Ufuk COŞKUN
Kamuoyunun merakla beklediği demokratikleşme paketi nihayet açıklandı. Yıllardır eğitimde militarist uygulamaları dillendiren bir eğitimci olarak beni en çok ilgilendiren husus paketin eğitimle ilgili bölümleriydi. Dolayısıyla paketten çıkan başörtüsü serbestliğini, özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitimin önünün açılmasını en önemlisi de andımızın kaldırılmasını bir devrim olarak nitelendiriyorum. Bu anlamda Cumhuriyet tarihin en cesur, reformcu ve yenilikçi başbakanına bir teşekkür borçluyuz.
Geçenlerde benim de davetlisi olduğum 21 yüzyıl Dünya Çocuk Eğitimi Zirvesi'nde açılış konuşmaları yapan MEB Bakanı Sayın Nabi Avcı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Fatma Şahin; çocukların değerli olduklarından ve çocuk eğitiminin öneminden sıkça vurgular yapmışlardı. Başbakan ise özellikle andımızın kaldırılmasıyla çocuklara ne kadar değer verdiğini bir kez daha göstermiş oldu.
19. YÜZYILDAN KALMA BİR UYGULAMA
İlkokullarda 1933 yılından beri askeri esas duruşta okuttur ululan andımız kuşkusuz o dönemin ulus devletçi sistemlerinin icat ettiği bir uygulamadır. Bilindiği gibi ulus devletlerde çocuk eğitimine paternalist bir zihniyetle yaklaşılır. Çocuklar, üzerinde yatırım yapılan birer nesnelere dönüştürülür. Çocuğa doğrudan çocuk olduğu için değil ileride resmi ideolojiyi özümseyen rejime sadık birer vatandaş olacakları için değer verilir. Okul ders kitapları da bu yaklaşımla hazırlanır. Eğitim kurumları sadece öğretim yapan bilim ve sanat üreten mekânlar olmak yerine kurumsallaşan milliyetçilik anlayışının içselleştirildiği ve resmi ideolojinin sorgulanmadan, eleştirilmeden aşılandığı birer ideolojik aygıtlara dönüştürülür.
O dönemlerde özellikle İtalya ve Almanya'da çocuklara okutturulan yemin metinlerine baktığımızda Türkiye'de ezberlettirilen yemin metniyle bir paralellik arz ettiğini görüyoruz. Daha evvel yazdığım gibi, Almanya'da ideolojik eğitimin ve beden eğitiminin verildiği gençlik kamplarında çocuklara şöyle yemin ettiriliyordu: 'Führer'e adanmış kanımın her damlasıyla, ben tüm enerjimi ve gücümü Adolf Hitler'e ve ülkeme adayacağıma yemin ediyorum. Sahip olduklarımdan hatta hayatımdan bile vazgeçeceğime söz veriyorum ve bunun için Tanrıdan yardım diliyorum.'
DÜŞÜNCELERİ KONTROL ETMEK
İtalya'da Duçe lakaplı Mussolini de çocukların gençlerin rejime bağlı bir şekilde eğitilmesine önem vermişti. İlköğretimden itibaren Faşist ideoloji çerçevesinde yetiştirilen çocuklara ve gençlere şöyle bir yemin ettiriyordu: 'Tanrı'nın adıyla ben liderimin bütün emirlerini yerine getireceğime, gerekirse bu uğurda kanımın son damlasına kadar mücadele edeceğime yemin ederim, yaşasın faşist devrim.' Ne var ki günümüz Almanya'sında ve İtalya'sında artık faşist ideolojinin unsurlarını taşıyan bu yemin metinleri çoktan kaldırıldı. Bizde ise ne yazık ki çocuklara yıllardır, 'Varlığım Türk varlığına armağan olsun' cümlesi her gün rahat hazır-ol komutlarıyla tekrar ettirilmekteydi.
Bilindiği gibi çocuklar başlangıçta sınıf ve ırk bilincine sahip değillerdir. Kendi içinde oyun arkadaşlarının söz gelimi bir zenci, Alevi, Şii, Sünni, Kürt, Türk, Arap vs olup olmamasının bir anlamı yoktur. Çocukları diğerlerinden ayrı, özel ve önemli olduğunu hissettiren ulus devletçi, tekçi eğitim sistemleridir. Çünkü bu tür eğitim sistemlerinde çocuklarda önce kasten katı bir milliyetçi ideolojinin içselleştirilmesi istenir...
John Holt yaşama hakkının yanında en temel insan haklarından birisinin de aklımızı ve düşüncelerimizi kontrol etme hakkımız olduğunu ifade eder. Bunun anlamı şudur: çevremizde olup bitenleri, dünyayı nasıl keşfedeceğimizi, kendi tecrübelerimiz üzerinde düşünmek ve hayatı anlamlandırabilmek, insanlığımızı bulmak ve gerçekleştirebilmektir
EĞİTİMDE KÖKLÜ REFORM İHTİYACI
Andımızın kaldırılması kuşkusuz eğitim alanında çok önemli bir adım. Ne var ki eğitimde daha yapılması gereken köklü reformlar bulunmaktadır.Bunlardan en önemlisi bugün eğitimin ana sorunu durumundaki ve eğitimde kaliteyi her bakımdan gerileten Tevhid-i Tedrisat yasasıdır. 1924 yılında 430 sayılı kanunla yürürlüğe sokulan ve hâlâ mevcut Anayasa'nın 174. maddesiyle koruma altında tutulan Tevhid-i Tedrisat Kanunu, aradan 90 yıl geçmesine rağmen geçerliliğini muhafaza eden bir kanundur ve eğitimde çeşitliliğin, zenginliğin önünde hâlâ ciddi bir engel olarak durmaktadır
Eğitimin daha renkli, çeşitli ve zengin olabilmesi için bu yasada gerekli reformlar yapılmalıdır. Keza Milli Eğitim Temel Kanunu ve Anayasanın 42.maddesi de bugün itibariyle eğitimin önünde ciddi birer engeldir. Türkiye'de zamanla bu tür reformların yapılacağından hiç kuşku duymuyorum. Çünkü bir ülkede eğitim ne kadar zengin bir minvalde işlev görürse o ülkenin hem itibarı hem de özgürlük kalitesi o denli artacaktır. AK Parti'ye toplumun özgürlük alanlarını genişleten adımlar attığı için bir kez daha tebrik ederiz.
Yeni Şafak
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.06.2019
19.06.2019
14.05.2019
2.05.2019
8.02.2019
22.03.2019
7.02.2019
25.02.2019
21.02.2019
18.02.2019