Tuncer KÖSEOĞLU
Aslında ‘Cenaze Levazımatçısı’ bu yazının başlığına daha iyi giderdi. Bütün levazımatçılar toplanmışlar, fikir ayrımı gözetmeden bir araya gelmişler, “Bu bizim son şansımız” yaygarasını yapıyorlar. Ortada kendilerince ‘şuursuz’ buldukları bir kitle var. Bu kitleye karşı, ‘büyük insanlık’ harekete geçti; son çıkışı kaçırmamak gerek. Kaçırdıkları an; ‘küçük insanlar’ onları ezip geçecek. Bu seçim, ‘öğretici’ edasıyla halka ‘sürü’ muamelesi çekerek oluşturdukları klanların sefasını sürenlerin, son şansı olabilir. Haklılar. Ama unutmamak gerekir ‘küçük insanların’ hayat ırmağı öyle akmıyor. Çok sular görmüştür o insanlar, çok köprüler ve o köprülerden çıkılacak son çıkışlar…
Bu yüzdendir, bir araya gelen ‘cenaze levazımatçılarının’ “Diktatörlük geliyor, demokrasi için son şans, mahvolacağız…” gibi, kopardıkları yaygaranın halkta karşılığının olmaması. Kurdukları kast sisteminden çıkıp halka baksalardı, onları dinleselerdi, bunun karşılığının olmadığını, o la ma ya ca ğı nı göreceklerdi. İşlerine gelmiyor diyelim, büyük ‘şuursuz’ kalabalığa öğretici olmak varken…
Kovboy filmlerinin sonunda kasabanın ortasında ölü adamlar yatar ya; işte orada sahne alır cenaze levazımatçıları. Ölüleri toplarlar ve bir at arabası ağır ağır gider.
Bizim levazımatçılar da sanki çektikleri filmin sonu gelmiş gibi bir haldeler. Bir çeşit var-yok olma mücadelesi veriyorlar. Farklı kasabalarda, farklı mahallelerde yaşayan, fikir üreten ya da üretemeyen herkes bir araya gelmiş gibi. Belki de hep aynıydılar, biz görmüyorduk. 7 Haziran öncesi tek bir koro halinde var güçleriyle bağırarak köprüden önceki son çıkışı birbirlerine anlatıyorlar. En azılı ulusalcı ‘Kürtsever’ kesildi başımıza. Liberallerin ise, Kemalist, Solcu, Milliyetçi, Vatansever olduğu günlerden geçiyoruz. Kürtleri temsil ettiğini iddia eden parti, yıllarca kendisini ezen, yok sayan, katleden, eziyet eden ne kadar odak varsa hepsiyle aynı halaya girmiş, mendil sallıyor. Haklarını yemeyelim, halay başında mendil sallama işi şimdilik onlara verilmiş. Cemaat ise hepsinin yanında… Şahane günlerden geçiyoruz sayın izleyiciler.
Sesleri daha gür çıksın diye uluslararası işbirlikçiler devreye girdi hemen. Seçimin hilesinden tutun, NATO’ya güç gönderme aklını vermeye kadar vardı iş. Ben, en çok ‘seçimde hile var’ yaygarasına gülüyorum. Sanki bunlar hep seçim kazanmış da hakları yenmiş. Her partiden en az bir insanın olduğu sandıklarda hilenin olacağına inanıyorsan eğer, peşinen ağlayıp sızlanacağına oyuna sahip çıkacaksın arkadaş. Önce oyuna sahip çıkacaksın sonra, “Ha buni bize kim etti…” deyip sana oy vermeyenleri aşağılayacak yeni kavramlar üreteceksin. ‘Bidon kafa, göbeğini kaşıyan adam, makarna- kömürcüler’ gibi kavramlar eskidi artık. ‘Büyük insanlık’ sizden tutunmak için yeni kavramlar bekler.
Köprüden önce son çıkışı arayanların aksine 8 Haziran sabahı biz sıradan insanların hayatında pek bir değişiklik olmayacak. Sıradan dertleri dünyanın en önemli mevzusu sayacağız ki öyle de zaten. İşi abartanlar olup “Derdim dünyadan büyük” diyenler çıkacak aramızda. Ligler de bitti, takımımızda görmek istediğimiz futbolcuların adını konuşacağız bolca. Çoluk, çocuk, borç harç… Tatil zamanı nereye gitsek, hesapları ya da tartışmaları. Bu sene bir türlü yaz gelmedi, havalar hâlâ soğuk mevzusu var hepsinden önemli. Dünya gailesiyle yaşayıp gideceğiz kısaca. Biz buna hayat diyoruz işte…
Ve bizler hayat ırmağında akıp giderken, Ege’de küçük botlarla Yunan adalarına umuda yolculuğa açılan insanların hikâyelerini okuyacağız satır aralarında. Cansız bedenleri Ege kıyılarına vurduğunda haberimiz olacak en çok. Bedenler fazlaysa satır aralarından çıkıp manşetlere taşınacak birkaç gün. Sonra, unutacağız… Yok sayacağız belki de. Türkiye’nin ‘büyük insanlığının’ ideologlarından olan Ertuğrul Özkök, nehir kıyısından seslenip Suriyeli göçmenleri kast ederek, “Bunlar yüzünden işsiz kalıyorsunuz” diyecek. Dört nala geldiğimiz Uzak Asya’dan vatan toprağı bellediğimiz Anadolu’nun kadim medeniyetlerini yok saydığımız gibi, evimize sığınanları yok sayarak göçmen olduğumuzu unutacağız böylece… Oysa; bu yer, bu gök, her canlıya yaşam hakkı verecek şekilde tasarlandı. Tasarlandı, tasarlanmasına da bunu cehenneme çevirmek için ‘büyük insanlık’ devreye girdi. Bize de ‘başka bir dünyanın mümkün’ olduğu, olabileceği hayali kaldı.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.12.2023
20.05.2023
7.03.2022
1.03.2022
14.02.2022
28.01.2022
24.01.2022
12.01.2022
29.12.2021
20.12.2021