Oya BAYDAR
Taksim Gezisi’nin örselenmiş, yorgun ama kararlı direnişçileri parka ilk girdikleri günden itibaren, kendilerini bu kadar aşağılanmış hissetmemişlerdir sanırım: Ne çapulcu dendiğinde, ne marjinal ilan edildiklerinde, ne yalanlarla yıpratılmak istendiklerinde, ne de “kaka çocuklara karşı cici çocuklar” ayrımcılığına uğradıklarında... Kurtlar Vadisi’nin baş kahramanı devletin gizli örgütünün ajanı Polat Alemdar’ın Başbakan’la görüştükten sonra yaptığı, bütün haber kanallarında aynı anda ve dakikalarca yayımlanan konuşması, direnişçileri aklıselime davet etmesi traji- komik bir olaydı. Gezi’nin çocukları biber gazını mizaha çevirmeyi becerebildikleri gibi, aktör Necati Şaşmaz’ın dakikalarca süren, ne dediği belirsiz, saçma sapan konuşmasını da tiye alıp kafa bulmayı başardılar.
Şaşmaz’ın konuşmasında en çok geçen sözcük sosyologlar’dı ve anlayabildiğim kadarıyla onlardan doğru yolu göstermelerini istiyordu. Bir de, ülkeye nazar değdiğini, dua edilmesi gerektiğini söylüyordu. Herkesin konuşup fikir beyan etmeye hakkı var tabii, ağzı olan konuşur. Ne mutlu bize; öyle bir başbakanımız var ki, dizi oyuncusu bir vatandaşın yüksek fikirlerini dinlemek için, bu toz duman günlerinde, bir yandan İçişleri Bakanı’na, İstanbul Valisi’ne Emniyetine: gazlayın, dağıtın, 24 saatte bitirin emirleri verirken bir yandan da ağzı olan bu vatandaşa saatler ayırabiliyor. Öyle bir medyamız var ki, Polat Alemdar nam aktörün Başbakan’la görüşmeden çıktıktan sonra ortaya saçtığı zırvaları son dakika haberi olarak, programlarını kesip dakikalarca veriyor. Son derece önemli olaylarda, mesela Kürt sorununa barışçı çözüm önerilerimizi iletmek, vb. konularda, Barış Girişimi olarak Başbakan’la görüşebilmek için yıllarca ne kadar çabaladığımızı, nasıl uğraştığımızı ve cevap bile alamadığımızı düşünüyorum da...Neyse... Demokrasi anlayışını reyting ve sayısal çoğunluk üzerine kurmuş bir siyaset anlayışı, tabii ki bizi değil yüksek reytingli dizinin oyuncusunu dinler.
Kurtlar Vadisi derin devlet dizisidir
Bütün yurttaşların Başbakan’dan randevu talep etme ve görüşme hakkı vardır, olmalıdır. Dizi oyuncusu Şaşmaz da buna dahil, hele de bir zamanlar reyting rekorları kıran, hâlâ da izlenen bir diziyse söz konusu olan. Benim tepkim ve yazı günüm olmadığı halde yazma ihtiyacı duymamın nedeni bu dizinin ve baş kahraman Polat Alemdar kişiliğinin neyi îma ettiği ve hangi misyona sahip olduğu. Kurtlar Vadisi Ocak 2003’te gösterime girerken “Bu bir derin devlet ve mafya dizisidir” sloganıyla başlamış, böyle tanıtılmıştı. Tarihe dikkatinizi çekmek istiyorum: Devlet içi çetelerin, Ergenekon’un güçlerini pervasızca hissettirdikleri günler; Balyoz, vb. planlarının yapıldığı günler. Çiçeği burnunda AKP hükümetinin ve Erdoğan’la birlikte partinin yok edilmesine çalışıldığı günler.
