Oya BAYDAR
Küçük dağları ben yarattım havasıyla yüksek perdeden konuşan, gerekli gereksiz güç gösterisi yapan, ikide birde kendini öven, pazu şişirip kahramanlık taslayan, en küçük eleştiride öfkeden kuduran, dört yana tehditler savuran, şişkin ego’lu insanlar vardır. Hepimiz tanırız böylelerini. Sevimsizdirler, çoğunlukla gülünç olurlar, iktidar sahibi iseler saygı, sevgi değil korku yaratırlar. Burunlarının ucunu görmez, gerçeklikten koparlar, “benden büyük Allah” duygularıyla kendilerinden memnun yaşarlar. Ama içten içe, bilinç altlarında, kim olduklarını bilirler ve gerçek kimliklerini ortaya dökecek, açığa çıkaracak her şeyden korkarlar.
Böyle insanlarda büyüklük/ üstünlük kompleksi (complexe de superiorité) var, deriz. Psikolojide tanımlanmış, bilinen bir kişilik bozukluğu, ciddi bir ruhsal arızadır. Ne var ki büyüklük kompleksi olarak tanımlanan durum, aslında aşağılık kompleksinin (complexe d’infériorité) sonucudur. İnsanın çocukluğundan itibaren yaşadığı kötü durumlar, maruz kaldığı aşağılayıcı muamele, evde, sokakta, toplum içinde önemsizleştirilmesi, uğradığı haksızlıklar, karşı koyamadığı şiddet, vb. sonucunda kendini yoksun, yetersiz, aşağı hissetmesi -kuşkusuz karakter yapısına da bağlı olarak- kişiyi örseler, özgüvenini aşındırır. İçinde bulunduğu durumu dışarıya karşı büyüklenerek, üstünlük taslayarak aşmaya çalışır. Hele de kişi (ler) herhangi bir iktidar konumuna yükselmişse, aşağılık kompleksi büyüklenme olarak tezahür eder.
Bu tipler; güçlü görünmek, güçlü imajı vermek, güçlü olduklarına kendilerini ve çevreyi inandırmak için çabalayıp dururlar.
Güçlüyüz demekle güçlü olunmaz
Ülkemizi kasıp kavuran, benzerini daha önce yaşamadığımız yangınlar karşısında, doğal yaşam, vatan, insan, can sevgisiyle dolu yüreklerden kopan “Help Turkey” feryadı devleti güçsüz, iktidarı çaresiz gösterdiği gerekçesiyle suç sayıldı, feryadı paylaşanlar hakkında kovuşturma açıldı. Ne teröristlikleri, ne vatan hainlikleri, ne devlet yıkıcılıkları kaldı.
Özgüvene sahip, gerçekten güçlü hiçbir ülke, hiçbir devlet, hiçbir iktidar afetler karşısında yardım istemeyi güçsüzlük saymaz. Yine, gerçekten güçlü hiçbir devlet, hiçbir iktidar ben güçlüyüm diye yırtınmaz, gereğinde yardım istemekten kaçınmaz. Bu onun güçsüzlüğünün değil gücünün, kendine ve halkına güveninin işaretidir.
Güçlü ülke, güçlü devlet ne demektir?
Yedi düvele horozlanan, ayağı her sürçtüğünde, her derin bunalımda “bizi kıskanan” gerçekten güçlü ülkeleri sorumlu gösterip düşmanca söylem geliştiren, komşularını silahla, kaba kuvvetle tehdit eden, bölge gücü olma ham hayaliyle yayılmacı politikalar uygulayan, kendi halkı yoksullukla, salgınla, türlü dertle mücadele ederken parasını, servetini nüfuz siyasetine harcayan bir iktidar güçlü müdür?
Kılıcın akla, bilime, insanî değerlere üstün olduğu; savaşkanlığın, şiddetin, kan dökmenin, doğa talanının, mutlak erkek egemenliğinin toplumsal norm ve erdem sayıldığı ortaçağda (çok uzağa gitmeyelim, günümüzde IŞİD, onun türevi Taliban, vb.) gücün ölçüsü buydu. 21. Yüzyılda, bu zihniyet dünyanın çeşitli yerlerinde, en geri ve yoksun toplumlarda şu veya bu ölçüde hâlâ sürse de, evrensel normlar ve değerler farklılaştı. Bir ülkenin, bir devletin gücü ve saygınlığı artık farklı ölçütlere vuruluyor.
Bütçesinin ağırlıklı bölümünü savaşa, savaş sanayiine, sınır ötesi maceralara ayıran; kalkınmayı, ormanı, suyu, toprağın altını üstünü talan etmek olarak anlayan; “inşaat ya Resulullah” zihniyetiyle, nerede boş arsa görse, -boş değilse bile yakıp yıkıp boşaltarak- orayı betonlaştırmanın ekonomik büyüme olduğuna inanan; hacıağa görgüsüzlüğü ile, itibardan tasarruf olmaz zihniyetiyle saray üstüne saray yaptıran; göçmenleri, sığınmacıları, yani insanı şantaj unsuru olarak gören bir iktidar güçlü müdür?
