Ufuk COŞKUN
Önce resmin küçüğünden başlayalım.. KCK eş başkanlarının ateşkes kararını bozmasıyla başlayan terör olayları, neredeyse tüm terör örgütlerinin sahiplenilmesi ve savaşı başlatan tarafın AK Parti/ Erdoğan olduğu yönünde üretilen algı operasyonları, yapılan bombalı saldırılarının hemen ardından DAEŞ terör örgütünün gösterilmesi, gerek medya organlarında gerekse sosyal medyada devlet memurlarına varana kadar örgütledikleri bir gruba terör propagandası yaptırıp, faturayı sivil, meşru hükümete kestirmeleri, PKK’nın ve siyasi uzantılarının barış mitingleri tertiplemesi, koalisyon tuzakları, “Recep Tayyip Barzani” şeklinde protesto gösterilerinin yapılması gibi sayabileceğim gelişmeler sanki 26 Ekim 2013 yılında paralel yapının önde gelen isimlerinden biriyle Sözcü Gazetesi’nin muhabiri arasında geçen konuşmaların bir özeti gibi duruyor. İsterseniz bu ses kaydını bir kez daha hatırlatalım..” O tarihlerde Washington’da BDP’nin ABD bürosu açılıyor.. Selahattin Demirtaş ve bütün Kürt diasporası Washington’da buluşuyor. Kayıtta yer alan sohbete göre İmralı’nın karşısında duran ne kadar Kürt temsilcisi varsa orada toplanıyor. ABD ise büyük bir kongre salonu tahsis ediyor. Paralel yapının abilerinden olan zat ABD’nin bu kongreyi tanıdığını ifade ediyor. Muhabbet tam da bu noktadan sonra koyulaşıyor. Paralel yapının görevlilerinden olan kişi güneydeki hani o benim çok sevdiğim ülke de(İsrail) bu kongreyi destekliyor diye başlıyor anlatmaya. Kayıttaki ifadelere göre; ABD, İsrail ve orada toplanan Kürt temsilcileri önce Öcalan’ı tasfiye edecekler. İmralı’nın hükmü bitirilecek ve bundan sonra yeni bir silahlı çatışmalı bir döneme girilecek. Diğer taraftan Barzani’de bertaraf edilecek. Kongrede bağımsızlık ilan edecekler. En önemlisi de Erdoğan’ın bertaraf edilmesi şart olduğu…”
HDP’nin 9 Ağustos tarihli basın açıklamasında da ifade edildiği gibi, 2012 yılından beri sırf HDP’nin gayret ve çabalarıyla silahların devreden çıkarılacağı kongre çağrısının Öcalan tarafından yapılması aşamasına kadar gelinmiş ve çok hızlı bir mesafe kat edilmiş. Ne var ki AKP hükümetinin barış yerine iktidarı önceleyen bir siyasi tavrı, siyasi soykırım operasyonları deyim yerindeyse bir çuval inciri berbat etmiş! 7 Haziran’da tarihi bir hezimet yaşayan AKP hükümeti halkımızın verdiği mesajı doğru okuyup buna dair yeni politikalar oluşturmak yerine seçimden hemen sonra müzakere ve çözüm gündemini kaos ve çatışma gündemiyle değiştirme, barış taleplerini göz ardı etme yolunu tercih etmiş! HDP’ye göre Erdoğan sırf kişisel başkanlık(!) hırsı yüzünden Çözüm Süreci’nin siyasal ve toplumsal ayaklarına, tıpkı 2012 döneminde olduğu gibi, tam anlamıyla topyekûn bir savaş konseptiyle cevap vermiş!
Resmin büyüğü; büyük savaş!
