Serpil Çevikcan
Ak Parti’nin, kendi tanımlamasıyla, “Cumhur-başkanlığı hükümet sistemi”ne ilişkin halk oylaması kampanyasını tanıtım toplantısını izledim.
Ak Parti salon toplantıları her zaman coşkuludur.
Yine öyleydi, ancak Ankara Arena’yı dolduranlar açısından; Ak Parti bayrağı, Ak Parti şarkısı, Ak Parti amblemi kullanılmayan böyle bir organizasyonda yer almak gel-gitleri olan, ilginç bir tecrübeydi.
Ak Parti’nin kongre tadındaki böylesine bir buluşmasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kısa bir mesajla dahi yer almamasını da eklediğinizde 16 Nisan’da sandık kurulana kadar kat edilecek sürenin nasıl geçirileceği daha da netleşmiş oldu.
“Evet” cephesinin başına çeken Ak Parti’nin kampanyasının hangi parametreler üzerinde yürüyeceğinin cevabını Başbakan Binali Yıldırım’ın çok dikkatli hazırlandığı belli olan konuşmasında bulduk.
Yıldırım’ın konuşmasının özetini yapmak kolay aslında.
Başbakan, çok büyük tartışmalara yol açan anayasa değişikliğinin oy kullanacaklar açısından da referandumun sonucu açısından da “içe sinmesini” hedefliyor.
16 Nisan’da “evet” çıktığında bu kararın meşruiyetinin ve oylanan değişikliğin içeriğinin daha fazla tartışılmasını istemiyor.
Ucu ucuna çıkacak bir “evet”in yaratacağı sıkıntıyı iyi hesap ediyor.
Bu nedenle, tansiyonun düşeceğini bile bile 18 maddeyi tek tek izah etti.
Bilgi kirliliği olarak nitelendirdiği muhalefet tezlerini tek tek çürütmek istedi.
Anayasa değişikliğine neden ihtiyaç duyulduğunun genel gerekçesiyle yetinmedi.
Bu nedenledir ki üzerine basa basa vurguladığı iki slogandan birini, “Bütün kalbimle evet” olarak tekrarladı.
Başbakan’ın bu yaklaşımında, “hayır”ı savunan cephenin gerekçelerini somut yanıtlarla savuşturmak da var, tartışmanın Tayyip Erdoğan’ın ismi etrafında yapılmasının yanlışlığını gösterme çabası da var, “evet” demeyi düşünen kararsızları ikna etme gayreti de var.
Mevcut Anayasa’nın 21 maddesini ortadan kaldıran, 67 maddesinde değişiklik getiren, Türkiye Cumhuriyeti’ni demokratik sistemlerin birinden alıp bir ölçüde karma başka bir sisteme taşıyacak olan bu çaptaki bir düzenlemeler bütününün içe sinmesini arzu etmek, sorumluluk sahibi bir siyasetçi için doğru olanı yapmak demek.
Başbakan’ın konuşmasındaki ikinci doğru ise toplumsal hafıza ve vicdanla ilgili.
“Hayır” tercihinde bulunacakları en hafifinden “hayırcılar” olarak nitelemekten vatan hainliği ve terörist ortaklığına kadar geniş bir yelpazede tecrit eden bir yaklaşımın yanlışlığının muhasebesini çok iyi yaptığı görülüyor.
“Ayrıştırmayacağız, ötekileştirmeyeceğiz, gerginliğin dilini kullanmayacağız. CHP’ye, HDP’ye, MHP’ye oy veren kardeşlerimizi de muhabbetle kucaklayacağız. Bize kavga yakışmaz. Her karara saygımız var” ifadeleri bu yaklaşımın özeti.
“PKK, FETÖ, ‘hayır’ kampanyası yapıyor” derken bu kez yanına CHP ve HDP’yi koymaması da.
Türkiye, içeride, dışarı terörle, bölgesel varoluş problemleriyle ve ekonomik istikrarı örseleyen çalkantılarla boğuşurken, kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı ve 16 Nisan’dan sonrasını yok sayıcı bir üsluptan kaçınmak yapılacak en doğru işti.
Başbakan bunu da yaptı.
Tanıtım toplantısının genel havası, Yıldırım’ın konuşması ve verilen mesajlara bakıldığında Ak Parti açısından kampanya sürecinin, bir ana gerekçenin şemsiyesi altında iki farklı yöntemle yürütüleceği de anlaşılıyor.
Ana gerekçe; Türkiye üzerine oynanan büyük oyunun ancak Ak Parti tarafından bozulabileceği, bunun başında da her türlü terörle sert mücadelenin geldiği.
Bu büyük tehlikenin Türkiye’ye nelere mal olacağını daha çok Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan sahada dinleyecek seçmen.
Anayasa değişikliğinin neler getireceğini anlatmak ve muhalefetin tezlerine yanıt vermek için yürütülecek teşkilat çalışmasını da Başbakan ve parti yapacak.
Ak Parti yola çıkıyor.
CHP’nin benzer bir tanıtım toplantısı yapacağına dair bir haber henüz almadık.
Onu da merakla bekliyoruz.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.05.2018
25.05.2018
23.05.2018
19.05.2018
16.05.2018
12.05.2018
9.02.2018
5.02.2018
2.02.2018
28.04.2018