Ufuk COŞKUN
Bilindiği gibi Türkiye’deki eğitim yapısı her ne kadar kırılmaya çalışılsa da hala tekçi, devletçi ve resmi ideoloji temellidir. Hatırlarsanız 2012–2013 yılı eğitim döneminde Ege Üniversitesi Fen Fakültesi’nin mezuniyet töreninde öğrenciler yüzlerini Atatürk’ün posterleriyle kapatmışlardı. Bu tablo şuana kadar tanıklık ettiğimiz birbirinden farklı yüzlerce görüntü arasından sadece bir tanesi. Asıl meselemiz; her gün milyonlarca öğrencinin, devrim kanunlarından sayılan birtakım eğitim kanunlarıyla da dizayn edilmiş kısacası CHP zihniyetiyle kurgulanmış bir eğitim sisteminin yol açtığı tahribattır. Eğitim sisteminin “tek” bir anlayışa mahkûm edilmesinin sonuçlarını başta Gezi Kalkışması olmak üzere yakın tarihte yaşanılan birbirinden vahim hassas toplumsalhadiselerde gösterilen tutum ve tavırlarda gördük. Bilindiğigibi ulus devletçi sistemler hayatı yeniden dizayn etmek ve yeni bir ulus yaratmak adına bir takım mekanizmalargeliştirdiler. Toplumu bir kesimin emrine vererek merkeziyetçi bir planlamayla yeniden şekillendirmek için eğitim kurumlarını bir araç olarak kullandılar. Ne var ki toplumsal hayat üzerinde planlanan bu tür girişimler aslında aşk ve irfan insanlarımızdan biri olan Şems-i Tebrizi’nin de ifade ettiği gibi, Hakk’ın mukaddes nizamına bir saygısızlıktır, hadsizliktir.
Toplumsal hayatı üsten kumanda yöntemiyle kontrol etme eğilimi ilahi tabii süreç denilen hayatın doğal akışına karşı geliştirilmiş bir müdahaledir. Bu müdahale biçimi kendini CHP zihniyetinde hala varlığını devam ettirmektedir. Çünkü CHP iktidara geldiğinde bir Hitler ve Mussolini artığı olan andımız adlı ırkçı yemin metnini geri getireceğini vaat etmektedir. Diğer partilerin hazırlamış oldukları gerek anayasataslaklarında gerekse 7 Haziran seçimlerine dönük seçim stratejilerinde genel eğitim politikalarına dönük yeni, özgün ve özgürlükçü herhangi bir açılıma rastlanılmamaktadır. Partilerde eğitimin hala otoriter, dışlayıcı, tek-tip insan yetiştirmeye endeksli işlev görmesi sanırım pek rahatsızlık uyandırmıyor. AK Parti bu yapıyı kırma konusunda gayretli olsa da söz konusu eğitim olduğunda ne yazık ki onlarda da ciddi bir gayretin olmadığını görmekteyiz. Oysa AK Partimitinglerde milyonlarca seçmene -ki her biri aynı zamanda bir ebeveyndir- çocuklarının eğitimi için medeniyet birikimimiz üzerine inşa edilecek yeni ve özgün bir eğitim sistemi vaat edebilir. Bu yapılmıyor. Daha da vahimi eğitim Türkiye’de hala düzeyli bir tartışma seviyesine bile çekilemedi.
Türkiye’de yapılan eğitim tartışmalarının sonuçsuz kalmasında ve özgürlükçü çözüm önerilerinin üretilmemesinde etkin rol oynayan devletçi eğitim sistemidir. En önemlisi de bireylerin, kendi kültürleri yanında, toplumda var olan kültürel ve etnik farklılıkları saygı temelinde fark etmelerini engelleyen bir sistemin de varlığıdır. Bakıldığında tek bir kültürü, değeri, anlayışı öne çeken ve yücelten bir zihniyetin hâkim kılınması arzu ediliyor. Ne var ki bu baskın düşünce eğitimde çok kültürlüğün önünde hala ciddi bir engel olarak durmaktadır. Türkiye eğitim kurumlarında çok kültürlülüğe vurgu yapan bazı ders konuların yerleştirilmiş olması kuşkusuz önemlidir. Eksik bulsam da bunun fark edilmiş olmasını bile önemli bir kazanım olarak saymaktayım. Ne yazık ki bu durum daha yeni yapılan araştırmalardan da gördüğümüz gibi Kürt öğrencilerinin kendilerini devlet okullarında yalnız görmesinin önüne geçemiyor. Kürt çocukları eğitimin kendilerini de dikkate almasını ve onlara da hitap etmesini beklemektedirler. Bunun için eğitimde farklı kesimlerin çocuklarına dönük ivedilikle adımlar atılmalıdır.
Bilindiği gibi Türkiye’de yıllardır eğitim aracılığıyla bireyler tek bir anlayışa mahkûm bırakıldı. Eğitim kişinin kendini tanımasına, kendi içine doğru bir seyahat yapmasına imkân tanımadı. Dolayısıyla insanlara eğitim aracılığıyla sadece belirli bir ideolojinin(Kemalizm) kusursuz olduğu öğretildi. Oysa bu tip bir anlayış insan tabiatına aykırı bir müdahaledir.Bilindiği gibi CHP zihniyeti cumhuriyet dönemi boyunca tek bir renkten, inançtan, dilden ve mezhepten yeni bir ulus meydana getirmek adına özellikle eğitimi ve eğitim kurumlarını birer araç olarak kullanmıştır. Bugün Türkiye’de eğitim sorunlarının kaynağında CHP’nin geçmişte eğitim hayatını tanzim eden bir takım yasaların ve uygulamaların yattığı bir gerçektir. Bu da gün geçtikçe hem eğitim kalitesini düşürmektedir hem de tek bir ideolojinin dayatılmasımarifetiyle farklılıkların birer düşman olarak görülmesine neden olmaktadır. Ve ne yazık ki CHP bununla hala yüzleşememiştir. Yüzleşmek şöyle dursun aynı eğitim politikalarını sürdüreceğini vaat etmektedir.
Eğitimi, tabu haline getirilen ve dokunulmazlık atfedilen kanunlardan kurtarmak zor bir iş değil. Artık kimsenin çocuğuna zoraki bir ideoloji dayatılmasın. Türkiye’deözellikle barış ortamında insan haklarına dayalı, özgürlükçü, çok dilli, çok kültürlü, çoğulcu yeni bir eğitim felsefesine ihtiyaç duyulduğu aşikâr. Özgürlükçü, demokrat, insan haklarına saygılı, fikir ayrılıklarına açık, özgürlükçü kaliteli bireylerin yetişmesine olanak sağlayan yepyeni bir eğitim anlayışı için evvela eğitimin tek parti zihniyetinin tahakkümü altından kurtulması gerekmektedir. Eğitimin tek bir anlayışa hizmet etmesi bugün en çok tekelci zihniyetlerin işine yaradığı bir gerçek. Görülen o ki eğitimde yeni anlayışın önünü açacak olan tek parti, AK Parti’dir. Yeni dönem eğitimle inşa edilecek bir dönemdir. AK Parti eğitim aracılığıyla çocuklara ilim irfan birikimimizin aktarılmasında öncü rol oynamalıdır. Seçim mitinglerinde sık sık eğitimi 19.yüzyıl dünyasından kurtaracağız demesi gerekmektedir.
twitter.com/sivildemokrat
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.06.2019
19.06.2019
14.05.2019
2.05.2019
8.02.2019
22.03.2019
7.02.2019
25.02.2019
21.02.2019
18.02.2019