Oya BAYDAR
Yazı günüm falan değil, haftada bir yazıyı zar zor yazıyorum zaten. Ama artık dayanamıyorum. Bu bir yazı değil: bir öfke, isyan, utanç çığlığı.
Birkaç gündür, adı Türkiye Büyük Millet Meclisi olan o yerde, bütçe görüşmeleri adı altında saygısızlık, küfürleşme, terbiyesizlik, vicdansızlık yarışı yapılıyor. Bugünün işi değil zaten; gün geçmiyor ki bir milletvekili, bir bakan, bir parti yöneticisi ve bizzat Başbakan saldırgan üsluplarla, saygısız sözcüklerle, kimileri küfürlerle birbirlerine -ve hepimize- saldırmasınlar. Gün geçmiyor ki yüzkızartıcı üsluplarının hedefi olmayalım.
Kamer Genç adlı CHP milletvekili adamın Japonya Büyükelçiliği’nde Emine Erdoğan’a sözlü saldırısının ve saygısızlığının üzerinden ay geçmeden; aklı başında, vicdan ve izan sahibi herkesin kanını donduran sözler önceki gün Meclis’te BDP milletvekili Sırrı Sakık’ın ağzından çıktı. Oğlunu bir terör saldırısında yitirmiş AKP milletvekili Oya Eronat’a “Sen sus be, acısının keyfini çıkaran kadın!” diye bağırması hepimizin yüreğini delip geçti. Ertesi gün sıra Başbakan’daydı, CHP’li milletvekillerine “terbiyesizler” diye bağırdı. CHP milletvekili Muharrem İnce ile AKP milletvekili Zeyid Aslan bu zarif üsluplara tüy diktiler. İnce, Zeyid Aslan’a sinkaf ederken; öfke kontrolu tedavisi gördüğü belirtilen Aslan, “Seni g...nden si...rim” diyerek kolay egale edilemeyecek bir skor kaydetti.
Bunlar sadece son örnekler ve bu adamlar milletvekili; yani milleti, yani sizi, beni temsil ediyorlar. Yani Tayyip Bey’in çiğneye çiğneye sakız ettiği milli iradenin temsilcileri. Ve en önemlisi, hangi partiden hangi görüşten olurlarsa olsunlar, yok aslında birbirlerinden farkları. Saygısızlık, edep dışı üslup, vicdansızlık ve özürsüzlük tümünün ortak özellikleri.
Çelebi tavrı, duygusal yaklaşımları, uzlaşmacı görünüşüyle Sırrı Sakık özürsüzlüğün çerçevelenip duvara asılmayı hak edecek son örneği. Ağızdan kaçan laflar, sarhoşlukla söylenen sözler, aslında insanın özünü yansıtır; ama hiç değilse ardından bir özür mümkündür. İçten dilenen özür insanın kendisini de değiştirir, arındırır. Sakık özür dilemeye bile yanaşmayarak; estek köstek, ama o da şunu yapmadı, bunu yapmadı, diyerek sadece bir kadın milletvekiline değil, hepimize: evlat acısı olan bütün kadınlara, benim gibi son seçimlerin tümünde partisine ya da partisinin adaylarına oy vermiş olanların tümüne hakaret etti, tümünü incitti.
Birbirlerini sinkaflayan o iki adam -sözde vekillerimiz- hepimizi, bütün milleti sinkaf ettiler. Konumundan istifade ederek hakareti, saygısızlığı, aşağılamayı “hitabet sanatı” diye yutturmaya çalışan Başbakan sadece muhalefeti, sadece siyasal karşıtlarını değil, her gün, hepimizi rencide ediyor.
Abdullah Öcalan’a “sayın” demek suçtu yakın zamana kadar. Peki bu adamlara sayın demek suç değil mi? Öküzün altında buzağı arayan, TV programlarına genel ahlaka aykırı, gençlere ve çocuklara kötü örnek diye cezalar yağdıran RTÜK asıl Meclis’teki görüşmeleri engellemeli ki toplumun ahlakı ve ruh sağlığı bozulmasın.
Hayır! Yukarda adı geçen kişilerin sadece son örnekler olduğu bu adamlara, bu zihniyete, bu özürsüz terbiyesizliklere müstahak değiliz. Bunlara katlanmak zorunda da değiliz. Önümüzde seçimler var. Küfürbaz, vicdansız, saygısız, üstüne üstlük özürsüz milletvekillerine en ağır cezaları vermeyen, yaptıklarına göz yuman, binbir mazeretle savunmaya çabalayan, marifetlerini kedi pisliğini örter gibi örten partileri oylarımızla tehdit ve terbiye etmeliyiz. Bu vekilleri reddetmeliyiz. Hangi partiden, hangi ideolojiden olduklarının hiç önemi yok. Bu noktada partiler, ideolojiler, kanatlar sadece teferruattır. Başbakan da olsa, bakan da, milletvekili de, parti yöneticisi de olsa, Meclis’in saygınlığını yerle bir eden, halka saygısız sözlerin, söylemlerin, davranışların temsilcilerini içinden ayıklamayan partilerin yönetimleri de yerlerini hak etmeyen bu kişiler kadar sorumludur
12 Eylül faşist darbesinden sonra dönemin en cesur, en namuslu çıkışlarından biri olan Aydınlar Dilekçesi’ni imzalayanlar sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanırken, sanık sandalyesinde oturanlardan biri olan Profesör Gençay Gürsoy, Kenan Evren’i ve darbecileri kastederek “Bunlarla aynı çağda yaşadığım için utanç duyuyorum” demişti. Ben de millete, Meclis’e, kadına, acıya, fikre, hayata, insana saygısız bu kişilerle aynı havayı, aynı coğrafyayı, aynı meclisi paylaştığım için acı ve utanç duyuyorum.
Ne Türkiye halkları, ne ben, ne siz; hiçbirimiz bu düzeye müstahak değiliz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024