırakın ülkeye yüklediği ağır yükü siyaseten de artık işe yaramadığı belli olan bu yöntem neden hâlâ terk edilmedi? Muhalefetin ve tabii CHP’nin şeytanlaştırılmasından elde edilecek fayda limiti aşıldı, artık geri dönüyor.
Cumhur ittifakı tabanını konsolide etmekle kazandırdığından daha fazla millet ittifakı ve diğer muhalefet gruplarını iktidarı uzaklaştırmaya hizmet ediyor. Yerel seçimler gösterdi ki gerilim artık iktidarı kazanmanın garantisi değildir.
Şimdi, millet ittifakının bozulması başta İYİ Parti’nin koparılması sonra da Gelecek Partisi, DEVA Partisi ve Saadet’in bu ittifaka katılma veya onunla yakın durma ihtimalini önlemek için CHP’ye karşı yeniden başlayan siyasi saldırının da anlamı olmayacak. Gerilim Erdoğan’ın, cumhur ittifakının ve genel olarak iktidarı oluşturan koalisyon güçlerinin işine yaramaz.
Çok bariz birkaç gerekçeyle. Birincisi, ülke artık bu ‘eski Türkiye’ alışkanlığını taşımak istemiyor. İkincisi, insanlar bıktı bundan.
Üçüncüsü ve en önemlisi ise Türkiye’nin meseleleri o kadar derin ve kaygı verici ki kriz öncesi dönemin rutinleri bugün işlemeyecektir. İlk güçlü sinyal yerel seçimlerdi ikincisi yeni partilerin ortaya çıkışıdır.
Hal böyledir… Yeni bir yol, yeni bir tarz, yeni bir siyaset aramaya niyeti olan varsa vakit varken arasın, derim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025