Ufuk COŞKUN
Bir darbe girişimiyle hükümeti düşürme, yıpratma siyaset üretemez hala getirme planları hız kesmeden devam ediyor. Reyhanlı,Gezi şimdi de Lice belki de daha niceleri sırada bekliyor..Bilindiği gibi Lice’de çok vahim bir hadise yaşandı.Öncelikle saldırıda yaşamını yitiren Medeni Yıldırım’a Allah’tan rahmet ailesine başsağlığı dileriz..Yaralı olanlara da acil şifalar dileriz..Olaydan sonra hemen bölgeye giden BDP heyetinden Gülten Kışanak bunun bir provokasyon olduğunu ve Kürt halkının sağduyusunu koruması gerektiğini ifade etti.Bu aklıselim açıklamasından ötürü Kışanak’ı tebrik ederim.Hükümet kanadından da benzer açıklamalar geldi Hüseyin Çelik İçişleri Bakanlığının, bir grup Mülkiye ve Jandarma Müfettişini Lice Olayını idari açıdan incelemek üzere görevlendirdiğini duyurdu.
Bizler bu tür kırılgan süreçlerde kimlerin devreye girdiğini pekâlâ tahmin edebiliyoruz. Bu ülkede barışı, huzuru, demokrasiyi ve özgürlükleri istemeyen bir kesim doğal olarak barışı, yeni anayasayı ve bu ülkenin bir hukuk devleti olmasını arzu eden siyasi iradenin ortadan kalkmasını istemektedir. Bunun için her türlü fitneyi oluşturmaktan geri durmamaktadırlar. Kandan ve şiddetten beslenen bu zalim kesim 6 aydır şahit haberlerin gelmemesinden o denli rahatsız olmuştu ki neredeyse kansızlıktan bitap düşmüş bir sivrisinek gibiydiler ne yazık ki Lice’de yaşanan bu vahim hadise 6 aydır aranan kanın habercisi oldu. Hemen Kürtleri kışkırtma yoluna giderek o hain emellerine ulaşmak adına saatlerce yayın yaptılar. Bu tür olaylar bize Ergenekon’un hala aktif olduğunu ve Ergenekon’un sadece Silivri’den ibaret olmadığını göstermiştir. Görüldüğü gibi birinden yakamızı kurtarsak bir diğerine yakalanıyoruz. Ülkeyi bu denli saran bu barış ve özgürlük karşıtı yapılanma hiçbir alanda boşluk bırakmamıştır. Bu bakımdan ülke bu tür yapılanmalardan ve uzantılarından ayıklanmadığı sürece barış, huzur ve özgürlük yüzü görmeyecektir.
Ancak bu dönemde hep atlanan ve hesap dışı bırakılan bir alan var. Onlar hala Türkiye’nin eski Türkiye olduğunu sanıyorlar. Oysa bugün ne halk eskisi gibi nede sivil hükümet..Bugün her türlü darbe girişiminin karşısında sivil iktidara ” Dik dur eğilme bu millet seninle” diyen canlı, aktif ve cesur bir halk kitlesi var.Ve asla eğilmeyen, korkmayan ve dik duran da bir başbakan var.Gezi olayların büyümesini engelleyen ve bitiren tek slogan işte bu slogandır.Onlar halkı hala Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Yaban’ında da geçen “yontma taş devrinden kalma bir mağara adamı” olarak görüyorlar.Onlar halkı yönlendirilebilir, cahil ve iradesiz hükümetleri ise hala korkak sanıyorlar.Bu yüzdendir ki her türlü hesapları boşa çıkmaktadır.Ve çıkmaya da devam edecektir.İnadımız inat.Bizler bu ülkeye barış, huzur ve özgürlük gelene kadar mücadele edeceğiz.Ne yaparlarsa yapsınlar bu ülke eninde sonunda özgür, demokratik bir hukuk devleti olacaktır.Kimse heveslenmesin kimse avucunu ovuşturmasın sonuna kadar direneceğiz.
Biliyoruz ki bu ülkede Kemalist ideolojiye uygun yeni bir milletin yaratılması çabalarında farklılıklara asla yer verilmedi. Kimlikleri, dilleri, inançları inkâr edildi. Ve yasalarla yasaklar getirildi. Demokrasiyi, özgürlükleri, hukukun üstünlüğünü halk değil de, kendini halkın üstünde gören; halka ait değerleri aşağılayan, milletle arasına her açıdan ayrıcalık ve farklılık koyan, elitist tavırlar içerisindeki bir bürokratik vesayet sistemi işletilmeye çalışıldı. Hala bu vesayetin devam etmesini arzuluyorlar. Bunun için kan akıtmaktan, yakıp yıkmaktan, camileri talan etmekten geri durmuyorlar. Bu gün Lice’de güya Kürtlere sahip çıktıklarını ilan ediyorlar. Bu kadar da ikiyüzlü, samimiyetsiz ve art niyetliler. Kürtleri kışkırtarak barış sürecine ağır bir darbe indirmek niyetindeler. Barış sürecini yürüten, yeni bir anayasa yazacağını söyleyen, ekonomiyi canlandıran, Ergenekon’a darbe indiren, projeleriyle ülkenin şehirlerini dünya kenti haline getiren ve köklü sorunları çözeceği sinyallerini veren hükümet bugüne kadar ülkeye en ufak katkıları olmayan aksine sürekli gerileten bu kesimin korkulu rüyası haline gelmiştir. Kanın durmasından rahatsız olmaları bu yüzdendir. Tayyip Erdoğan’ı diktatör ilan etmeleri bu yüzdendir. Gazetelerini ve TV’lerini devreye sokmaları bu yüzdendir.
Ne olursa olsun bu ülkede son sözü vicdan söyleyecektir. Ahlak, erdem, namus ve insanlık galip gelecektir. Kaç zamandır ne kadar ahlaksızlık varsa hep birlikte izledik. Yine rezil gibi davrandılar. Yine ne kadar sefil ve seviyesi olduklarını bizlere gösterdiler. Ama artık bundan böyle bizi sömüremeyecekler. Kanımızı akıtamayacaklar. Canımızı yakamayacaklar. Bir daha darbenin adını bile ağzını alamayacaklar. Çünkü özgürlük uğruna, barış, huzur ve insanlık namına mücadele edeceğiz. Onlar epeydir aradıkları kanı Lice’de bulmuş olabilirler ancak biz bir tek insanımızın burnunun bile kanamaması için elimizden geleni yapacağız.İstemeseler de bu ülke insanı mutlaka barışı ve özgürlüğü tadacaktır.
http://www.sivildusunce.com/6-aydir-aradiklari-kani-Licede-buldular1.html
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.06.2019
19.06.2019
14.05.2019
2.05.2019
8.02.2019
22.03.2019
7.02.2019
25.02.2019
21.02.2019
18.02.2019