Oya BAYDAR
Soran yok ama yine de söyleyim: Bir HDP/DEM Parti seçmeni ve destekçisi olarak İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı seçiminde oyum Ekrem İmamoğlu'na.
DEM Partili arkadaşlarım, İstanbul adayı sevgili Meral Danış Beştaş, yüreğimdeki yeri biraz da oğlum gibi olan Selahattin Demirtaş kızmasınlar, alınıp gücenmesinler. Gerekçelerimi sıraladığımda -yüksek sesle olmasa da- belki içlerinden bana hak verirler.
Çizgi: Tan Oral
Gücünü ölçmek ve ispatlamak DEM'in hakkıdır
Öncelikle: Her siyasî hareket gibi Kürt siyasî hareketinin öncü partisi DEM Parti'nin de seçmen nezdindeki gücünü ve desteğini göstermek, bağımsız varlığını ispatlamak hakkıdır. Seçimler bu gücün ve desteğin ölçüldüğü alanlardan biri, hatta en önemlisidir. Öte yandan, Kürt halkının / seçmeninin eşit yurttaşlık ve hak mücadelesinde en ağır baskılara maruz kaldığını, temsilcisini büyük ölçüde HDP / DEM Parti'de bulan Kürt siyasî hareketinin kriminalize edildiğini, şeytanlaştırıldığını, kayyum uygulamalarından keyfi tutuklamalara kadar her türlü hukuksuzlukla, adaletsizlikle mücadele etmek zorunda kaldığını hatırlatmaya bile gerek yok. Bu mücadelede, -bırakalım İslamo Faşist tandanslı Cumhur İttifakı'nı ve diğer ırkçı faşist odakları- başta ana muhalefet partisi CHP olmak üzere kendilerini solda konumlayan muhalif partilerin de, genlerine sinmiş Kürt fobisinden, iktidarın "terör=PKK= Kürt siyasî hareketi" şantajından tümüyle kurtuldukları söylenemez.
Bu yüzden, tabanın "edi bese!" çığlığına kulak veren DEM'in, yerel seçimlere kendi adaylarıyla girme kararını baştan beri doğru buldum.
2023 seçimlerinin artçı şokları herkesi sarsıyor
14 Mayıs - 28 Mayıs seçimlerinden sonra muhalefet partilerinde yenilmişliğin tetiklediği, seçmene de yansıyan bir deprem oldu. Şimdi yerel seçimlere giderken, siyasî partiler bu depremin artçı şoklarını yaşıyorlar. İrili ufaklı muhalefet partilerinin tümünde tartışmalar, istifalar, küskünlükler, parti içi kargaşa, oy hesabına odaklanmış ilkesiz politikalar, seçimlere birkaç gün kala bile sürüyor.
Genel seçimlerin ardından yazdığım bir yazıda, mevcut bütün siyasî partilerin önümüzdeki dönemde büyük değişim geçireceklerini, kimilerinin yok olacağını, kimilerinin birleşeceğini, kimilerinin bölüneceğini, Türkiye siyasetinin büyük ölçüde yeniden dizayn edileceğini, Kürt siyasî hareketinin de bu gelişmelerin dışında kalamayacağını söylüyordum. Genel seçimlerden 10 ay sonra gerçekleştirilecek yerel seçimler bu süreci hızlandırdı.
Aynı yazıda, "HDP/DEM Parti, Kürt hak ve özgürlük hareketinin bölgesel mücadele örgütü olmakla mı yetinecek, yoksa doğusuyla batısıyla demokratik Türkiye'nin itici gücü, bir zamanlar Demirtaş'ın deyişiyle 'Ortak vatanda ortak yaşam'ın Türkiye Partisi mi olacak?" diye de soruyordum.
Bu temel sorunun cevabı henüz açık seçik verilememiş gibi geliyor bana. Başta da yazdığım gibi bu izlenimi Parti'nin her yerde aday çıkarma kararı yüzünden, ya da kimi CHP'liler gibi, oylarımızı bölüyorlar kaygısıyla değil, son iki ayın gelişmelerini yakından izleyerek edindim.
Benim mi kafam karışık DEM Parti'nin mi?
Birkaç ay önce, Başak Demirtaş İstanbul Büyük Şehir adaylığına talip olduğunu açıkladığında, önüne gelenin DEM Parti ile ilgili bilir bilmez konuştuğu, abuk sabuk, hatta düşmanca yorumlar yaptığı sırada, "DEM Parti'yi biraz rahat bıraksak" diye yazmıştım. Şimdi ben de dışardan gazel mi okuyorum?
Öncelikle pek dışardan sayılmam, en azından DEM seçmeniyim, taban deyince sadece Kürtler kastedilmiyorsa, ben de, benim gibi düşünen pek çok arkadaşım da tabanız. Oyum hiçbir zaman "ödünç oy" olmadı, Demokratik Cumhuriyet'in inşasının temel unsuru olarak gördüğüm bir siyasî çizginin aslî yandaşı ve destekçisiyim.
