Ufuk COŞKUN
Türkiye’de Haçlı Koalisyonu’nun gönüllü acentesi gibi çalışan muhalif bir kesim var. Paralel yapı ve uzantıları Musul Başkonsolosumuz Öztürk Yılmaz’ın silah zoruyla yapmadığını hem içeride hem de dışarıda gönüllü olarak yapıyor. Uzun süredir Türkiye’yi Gladyo’nun kıskacında, dar, ufuksuz, vizyonsuz, sömürge bir ülke haline döndürmek isteyenlerin hain emelleri ile karşı karşıyayız. Bu coğrafya ne zaman bir medeniyet tasavvuruna sahip olsa, ne zaman geçmiş tarihi, kültür, ilim ve irfanıyla bir bağ kurmaya kalksa, ne zaman kendi bağımsız politikalarını üretmeye başlasa ve dünyada aktif, etkili ve güçlü bir rol oynamaya kalksa hem içeriden hem de dışarıdan çok ciddi saldırılara maruz kalmıştır. Bu yüzdendir ki karşımızda ülkede gerçekleşen her yeniliğe, atılan her demokratik adıma, yurtdışında gerçekleşen her başarılı operasyona karşı olumsuz bir tavır geliştiren ve hemen her krizi bir fırsata çevirerek ülkesinin başarılarını gölgelemeye çalışan organizeli bir ihanet şebekesi var.
Güvenlik paketine neden karşılar?
Türkiye tarihinin en önemli, bir o kadar da kritik dönemlerinden birini yaşıyor. AK Parti her seçim döneminde olduğu gibi stratejisini halkın talepleri doğrultusunda ve geniş bir vizyon geliştirerek belirlerken muhalif kesim de her seçim öncesi olduğu gibi stratejini iktidar olmak uğruna değil AK Parti’yi tasfiye etmek üzerine kurgulamıştır. Çünkü bu dönem, çözüm sürecinde son aşamaya gelindiği, silahların bırakılacağının gündemde olduğu, sivil anayasa ve başkanlık sisteminin hayat bulacağı dolayısıyla yeni bir sistem değişikliğinin öngörüldüğü çok önemli bir dönem. Bu bakımdan bu seçimler büyük önem arz ediyor. Bu yüzdendir ki Türkiye’nin önünü kesmek için hemen her yola başvurmaktan kaçınmayacaklardır. Gücünü ve nüfuzunu sokak çatışmalarından/kaostan alan muhalif grupların bu emellerini engellemek ve ülkede barışçıl gösterilerin önünü açmak için devreye sokulan güvenlik paketine karşı çıkışlarının bir nedeni de budur. Son günlerde sokaklarda Türk ve Kürt gruplarını çatıştırmaya dönük planlar tertiplenirken mecliste MHP ve HDP’nin paket direnişini hayretle izlemekteyiz. Dışarıda Kürt gruplarıyla ülkücüler çatışırken içeride/mecliste HDP ve MHP birbirine kenetlenmiş bir biçimde paket direnişi sergilemesi sizce de manidar değil mi? Her zaman olduğu gibi yine gençler harcanmak isteniyor. Bu kirli oyunu bozmak için sağduyuya ve aklıselime ihtiyaç var.
Hüseyin Aygün’ün askerden anladığı
Başarılı Musul operasyonun ardından gerçekleşen Süleyman Şah operasyonu da gölgelenmeye çalışıyor. Türkiye çok yerinde ve vakti zamanında gerçekleştirdiği bu operasyonla seçimler öncesi tezgâhlanan oyunu boşa çıkartmış oldu. Operasyonun hemen ardından Esad rejimi bu Suriye’ye açılmış bir savaştır açıklaması yaparken Türkiye›den bir CHP’li de bu Suriye’ye açılmış bir savaştır diyebiliyor! Bir diğeri de dua eden askerlerimizle dalga geçiyor. CHP Milletvekilli Hüseyin Aygün dua eden askerlerimize hitaben “Yeni Türkiye’nin askerleri” diyerek güya bu tablodan rahatsız olduğunu vurgulamaya çalışıyor. Çünkü bu zihniyetin asker algısı farklı. Onlara göre asker demek; sivil hükümetlere darbe yapan, 28 Şubat’ta olduğu gibi İmam Hatip okullarını engellemek için 8 yıllık kesintisiz eğitim yasalarının çıkmasını sağlayan, yine İmam Hatip okullarında okuyan çocukları mağdur etmek için katsayı engelini icat eden, başörtülü anneleri yemin törenlerine almayan, eşi başörtülü olan subayları asker ocağında barındırmayan, kız çocukların başörtüsüyle uğraşan kısacası askerlik hariç bu ülkenin dindar insanlarını engellemek için türlü icraata imza atan asker demek. Evet, yeni Türkiye’nin askerleri aynen böyle olacaktır. Yurtdışında başarılı operasyonlara imza atan, ecdadı başında Fatiha okuyan, ülkesinin şeref ve onurunu yükselten askerlerimiz yeni Türkiye’nin askerleri olacaktır.