Hani neredeyse son aylarda yapılan tüm terör faaliyetlerinin ardında Türkiye’nin cumhurbaşkanı Erdoğan var! Demirtaş’a göre; Çözüm Süreci’ni bitiren o! Barışı sırf kişisel iktidarlık hırsıyla bertaraf eden o! OHAL uygulayan o! Erdoğan aynı zamanda sivilleri de öldüren bir savaş suçlusu! Öcalan’ın kongre çağrısına olumsuz yanıt veren, ateşkes kararını bozan ve devrimci halk savaşını başlatan KCK ve onları destekleyen HDP ise masum, mağdur ve ezilen kesimler! Bu yüzden barış mitingleri yapıyorlar ya! Yani her şey Washington’da konuşulduğu gibi! Türkiye DAEŞ operasyonu kapsamında ABD ile İncirlik anlaşması üzerinden bu tezgâhı boşa çıkartmış olsa da aynı strateji bu sefer Brüksel üzerinden devam ettiriliyor. Kısacası ne konuşulmuş ne karar alınmışsa o! Bakınız AK Parti hükümeti Kürtçeyi resmi 2.dil ilan etmiş olsaydı bile bu çatışmalı ortam bir şekilde oluşturulacaktı.. Çünkü bu savaş DAEŞ, PKK, DHKP-C ve paralel yapı gibi taşeronlar üzerinden sürdürülen uluslararası büyük bir pazar savaşıdır. Sadece pazar savaşı da değil bana göre en önemlisi de batının 1000 yıldır aralıksız sürdüğü saldırılarının bir devamıdır. Bu kavganın tarihi çok eskiye dayanıyor. Kökü ise korkuya!
Korkunun kaynağını İhsan Fazlıoğlu Hoca şöyle anlatıyor; 11 Ekim 1098'de Anadolu'da Türklere karşı yürütülen savaşlara katılan bir Papaz'ın günlüğünde şu dehşet verici cümle kayıtlıdır: "Her yerde Türkler!" Ağustos 1100'de ise Roma'da Papa II. Baschalis bunu doğrularcasına şu fetvayı yayımlar: "Müslümanlar eşittir Türkler". Böyle bir ortamda 11. yüzyıldan XVI. yüzyılın sonlarına kadar Avrupa'nın en önemli gündem maddesi ortaya çıkar: 'Türklere karşı sürekli savaş'. Bu savaşları finanse edebilmek için toplanan verginin adı: 'Türk vergisi!’ …Bugün Amerika Birleşik Devletleri denilen Angloamerikan-yahudi devletinin kurucuları bu korkuyu yanlarına alarak gitmişlerdir yeni-dünyaya... Eğer öyle olmasaydı Fethin 550. Yıldönümünde ABD'nin Ohio eyaletindeki Grove City kentinde toplanan 43 bin Evangelistin ana konusu Fatih Sultan Mehmed ve İstanbul'un fethi olur muydu? Velhasıl Batı'nın hedefi korkusunun ana kaynağını yok etmektir. Bunu yapamadığı müddetçe korkusunu yenemeyecektir. Batılı güçler I. Dünya savaşı sonunda buna kalkışmış, ancak İstiklal Harbi'yle pılını-pırtını toplayıp 'geldikleri gibi gitmişlerdi'. Fakat korku, korkanı korktuğu nesneyi nihai olarak ortadan kaldırmaya iter, sürükler. Korku neresidir: Korku, İstanbul'dur.”
Meseleye yerel değil de tarihsel arka planıyla birlikte değerlendirdiğimizde yani resmin geneline baktığımızda yeni Türkiye ve bunun en önemli ayaklarından biri olan çözüm süreci projesi Üst Akıl’ı fena korkuttu. Türkiye’nin tarihten aldığı güçle şahlanacak olmasından endişe duyuldu. Bugünlerde yaşadıklarımıza biraz da bu pencereden bakmakta fayda var. Bu saldırılarının asıl nedeni 1000 yıl korkudur..
@sivildemokrat
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
28.06.2019
19.06.2019
14.05.2019
2.05.2019
8.02.2019
22.03.2019
7.02.2019
25.02.2019
21.02.2019
18.02.2019