Ancak, yerel seçimlere doğru giderken DEM'den gelen kimi açıklamaları ve kararları anlamakta güçlük çekiyorum. Bu durum, Başak Demirtaş'ın adaylık açıklamasıyla başladı, bugüne kadar sürüyor. Bu açıklamanın ardından adaylığın geri çekilmesi, yerine başka adaylar gösterilmesi; Selahattin Demirtaş'ın ve DEM'in konuya ilişkin, şifrelerini çözmekte zorlandığım, bence ikna edici olmayan açıklamaları; aynı dönemde Leyla Zana'nın uzun sessizliğini bozup Erdoğan'a yeni bir çözüm süreci çağrısı, Demirtaş'ın, Ahmet Türk'ün çözümün ana muhatabının Erdoğan olduğu, "yaparsa o yapar" mealindeki sözleri…
Kuşkusuz benim bilmediğimiz temaslar, taktik ve stratejik hesaplar vardır diye düşünürken, Leyla Zana'nın "1 Nisan'dan sonra bir çözüm süreci başlayacağı, 1 Nisan'ın müjde günü olacağı" sözlerine karşılık Parti'nin Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları'nın "AKP Kürt halkına 1 Nisan sonrası için hayal satıyor," demesi, son olarak da aklına, fikrine, vicdanına güvendiğim sevgili Gültan Kışanak'ın "Muhalefet Kürt sorununda iktidarın çizdiği sınırlar dışına çıkamıyor," dedikten sonra, "Seçimden sonra yeni bir sürecin başlama ihtimali çok zayıf. AKP iktidarının bize ne yaşattığını biliyoruz," diye eklemesi…
Sadece birkaçını aktardığım bu beyanlarda, vurgunun veya önceliğin şu veya bu düşüncede olmasını aşan, -hadi çelişki demeyim- bulanıklık yok mu? Benim yaşlı kafam mı karışık, Kürt arkadaşlarımınki mi? Derin devlet dayanaklı AKP-MHP koalisyonundan nasıl bir çözüm umudu devşirileceğini, verilmiş sözler varsa bile Erdoğangillere nasıl güvenileceğini anlamakta güçlük çekiyorum. (Ben 2010 Anayasa referandumunda bir kez güvendim, acısı hâlâ burnumda.) Üstelik iktidarın Rojava ve Kuzey Irak'tan Kürt siyasetini, Kürt varlığını silmeye, Kürt halkının kazanımlarını tasfiye etmeye yeminli olduğu, bölgede 40 kilometre derinliğe inecek yeni bir kara harekâtı planlandığı bilinirken...
Bu amacın izleyicilerinin, bu planların sahiplerinin Kürt halkının haklı taleplerini nasıl karşılayacakları, nasıl bir barış getirecekleri benim için muamma. Bilenler varsa açıklamalılar.
İstanbul'da oyum neden İmamoğlu'na?
Bu yazının asıl amacı, İBB başkanlığı için oyumu neden İmamoğlu'na vereceğimi açıklamaktı. Yukarda kısaca anlatmaya çalıştığım düşünce kırıntılarını paylaşmadan bu kararımı gerekçelendirmem güç olacaktı.
Hemen söyleyim: Tekadam'ı ve rejimini güçlendirecek her türlü söylem ve eylem benden uzak olsun. Rejimin niteliğini hesaba katmadan Erdoğan'a umut bağlamak da herkesten uzak olsun.
DEM Parti'nin sadece doğuda değil batıda da aday çıkarma kararını parti açısından doğru bulduğumu, desteklediğimi yazmıştım. Bunun tek istisnası olmalıydı: İstanbul.
Seçimlerin matematiği vardır. Herkes biliyor ki, İstanbul Büyük Şehir'de DEM Parti adaylarının seçimi kazanma şansı yok. İki aday var ortada; Kurum ve İmamoğlu. Deriniyle sığıyla devleti ve iktidarı arkasına almış Kurum ile İmamoğlu arasında, büyük ihtimalle az fark olacak. (Belki halkın sağduyusu yine devreye girer de fark yüzbinlerle olur!) İstanbul Büyük Şehir'de İmamoğlu'na verilmemiş her oy Cumhur İttifakı'na, özünde Erdoğan'a gidecek.
İktidarın adayının kazanması Kürt siyasî hareketinin yeminli düşmanı, ayrımcı, savaşçı, faşizan tek adam rejimini güçlendirecek. İmamoğlu'ndan sakınılan oylar onların psikolojik üstünlük sağlamasına, önümüzdeki dönemde ülkeyi yıkıma sürükleyen politikalarını daha da pervasızca uygulamalarına yol açacak. Öte yandan hepimizin bildiği gibi İstanbul sadece bir mega kent değildir, aynı zamanda büyük bir ekonomik kaynaktır. Erdoğan'ın İstanbul'u ne pahasına olursa olsun kazanma hırsı, iktidarını perçinlemek kadar o kaynakların Hizbullahçılara, Menzilcilere, tarikatlere, cemaatlere, müteahhit çetelerine, savaşın finansmanına akıtılmasını sağlamak içindir.
Öte yandan, devlet partisi CHP'nin tarihsel toplumsal günahlarının Ekrem İmamoğlu'na yüklenmesi de birikmiş haklı öfkelerin yanlış hedefe yöneltilmesi gibi geliyor bana. İmamoğlu'ndan hoşlanmayabiliriz, beğenmeyebiliriz, yetersiz bulabiliriz; ama karşısındaki aday Türküyle, Kürdüyle bunca yıldır çektiğimiz zorlukların, acıların, haksızlık hukuksuzluğun parçası olan biriyse, bizzat Tekadam'sa, üstelik de bu kenti yönetecek hiçbir vasfa, ehliyete sahip değilse duygusal nedenlerle oyumu kazanamayacağı açık olan başka bir adaya yönlendirerek heba etmekten kaçınırım.
Yerel seçimlerde, bir partinin gücü esas olarak il ve ilçe idare meclislerinin aldığı oylarla ölçülür. Bu yüzden de kendi ilçemde oyumu DEM Parti idare meclisi adaylarına vereceğim.
Özetle: başlıktaki gibi, desteğim DEM Parti'ye, Büyük Şehir'de oyum İmamoğlu'na.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları




















































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024