Sanem ALTAN
‘Her seçim bir kaybediştir’
28.12.2014
1706
“Sevmeden sevilmek, dokunulmadan dokunmak,yaralanmadan yaralamak, acı çekmeden acı çektirmek,zırhlarımızı, akıllarımızı, hesaplarımızı bunları elde etmek için mi kuşanıyoruz?
Onun için mi deneyip duruyoruz insanları?
Her sınamada onlar biraz daha fedakâr, biz biraz daha mı güçlü oluyoruz.
Güçlü olmak isteğinin aslında nasıl bir korkaklık olduğunu fark edememek kaç aşka mal oluyordur insana.
Acaba kendimizi en çok savunduğumuz sırada mı alıyoruz en büyük yaralarımızı, en büyük budalıklarımızı en akıllıca davrandığımızda mı yapıyoruz acaba, rahatı ve güvenceyi en çok istediğimizde mi kaybediyoruz en büyük mutluluklarımızı, en çok korktuğumuzda mı acaba korktuğumuz başımıza geliyor?
Kendimizi bu kadar savunmasak, bu kadar akıllı olmasak, rahatın peşinde bu kadar
koşmasak ve bu kadar çok korkmasak, yaralarımız, pişmanlıklarımız ve acılarımız daha mı az olurdu acaba?
***
Biz, herkesi her zaman deniyoruz, emin olmak,güvenmek istiyoruz, sevgisini ve bağlılığını her an kanıtlasın, hayatını ve herşeyini tehlikeye atsın ve bunu binlerce kez yapsın istiyoruz.
Kendimizle ve korkularımızla o kadar doluyuz ki, hiçbir duyguyu, hiçbir insanı, hiçbir nesneyi olduğu gibi bütün gerçekliğiyle göremiyoruz, her şey kendimizle ve korkularımızla oluşturduğumuz prizmalardan kırılarak ulaşıyor bize, her şeyi olduğundan başka bir biçimde ve olduğundan başka bir yerde görüyoruz, belki de bu yüzden aradığımız şeyleri aramamız gereken yerlerden başka yerlerde arıyoruz.
Mutlulukla aramıza korkularımızı ve kendimizi sokuyoruz. Aragon’un dediği gibi eğer ‘mutlu aşk yoksa,’ bu aşkın suçu değil.
Aşkı, acısından, kederinden, tedirginliğinden,ayrılığından, üzüntüsünden, yarasından ayıklamaya çalışanların aşkı, mutlu olmayan aşklar.
‘Ben acıya, aldatılmaya, kedere razıyım,’diyenlere verilebilecek bir armağan mutlu aşk...
Aşk ikieli dolu bir eski ilahe, birinde mutluluğu birinde acıyıveriyor. Acıyı almadan öbürünü almak mümkün değil.
Çok mu korkuyoruz acıdan
ve yaradan ve kederden?
Korku bizi acılardan koruyor mu peki?
***
Hayat seçimlerle dolu ve Pascal’ın dediği gibi‘her seçim bir
kaybediştir,’ bir şeyi seçer, bir
başka şeyi kaybedersiniz.
Ya da hiçbir şeyi seçemez ve her şeyi kaybedersiniz.
Bu da bir seçim... Bir şeyi seçip bir başka şeyi kaybetmek mi, hiçbir şeyi seçmeyip her şeyi kaybetmek mi?
Zırhlarımız, korkularımız, savunmalarımız,hesaplarımız bizi hep bir şeyi seçmemeye götürüyor,aklımız ‘öbürünü kaybetmemeliyiz’ diyor... Ve en akıllı, en güç, en zırhlı, en hesaplı olduğumuz zamanda, herşeyi kaybediyoruz, en çok istediğimiz bizden en uzağa düşüyor.
Kendi seçimimizi yapamadığımız için de insanları sınayıp duruyoruz.”
***
Yazıya babamın o müthiş yazısı Ten veHüzün’den oldukça uzun bir alıntı ile başlamamın bir sebebi var elbette.
Yazının muhteşemliği kısa bir alıntı yapmama engel oldu her şeyin başında, bunun için
kendimi mahçup da hissetmiyorum doğrusu, yazı bu özrü hissetmeyeceğim kadar etkikeyici...
Ama asıl hikaye başka.
Geçen gece sevdiğim ama sık görüşmediğim bir arkadaşımdan gecenin oldukça geç bir
saatinde bir mesaj aldım...
Diyordu ki “bu saatte damdan düşer gibi olacak ama bugün benim doğum günüm ve keyifsiz geçti biraz.Kuzenim bu yazıyı gönderdi bana, çok hoşuma gitti ve aklıma sen geldin, sana da yollamak istedim.”
Verdiği linki tıkladığımda karşıma bu yazı çıktı,Ten ve Hüzün.
“En büyük yaraları kendinizi en çok savunduğunuzda alıyorsunuz, en büyük budalalıkları en akıllıca davrandığınızda yapıyorsunuz, en güçlü olmayı en çok korktuğunuzda istiyorsunuz ve mutluluk hep uzaklarda kalıyor.
Savunmasız, güçsüz ve hesapsız olmak belki de mutluluğun kapısını açacak.”
***
Yazı insanoğlunun en büyük buluşlarından biri, belki de en büyüğü.
İyi bir yazı insanı hem yaralayabiliyor, hem sağaltabiliyor.
Sıkıntılı bir doğumgününde, kederli ve yalnız bir gecede sana hayatla ilgili başka bir gerçeği gösterebiliyor, seni olduğun yerden alıp başka bir yere götürebiliyor.
Mutluluk ve mutsuzlukla ilgili sorularına cevap bulabiliyor.
Sana bir yol gösterebiliyor.
***
Bu yazı Sinem’in doğumgünündeki hüznüne iyi gelmiş, ne güzel...
Benim de yazıya olan güvenimi tazeledi.
İkimize de beklenmedik bir gece yarısı iyi bir armağan oldu. Hayatın karmakarışık coğrafyasında en iyi pusulanın yazı olduğunu bir kez daha anladım.
Ne güzel...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2016
28.02.2016
26.02.2016
21.02.2016
17.02.2016
10.02.2016
5.02.2016
31.01.2016
29.01.2016
27.01.2016