Mustafa Karaalioğlu
İddialar arttıkça ve bazıları da yol üzerinde doğrulandıkça; yani soru işaretleri çoğaldıkça atmosfere sağır eden bir suskunluk yayılıyor. Mesela sadece Peker’in ithamları değil, sadece SBK’nın karanlık ağı değil, sadece ardı arkası kesilmeyen ihale vesaire hikayeleri değil. Bu bahiste sorulardan kaçmak, iddiaları duymazdan gelmek veya üzerine alınmamak kural haline geldi, anladık. Ama 128 milyar dolara da cevap yok, Gara operasyonunun sorumlusu da hâlâ belli değil ya da emekliye üç beş lira daha az zam vermemek için elektrik veya doğalgaz zammı vermemek için vakit kollamanın da izahı yok. 12’den sonra müzik yasağının da… Yahut Boğaziçi Üniversitesi’nde her gün kendini aşan yasakların da… Dünya alem Türkiye’deki kara para felaketini konuşurken, varlık barışını bir kez daha uzatmanın manası nedir mesela?
Hepsini toplayın ülkede olup bitenlerin izahı yok. İtham edilenler neden korunuyor, akla mantığa aykırı işgüzar kararlar niye alınıyor belli değil. Yapınca oluyor diye “yaptım oldu sistemi”nin etinden, sütünden, yününden yararlanma iştahının bir satır açıklaması yok. Ne var ki sustukça fırtına dinmeyecek. Çünkü bu kez her yerden ağır bir soru çıkıyor. Sadece karanlık ilişkiler patlamıyor, aynı zamanda iktidarın kendi eliyle yaptığı işler de soru üretiyor. Gariptir o işlerin bazıları ortada dolaşan ithamları doğruluyor. Sessizlik için kesinlikle doğru zaman değildir. Problemler önceden de böyle geçiştirildiği için bu kez aynı yöntemin işe yarayacağı umudu şimdiden boşa çıkmış bulunuyor. Bu kez işe yaramayacak… Bunu anlamak için normal zamanlarda kimsenin pek umursamayacağı iddiaların sosyal medyada yüz milyonlar seviyesinde izlenmesini görmek yeterlidir. Malum ifşaatlar sadece sansasyon içerdiği için izlenmiyor. Aynı zamanda iktidarın en sıradan, gündelik kararları ve işleri şüphe uyandırıyor artık. Bu yerel seçimlerden itibaren güçlenen bir dalgaya dönüştü ve dalganın üzerine binen her itham ve iddia daha fazla merak uyandırıyor. Gayet tabii ki cevap gelmedikçe merak artıyor. Merak bir yana, cevap gelmedikçe insanların zihninde en sıradan iddia bile doğru olarak kayda geçiyor.
Güçlü iktidar görüntüsü vermek, kimseyi umursamadan, topluma hesap vermeden, yanlış doğru bildiğinde ısrar etmek değildir. İktidar, hesap verebildiği kadar güçlüdür. Susmak, görmezden gelmek, başını kuma gömerek fırtınanın geçmesini ummak güçsüzlük alametidir. İktidarın gücü veya güçsüzlüğü bir yana, neyin neden olduğunu veya olmadığını bilmek öncelikle toplumun hakkıdır.
En değerli kamu kaynakları buharlaşırken, siyasetçiler, bürokratlar, yargı insanları izah edemedikleri fotoğraflarda dolaşırken kimse hiçbir şeyi üzerine alınmıyor; üstüne bir de aynı kuralsızlık sürüp gidiyor. Türkiye’nin gelip demirlediği yer burasıdır. Aksini iddia edebilmek adına sıralanan bilindik hamaset sözleri, komplo teorileri ve en nihayet “hedefte devlet var” sloganı, ikna edici olmak bir yana durumu daha kötüleştiriyor. İnsanların zihni sarsıcı şüphelerle doluyken, onlara “Ortada büyük oyun var, bu işler sizin bildiğiniz gibi değil” demeye getirmek hatta demek, iletişim stratejisi olarak zerre anlam taşımıyor. Bir iktidarın toplumla ilişki kurarken yapmaması gereken tek şey budur ama gelin görün ki şimdi bundan gayrısı yapılmıyor.
“Kim ne kadar konuşursa konuşsun, biz de o kadar susarız” diye bir yol, yöntem, strateji olamaz. Türkiye’de oluyor. Öyle olduğu içindir ki ülke bir yandan yozlaşarak bir yandan da yozlaşmaya kol kanat gererek her gün değer kaybediyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025