Eğitim ayağı da devrede!
Yıllardır bu ülkenin Ermenilerini, Alevilerini, Müslümanlarını, Kürtlerini ve diğer tüm farklılıklarını dışlayan, yasak getiren, yok sayan zihniyetin hüküm sürdüğü tek kutuplu bir dönemde, otoriterleşmeden şikâyet etmeyen kesimler ülkenin, tek kutuplu tekçi zihniyetin ve cuntacıların tekelinden kurtulması ve dindar-muhafazakâr özgürlükçü kesimin yönetimde ben de varım demesi karşısında nedense kutuplaşmadan ve tek adamlılıktan şikâyet etmeye başladılar. Yıllardır bu ülkenin çocuklarının geleceğini heba eden, onları laik eğitim adı altında militarizme, tekçiliğe mahkûm bırakan, kasıtlı olarak tarihi kültürel bağlarından kopartan bu zihniyetin eğitim ayağı da bugünlerde meydanlarda boy göstermeye başladı. İslamofobinin Türkiye ayağı gibi faaliyet yürüten bu kesim çeşitli adlar adı altında organize olarak bir taraftan da bu ülkenin çocuklarına göz dikmiş durumdalar. AK Parti’nin bilhassa eski, tekçi, baskıcı eğitim sistemini değiştirmek istemesine bu yüzden çok tepkililer... Bu yüzden başörtüsü serbestliği ve Osmanlıcanın okullarda okutulacak olması gibi reformlar muhalefet tarafından ülkenin geriye götürülmesi olarak anlaşılıyor.
AK Parti büyük düşünüyor
AK Parti ise son yıllarda gerek içeride başlattığı barış süreciyle gerekse bölgede geliştirdiği siyasetle Ortadoğu halklarıyla da birlikte ciddi bir vizyon geliştirmek niyetinde. Bu yüzden eğitim felsefesinin tekçi, dar ve ırkçı bir anlayışla değil de daha geniş, daha çoğulcu, özgür, herkesle bütünleşen bir felsefede olmasını istiyor. Eski Türkiye ise eğitimin sadece devlete ve onun resmi ideolojisine bağlı, farklılıkları tanımayan, onları dışlayan, milliyetçi dar bir ideoloji temelinde yürümesini dayatıyor. Bu bakımdan verilen kavga aslında eski Türkiye ile Yeni Türkiye’nin kavgasıdır. Bu yüzden hiyerarşik, farklı bir düşünceye yer vermeyen, “abi” talimatı üzerine kurulu otoriter yapısıyla ne paralel yapının ne de tek adamlılıkta ve yasakçılıkta rakip tanımayan CHP zihniyetinin söylemlerinin bir geçerliliği vardır. Onlar kurdukları tekçi, dar, vizyonsuz yapının ilelebet devam etmesini istiyorlar. Dolayısıyla çabaları Haçlı Koalisyonu’nun ülkeyi istediği gibi yönetmesinin önünü açmak ve o seçkinci, elit, imtiyazlı, güçlü konumlarını muhafaza etmek. Ne var ki arzu etmedikleri bir şey oldu. O da Türkiye’nin AK Parti’yle birlikte bu ufuksuz, kısır, verimsiz, cuntacı zihniyetten arınarak her geçen gün demokratikleşen ve özgürleşen bir ülke olma yolunda emin adımlarla ilerlemesidir. Türkiye tüm engellemelere rağmen kadim medeniyetini yeniden inşa edecek ve yeni Türkiye bağımsız, güçlü, adil ve zengin bir ülke olacaktır.
Yeni Şafak
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.06.2019
19.06.2019
14.05.2019
2.05.2019
8.02.2019
22.03.2019
7.02.2019
25.02.2019
21.02.2019
18.02.2019