Gücü parada, gösterişte, lafta arayan; itibarın ölçüsünün Cumhurbaşkanlığı’nın uçak filosu, saraylardaki o ayıp düzeyinde zevksiz yaldızlı mobilyalar olduğunu sanan (Sayın Erdoğan ile Merkel’in saraydaki bir görüşmelerinde oturdukları koltuklar aklıma geldikçe utanıyorum); toprağı ancak arsa olup inşaata açılınca vatan sayan; doğal yaşamı, canlıyı, hayvanı kırmızı et, beyaz et olarak değerlendiren bir iktidar güçlü müdür?
Kimse alınmasın, gücenmesin ve de kusura bakmasın, günümüz dünyasında bu zihniyetin hâkim olduğu ülkeler güçlü sayılmıyor. Geleceğin dünyasında ise esâmileri bile okunmayacak.
Devlet kurumları işlemez olduğunda sistem çöker
Yazının başından beri “devlet” değil “iktidar” sözcüğünü kullanıyorum. Çünkü siyasi iktidarların, kurum ve kuruluşlarıyla kurulu düzeni (establishment) temsil eden devletten görece bağımsızlıkları vardır. Ne ki günümüz Türkiye’sinde, AKP-MHP ortaklığında devletle parti(ler) iç içe geçmiş, otoriter/totaliter rejimlerde benzeri görülen parti-devlet modeli kurulmuştur.
Bu modelde, siyasi iktidarın yukarıdaki paragraflarda değinmeye çalıştığım zihniyeti, yönetme tarzı, iç ve dış siyaset çizgisi olduğu gibi devlet kurumlarına yansımaktadır. Devlet, kimi ideolojik saplantı sahiplerinin sandığı gibi kutsal bir varlık, insan üstü bir kavram değil, bir kurumlar ve kuruluşlar bütünüdür. Bu kurum ve kuruluşlar yasal çerçevede işlemez olduğunda, her türlü yolsuzluğun, yağmanın, talanın, suçun yuvası haline getirildiğinde devlet denilen şey; kimilerinin tapındığı, kimilerinin hukuksuzluğa, zorbalığa, milleti soyup soğana çeviren yolsuzluklara kalkan olarak gördükleri, suçlarını gizlemek için arkasına sığındıkları bir aygıta dönüşür.
Afetler, felaketler devlete ayna tutar
Doğal afetler, felaketler, savaşlar, toplumsal sarsıntılar devletin yapısını, direncini, gücünü test eder; hamasi nutuklara, tehditkâr söylemlere, kitlelerin gözünü boyamaya yönelik süslü püslü yalanlara, algı operasyonlarına gerçeğin aynasını tutar.
Sözü uzatmaya gerek yok. Son yangın felaketinin aynadaki yansıması: lime lime dökülen, içinden çürümüş, en basit bir eylem planına sahip olmayan, kriz yönetiminin “k”sından habersiz, cehaletle sorumsuzluğun kol kola gezdiği bir yapıydı. Halk, kralın (devletin de diyebilirsiniz) çıplak olduğunu bu son felakette apaçık gördü, henüz tam kavrayamayanların da yüreklerine kuşku, kafaların soru işaretleri düştü.
“Help Turkey” diyenleri hain ilan etmelerinin, hesap soranları zorbalıkla, tehditle susturmaya, geriletmeye çalışmalarının, devleti güçsüz gösteriyorlar diye bağırıp çığırmalarının, gerçekleri dile getirenlere, gösterenlere saldırmalarının nedeni bu işte.
İktidarın psikolojisini kavrayabilmek için yazının başına dönelim ve şöyle özetleyelim: Kendine güvenli ve güçlü olan “ben güçlüyüm” diye bağırıp durmaz; üstünlük/büyüklenme kompleksi aşağılık kompleksinin tezahürüdür; iktidar devletin bütün kurum ve kuruluşlarını dağıtmış, çürütmüştür.
Son söz: “Help Turkey”nin gerçek muhatapları, yabancılar falan değil bizleriz; doğayı, canlıyı, insanı, hakkı hukuku korumak için, yeni bir dünya, yeni bir Türkiye kurmak için seferberliğe hazır olan hepimiziz. İş ki birleşip sesimizi yükseltelim. İş ki kendilerini muhalefet cephesinde görenler büyük felaketi oy kazanma fırsatı olarak görmek yerine milyonların sesine kulak versinler!
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
























































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024