Sezin ÖNEY
Her ikisinde de, hem göstericilerin profiline, hem de sokağa dökülen kitleye ilişkin verilere bakınca, bazı sebep-sonuç ilişkileri kurmak mümkün.
Her iki ülkede de, hızla büyüyen bir “orta sınıf” var. Ancak, bu orta sınıf, değer verdiği, önceliği olan hedeflere kavuşabilme yetisinden uzak.
OECD verilerine göre, Brezilya ve Türkiye’de orta sınıf, son yıllarda, ülkenin yarıdan fazlasını oluşturur hâle geldi. Türkiye’de nüfusun yüzde 59’u, Brezilya’da yüzde 62’si, “orta sınıf” konumunda.
Buna karşılık, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın 2013 tarihli, “İnsani Gelişim Endeksi”(Human Development Index) verilerine göre, 186 ülke arasından Brezilya, 85 ve Türkiye ise 90. sırada.
Bu endeks, “yaşam uzunluğu, nüfustaki okur-yazar oranı, eğitim düzeyi ve yaşam kalitesi düzeyi” esas alınarak hesaplanıyor. Yani, bir ülkede, hayatın ne denli nitelikli yaşanabildiğinin değerlendirmesi de denebilir.
Arnavutluk, Belarus, Ermenistan, İran, Libya, Ukrayna, hep Brezilya ve Türkiye’nin fersah fersah önündeler. Listenin daha aşağısı, neredeyse tamamen Afrika ülkelerinden oluşuyor.
Avrupa Birliği’nin “en düşük” seviyedeki ülkeleri Romanya ve Bulgaristan, 56 ve 57. sırada.
Türkiye ve Brezilya’da yaşananlar arasında benzerlikler de var, farklılıklar da; ama liderlerin, hükümette bulunanların verdiği taban tabana zıt tepkiler, iki ülkenin geleceğini etkileyecek, bundan sonraki gelişmelerin seyrini biçimlendirecek dönüm noktası.
Brezilya Devlet Başkanı Dilma Roussef’in, ülkesindeki gösterilerin büyüklüğünü,“demokrasilerinin enerjisinin işareti” olarak nitelemesinin kendisi başlı başına demokrasiyi ve“siyasete güveni” güçlendirecek bir söylem.
Türkiye’de, AKP ise, “karşı gösterilerin büyüklüğünü”, kendi gücünün “cisimleşmesi” gibi yansıtma arzusunda.
Birbiri arkasına patlatılan, “tarih yazan”, “büyük oyunu bozan” “milli irade” mitingleri, Başbakan’ın ve çevresini saran güç halesinden nasiplenmeye çalışanların, sadece kendilerine ve sadece övgüler sıralayacak, tapınacak bir kitleyi “dünya âleme” sergiledikleri gövde gösterileri olarak, bu ülkenin tarihine nasıl geçecek?
Betonlaşan klik
Türkiye, kendi içinde ve dünyada, en azından “bir nevi demokrasi” olduğu algısına sahipken, birkaç günde, “otoriterleşme yolunda dörtnala giden” bir bocalama ve kaos ülkesine döndü. Buna da, üç şey sebep oldu; “çözümü”, ezmek ve tepeden bakmak sayan bir iktidar portresi, “merkez”tarafından şiddete teşvik edildiği ayan beyan ortada olan polis ve Sovyetik bir Pravda-palavra çizgisi arasında sıkışmış medya.
Siyaset biliminde, “orta sınıfların”, hükümetlerin hesap verebilirliğine, şeffaflığına önem verdiği tezi güçlüdür.
Hükümetten gelen sert mesajlar, takınılan “küçümseyici” tavırlar, farklı olan herkesi ve her şeyi tehdit kaynağı gibi gösteren yaklaşımlar nasıl bir “demokratik temel” oluşturacak?
Başbakan Erdoğan’ın, Gezi Parkı’ndan Türkiye’ye yayılan protestoları, adeta şahsına yapılmış bir hakaretmişçesine “kişisel” algılaması, tüm ülke için trajik bir durum.
Başbakan ve çevresinin sert tepkileri, AKP içinde daha “yumuşak” tonda ses vermeye çalışanlara karşı sergilenen perde arkası tahammülsüzlük, gücün kümelendiği bir “kliğin”, ne denli içine kapandığının da göstergesi.
Gülünç komplo teorilerinin, ardı ardına kamuoyunun önüne boca edilmesi de, bu içe kapalılıktan, evrensel değer ve gelişmelerin özümsenememesinden, bir diğer değişle, “dünyalılaşamamadan”kaynaklanıyor.
Türkiye dünyaya açılır, dünya ile bağlarını her yönden güçlendirirken, “dünya lideri” olma iddiasındaki bir siyasetçinin, dünya gerçeklerinden böylesine kopması, koparılması ne kadar hazin. Kendi geldiği sokağı “marjinal”, “yasadışı” sayacak, kendi insanını “düşman” görecek bir yalnız fildişi kuleye kilitlenmesi de.
Roussef’in, Erdoğan’dan farklı olarak “uzlaşmacı”, kucaklayıcı, gösterileri öven tepkisinin ardında ne yatıyor? Kendi işaret ettiğine göre, kişisel geçmişi...
1964’ten 1985’e Brezilya’ya hâkim olan askerî dikta döneminde, Roussef, siyasi düşüncelerinden ötürü tutuklanmış, sert işkencelerden geçmişti. Roussef, göstericilerin “haklarını aradığını” ve bunun,“kendi kuşağının haklarını ararken ödedikleri ağır bedelden ötürü, ne denli değerli olduğunu bildiğini” ifade etmişti.
Geçmişini unutmamak, fakat ödenen bedelleri de, “intikam vesilesi” hâline getirmemek; AKP çizgisinin, “helalleşme” öğütleri verirken, önce kendisinin geçmişle helalleşmesi gerekmiyor mu?
Tükenen biber gazı stoklarını doldurmak ve yeni TOMA’lar almak için gösterilen tez canlılık, yeni bir anayasaya yapımında da gösterilmiş olsa...
Milli irade mitingleri organizasyonunda gösterilen heves, daha eşitlikçi, “bunlar ve bizler” ayrımı olmayan bir toplum hedefine ulaşmakta gösterilse...
Bugün nasıl bir ülke olurdu Türkiye? Ve Brezilya ile nasıl, ne şekilde karşılaştırılırdı?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.10.2025
28.09.2025
25.04.2025
3.02.2025
29.01.2025
17.01.2025
7.11.2024
6.11.2024
24.10.2024
27.06.2024