Süleyman YAŞAR
Dün cari açık rakamları açıklandı. Buna göre cari açık bu yılın ilk üç ayında 11,4 milyar dolar oldu. Böylece cari açık geçen yılın aynı dönemine göre 5,1 milyar dolar azaldı.
Gelelim cari açığın ne olduğuna?
Bildiğiniz gibi cari açık bir ülkenin ürettiğinden fazla harcaması anlamına geliyor. Bir ülke, ürettiğinden fazla harcıyorsa bunu karşılamak için cari fazla veren ülkelerden borçlanarak açığını kapatıyor.
O hâlde ürettiğinden fazla harcamamak için ne yapmak gerekiyor?
Döviz kurlarının dış ödemeler dengesini sağlayacak biçimde rekabetçi olması şart.
İşte dün açıklanan cari açık rakamları bize rekabetçi döviz kuruyla cari açığın nasıl gerileyebildiğini gösterdi. Böylece yıllardır yüksek faizle kurulmaya çalışılan dış dengenin bir aldatmaca olduğu ortaya çıktı.
Çünkü sermaye akımlarının serbest olduğu ve dalgalı kur rejiminin uygulandığı ekonomilerde faiz aracını kullanarak dış dengenin sağlanması mümkün olamıyor. Çünkü bir ülkede yüksek reel faiz, küresel reel faizler düşük olduğunda, ülke parasını değerlendiriyor. Ve o ülkenin parasının satın alma gücü çoğalıyor. Dolayısıyla tüketim azalacağına tam aksine artıyor.
O hâlde neden yüksek faizde ısrar ediliyor?
İşte bu ısrarın nedeni ideolojik oluyor.
Çünkü faiz, para politikası aracı olmaktan çıkıyor adeta ideolojik bir araç hâline geliyor.
Nasıl mı?
Hemen açıklayalım; Berlin’in ideolojisi hep güçlü para oldu. Çünkü Almanların I. ve II. Dünya Savaşlarında yaşadığı hiper enflasyon bir toplumsal korku hâline geldi. Tabii zaman içerisinde bu toplumsal korku devletin “güçlü para” ideolojisine dönüştü. İşte bu Alman ideolojisi Avrupa Merkez Bankası’nın 2008 krizinin ardından bir türlü faizleri indirmemesi ve yüksek faizde diretmesi Avrupa’nın güney ülkelerini krize soktu. Yüksek faiz nedeniyle değerlenen euro İspanya, Portekiz, İtalya, Yunanistan, Kıbrıs, İrlanda gibi ülkelerin büyümesini engelledi. Bu ülkeler yüksek işsizlik oranlarıyla karşı karşıya kaldılar. Ve Euro Bölgesi’nde verimlilik düzeyi düşük ülkelerin rekabet gücü kalmadı. Değerli euro nedeniyle ürettikleri malları satamıyorlar.
Niye anlattık bütün bunları...
Anlattık, çünkü; Türkiye’de Merkez Bankası’nın Alman uzmanların danışmanlığında kurulduğunu biliyoruz. Dolayısıyla bu Alman tasarımı banka, değerli para ideolojisinin yerleşmesine neden oldu bu ülkede. İşte bu nedenle yılın ilk üç ayında cari dengede rekabetçi döviz kuru uygulamasının olumlu sonuçlarına rağmen, Merkez, yüksek faizde diretmeye devam ediyor.
Anlayacağınız Almanların değerli para ideolojisi yüksek faizden kurtulmamızı ve rekabet gücü kazanmamızı engelliyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016