Başlangıçta ülkenin o dönemdeki atmosferinden ve şiddetten yararlanıp reyting sağlamayı amaçladığı anlaşılan dizi, her yeni bölümüyle vesayetçi- darbeci militarist odakların psikolojik harekât aracına dönüşerek sürerken 2005 Martı’nda Kıbrıs’ta çözümsüzlüğün baş mimarı ve Türk derin devletinin en muteber adamlarından Rauf Denktaş dizide zuhur etti (73. bölüm). O günlerde, AKP’nin yapıcı Kıbrıs politikasına karşı darbeci-vesayetçi ulusal kesimler amansız bir mücadele veriyorlardı. Denktaş’ın baş danışmanı Mümtaz Soysal’ın o günlerdeki yazılarını, beyanatlarını hatırlamak yeter. Dizinin bu bölümünde senaryo icabı önemli karakterlerden ve derin devletçilerden biri olan Doğu Bey Kıbrıs’a Denktaş’la görüşmeye gidiyor ve Denktaş “Kıbrıs’ın Türk dünyasına mesajı adı altında” bir televizyon dizisinde mümkün olamayacak uzunlukta, dakikalarca süren bir metni okuyordu. O günden sonra, devletçi-darbeci-ulusalcı mesajlar her bölüme ustaca yerleştirilmiş şekilde daha bir belirgin hale geldi. Dizinin hangi misyonun taşıyıcısı olduğu ayan beyan çıktı ortaya.
Devlet Şiddeti ve Kürt Düşmanlığı
Dizinin yeni bir bölümü 2007’de Kurtlar Vadisi-Terör başlığıyla gösterime girdiğinde, içerdiği şiddet, özellikle de Kürtler üzerinde şiddet ve karalama yüzünden daha ilk bölümüyle o kadar çok tepki aldı ki, RTÜK diziyi ikinci bölümden sonra yayından kaldırttı. O günlerde, Diyarbakır’dan dönerken bindiğim uçakta özel timden olduklarını sohbet arasında öğrendiğim, çoluk çocuklarıyla izne giden aileler vardı. Özel Timci babalar ve küçük oğulları, Kurtlar Vadisi ve Polat Alemdar’lı tişörtler giymişlerdi. Yanımdaki koltukta oturan pek sevimli bir oğlan çocuğuna Kurtlar Vadisi’ni neden sevdiğini sormuştum, aldığım cevap: “Polat Alemdar bütün Kürtleri öldürecek, teröristleri haklayacak da ondan” olmuştu. Çocuktan al haberi; mesaj buydu, algı buydu. Ve bu algı milyonlara zerkediliyordu.
Uzatmaya gerek yok, Kurtlar Vadisi dizisi (ve filmleri), K.V. Pusu, K.V. Irak, K.V. Gladio, K.V. Filistin... diye sürüp gitti, hâlâ da gidiyor. Başbakanımızın değerli desteğiyle Kurtlar Vadisi-Gezi de yakındadır herhalde.
Necati Şaşmaz’la kötü bir aktör olması ötesinde bir sorunum yok. Ama kendisini figür haline getiren Polat Alemdar’la, başta devlet şiddeti olmak üzere şiddetin her türüne karşı olanların, neyse ki artık beli epeyce kırılmış darbeci-vesayetçi-devlet tapınçlı zihniyetle mücadele edenlerin, barışçıların, özgürlükçülerin büyük sorunu var. Kurtlar Vadisi ve Korkmaz Alemdar karakteri, bu ülkede kitleleri şiddete, ayrımcılığa, savaşçı-çatışmacı psikolojiye yöneltmede önemli rol oynadılar. Ulusalcı, faşizan, çatışmacı refleksleri kaşıyıp yaygınlaştırdılar. Dizi, misyonunu başarıyla yerine getirdi, şimdi devran değişince de reklamını Başbakan’a yaptırmayı başardı.
Vadi’nin kurtlarından medet umuyorsanız...
Başbakan’ın Vadi’nin kurtlarından medet umduğunu görmek hazindi. O pek cin danışmanları, akıldaneleri, iktidarın başını iyice ağrıtan Gezi direnişine karşı psikolojik harekâtta Necati Şaşmaz’ı kullanmayı önermişlerdi anlaşılan. Bir şeyi düşünmemişlerdi: Buram buram derin devlet kokan bu televizyon oyununun tam da savaştıklarını söyledikleri siyasetin ve zihniyetin taşıyıcısı olduğunu. Bir de barış sürecinin gerçek destekçilerinin Kürt sorununda ve bütün sorunlarda devlet adına şiddeti meşrulaştıran Polat Alemdar çözümlerinden hiç hoşlanmadıklarını...
Tayyip Erdoğan’ın, güç gösterisi peşinde olduğu şu günlerde Kurtlar Vadisi’ne sığınması krizi yönetme zaafının ilanıydı aslında. Ona bu aklı kimler verdiyse yanlış vermiş. Bir de hafta sonundaki AKP mitinglerinde Necati Şaşmaz’ı konuşmacı yaparlarsa tadından yenmez!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024