Tuncer KÖSEOĞLU
…saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
yalnızlığım benim çoğul türkülerim
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi / Can Yücel
Gerçekliğin kaybedildiği, kaybedilmek istendiği bir dünyada gerçeği bulmak da aynı derecede zorlaşıyor. Algı yönetiminin çoğu kez gerçeklerin önüne geçtiğini görüyor, yaşıyoruz. Özellikle twitter bu algı yönetiminde en önemli platform olmuş durumda. Gerçekle algının iç içe geçtiği bir ortamda tecrübeli bir gazeteci de olsanız, yanıltılabiliyorsunuz. Ve bir yalanı gerçek sanabiliyorsunuz. Bu utanç verici duruma ben de düştüm. Lafı eğip bükmeden, direkt söyleyeyim; böyle bir yalanı gerçek sandığım için kendimden utandım…
Pazar günü, Şırnak’ta çekildiği söylenen bir fotoğraf sosyal medyada gündem oldu. Fotoğrafta öldürülen bir PKK’lı, panzerin arkasında iple bağlanarak sürükleniyordu. Bu kareyi, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş: “Bu fotoğrafa iyi bakın. Önceki gün Şırnak'ta çekildi. Kimse unutmasın, biz unutmayacağız çünkü” diyerek paylaştı. Benim de bu olaydan, Demirtaş’ın attığı bu twitle haberim oldu. Fotoğrafı ilk gördüğüm anda, içimden yalan olmasını diledim. 90’lı yıllarda tankların, panzerlerin arkasında sürüklenen PKK’lıların insanlık dışı fotoğraflarını hatırlattı bana. Aradan geçen sürede, devlet aynı devlet değildi ve böyle bir olay da olamaz diye düşündüm.
Sosyal medyada her şey ışık hızıyla ilerliyor ya, kısa bir süre sonra aynı fotoğrafın ‘photoshop’lu hali yayıldı. Fotoğrafta panzerin arkasında insan yoktu. Ben de ilk gördüğüm anda ‘olamaz bu’ dediğim için ikincisine inandım. İnanmakla kalmayıp, Demirtaş’a hitaben “Türkiyelileşme iddiasında olan HDP'nin genel başkanı, montaj fotoğrafla nefreti körüklüyor. Yalanı yaymak da insanlık suçudur”diye twit attım. Bir süre sonra Demirtaş’ın attığı twitteki fotoğrafın gerçek olduğu ortaya çıktı, sonra da videosu yayınlandı. O an derin bir utanç duydum içimde. Bunun için Demirtaş’tan ve beni takip eden twitdaşlardan özür diliyorum. Yalanı yaymada bir şekilde vesile olduğum için.
Başbakan Davutoğlu’nun, görüntü ve fotoğraflar için soruşturma açılması emrini vermesi sevindirici olsa da bu insanlık suçunu işlemeyi, devletin refleksi olarak olağanlaştırmamalıyız. Devlet, PKK’nın alçakça eylemleri ile her şeyden önce hukuku öne çıkararak mücadele etmeli. PKK’ya ‘katil’ diyebilmek için devletin hukuk dışına çıkmadığına inanmak istiyorum öncelikle.
Gelelim diğer fotoğrafa: Çözüm sürecini bitiren PKK kendisine vaat edilen ‘kutsal toprakları’yönetmek için ‘devrimci halk savaşı’ adı altında bir savaş başlattı. Güneydoğu’da il ve ilçelere yerleştirdiği yaşları 15’e kadar düşen gençlerle halk ayaklanması başlatmak istedi. Bunun için ekmek tandırına bomba koyma, okul yakıp olay yerine gelen polisleri bombalı tuzağa düşürme dahil, her türlü alçakça eylemi denediler. Öldürdükleri çocukları saymıyorum bile. PKK’nın istediği halk ayaklanması kabul görmese de kısa sürede birçok insan hayatını kaybetti. Kaybetmeye de devam ediyor. Peki, bu süreçte HDP ve Demirtaş ne yaptı? Hedef saptırdı, PKK’nın yaptığı kanlı eylemleri görmezden geldi. Bir çeşit ‘olay mahallini temizleme’ görevini yerine getirdi. Bunu yaparken de her türlü yalanı kullanarak, algı yönetimini başarıyla uyguladılar. Ki bu süreçte ara ara dile getirdikleri ‘barış’sözcüğü, hayatımın hiçbir döneminde bu kadar itici gelmemişti bana. Sayelerinde anlamsız, içi boş bir sözcük oldu dünyanın en kıymetli sözü…
Bu yazıyı attığım twitten sonra sahte hesap ve fotoğrafların ardına sığınan korkakların bana hitaben ne kadar ‘iyi aile çocuğu!’ olduğumu belirten küfürlerine cevap vermek için yazmıyorum. Bu yazıyı ‘Geçmişte böyle değildin, şimdi niye böylesin’ diyen eski tanıdıklar için de yazmıyorum. Bu yazıyı PKK’lıların cesetlerine ‘leş’ diyerek paylaşan, canından çok sevdiği kardeşine “Bir daha böyle bir şey paylaşırsan seni kardeşlikten ret ederim” diyen kendim için yazıyorum. Ki, vicdanımı hiçbir zaman aldığım siyasi pozisyonun emrine vermedim. Bundan sonra da vermeyeceğim. Bana aldığınız pozisyon gereği oluşturulan vicdanla gelmeyin. Sonuç olarak diyeceğim şudur:
PKK’nın bu ülkenin halklarına düşman alçakça eylemlerini şu ya da bu şekilde savunan hiç kimse, insanlıktan ve vicdandan bahsetmesin. Nokta...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.12.2023
20.05.2023
7.03.2022
1.03.2022
14.02.2022
28.01.2022
24.01.2022
12.01.2022
29.12.2021
20.12.2021