Nuray MERT
Bizde ‘milli kültür’ denilen öteden beri, Cumhuriyet’in kuruluşunu takiben Batı kültürünü benimseme çabasına karşı verilen tepkinin adıdır. Bir taraf, Batı kültürü dayatması yaparken, buna itirazı olanlar da ‘milli’, ‘yerli’ adı altında, derme çatma referanslar üzerinden bir karşı hamle çabasına girdiler. Sonuçta ortaya çıkan, ne Batılı kültür dünyası ne de alternatif olarak farklı bir kültür dünyası inşası oldu. Aslında, ‘kültür’ün tanımı ziyadesi ile tartışmalı, çetrefil bir konudur, şimdilik uzak duralım. Bu arada, halihazırda söz konusu olan tartışmanın ‘evrensel’ ile ‘yerel’(milli) arasında tercih olduğunu düşünmek de yanıltıcı olabilir, zira ‘evrensellik’ iddiasının kendi de tartışmaya açık olmak gerekir. Nitekim, Batı kültürünün, modern çağda kendini ‘evrensel’ olarak kabul ettirmeye çalışması, uzunca bir zamandır, itiraz edilen bir iddia haline geldi.
‘Milli kültür’ ise, daha ziyade ulus kurgulama sürecinin bir ürünüdür. Modern Türkiye’yi inşa etme çabası, bir yandan Batılı kültürü evrensel olarak tanıma çerçevesinde yaşandı, ona karşı muhafazakâr/İslamcı kesimden yükselen itiraz ise, her şeyden önce dini ve daha ziyade, kırsal/yerel kültür ve sembollere sarılma şeklinde tezahür etti. Cumhuriyetin kültür hamlesine itirazın kalkış noktası, sadece Batılı kültür kodları değil, modernleşme sürecinin kendisi idi. Bu sürecin dışarda bıraktıkları ve buna karşı Batılı/modern kültürü yabancılayanların ezici çoğunluğu kırsal nüfustu. Bu kesimin, Osmanlı kültür mirası birikimi ve irtibatı yoktu, olamazdı, zira klasik ‘Osmanlı kültürü’ denilen, bir geleneksel imparatorluk azametinin seçkinci kültür kodları idi. Dahası, Osmanlı seçkin kültürü de, on dokuzuncu yüzyıla gelindiğinde çoktan modernleşme ve onunla özdeşleşen Batılılaşma sürecine girmiş idi.
Şimdilerde, referandum sonrası hayata geçecek olan ‘Yeni Türkiye’ projesi, kendi kültür devriminin hazırlığı içinde, öteden beri ‘Cumhuriyet Batılaşaması’na karşı biriktirdiği itiraz dağarcığından çıkardığı derme çatma referanslar ile, yeniden bir ‘milli kültür’ tanımlamaya çalışıyor. Doğrusu, kültür, aslında hiçbir durumda siyasetten, yani güç ilişkilerinden bağımsız bir alan değildir, o nedenle her yeni iktidar örüntüsü aynı zamanda kültürel hegemonya çabasına girişir. Dolayısı ile Yeni Türkiye inşa girişiminin yeni bir kültür inşası arayışında şaşılacak bir şey yok.
Bu noktada, halihazırda yaşadığımız en önemli sorun, kültürel hegemonya kurma çabasının, kaba bir tekillik ve doğrudan dayatmaya imkân veren bir anlayışla yapılması. Bu tür çabalar tarih boyunca çok acı sonuçlar verdi, en önemli örnek Mao’nun ‘Kültür Devrimi’ hamlesidir. İkinci sorun ise, her ne kadar ‘kültür’ tanımı tartışmalı bir mesele olsa da, sonuçta, doğal hayatı üsteleyen estetik ve felsefi bir iddiaya gönderme yapar, oysa mevcut Milli Kültür hamlesi Batılı modern kültüre kaba itiraz dışında ciddi bir referanslar dünyasına göndere yapmaktan aciz. Osmanlı kültürü, kuşkusuz ‘hat ve tezhip sanatları’ndan ibaret değildi, olsa bile sıradan bir ‘eskiyi ihya’ çabası kültür üretimine fazla katkı sağlayamaz. Diğer taraftan, kültürel miras ve onun estetik dünyasından esinlenmek ‘ben yaptım oldu’ şeklinde gerçekleşebilecek bir iş değildir. Öyle olmadığını görmek için, Milli Şûra’da Cumhurbaşkanı’na sunulan tabloya bakmak yeterlidir.
Nihayet, Milli Şûra’da gönderme yapılan manasıyla ‘kültür’, bırakın estetik ürün vermeyi, her şeyden önce, insanın ‘doğal’ kabalığından kurtulup incelmiş insan davranışlarına yönelmesi iddiasını içerir. En basitinden insan, acı karşısında böğürmeyi aştığı için türkü yakıyor, senfoni besteliyor. Her şeyden önce itişip kakışmayıp dil ile iletişim kuruyoruz; bu dil, itişip kakışmanın sesli bir biçimi olmaktan çıktığı ölçüde gelişiyor ve de insanı geliştiriyor.
Halihazırda ben ortada, bırakın alternatif bir estetik ve değerler dünyası üretmeyi, bu manada bir kültür hamlesi göremiyorum. Gazetelerinde, ‘hergele’ gibi tabirlerden geçilmeyen, ‘ulan’, ‘be’, ‘yav’ gibi ifadeleri, kaba saba şakaları, siyasi diline dolamış bir heyet, hat ve tezhip ustası yetiştirse ne olacak, yetiştirmese ne olacak, diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Bilmiyorum, o ‘Şûra’ya katılan ‘kültür insanları’ bu konularda ne düşünüyor. Durun ben sufle vereyim; ‘argo da bir kültürel üründür’ denilebilir, ama sahi ne zamandır beri lümpen kültür ‘milli’ vasfı kazandı?
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları










































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.11.2025
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024