Vahap COŞKUN
Çözüm süreci bir çıkmaza girdiğinden beri hükümet çevreleri süreçte muhatapların değişeceğini söylüyorlar. Buna göre, artık PKK ve HDP doğrudan muhatap alınmayacak, onların yerine bütün toplumsal kesimlere gidilecek ve onların sesine kulak verilecek.
Uygulanabilir ve sonuç alınabilir bir yaklaşım değil bu. Çünkü Türkiye’deki Kürt meselesinin iki önemli boyutu var: Birinci boyut, meselenin silahtan arındırılması ve şiddet çemberinden çıkarılmasıdır. Silah kullanan ise bellidir: PKK. Dolayısıyla silahlı mücadelenin bitirilmesi ve silahsızlanmanın sağlanmasındaki muhatap da PKK’dir. Silahlı mücadele ne zaman bitirilecek? PKK hangi metotla siyasi bir yapıya evirilecek? Silahlar ne şekilde ve kime bırakılacak? PKK’nin dağdaki, cezaevindeki ve yurt dışındaki mensuplarının hukuki durumu ne olacak? Öcalan ve diğer PKK yöneticilerine nasıl bir gelecek öngörülecek?
HAVANDA SU DÖKMEK
Çoğaltılması mümkün bu sorular için elbette ki PKK ile oturulacak ve alternatif cevaplar PKK ile tartışılacaktır. Devletin PKK ve onunla irtibatlı odaklarla (İmralı, Kandil, HDP) yoğun bir müzakere yürütmesi gerekir. İşin tabiatı budur; dünyanın neresinde olursa olsun, kimin silah bırakmasını istiyorsanız onunla konuşursunuz. Bu itibarla PKK’nin devre dışı bırakılması düşünülemez, onu içermeyen bir süreç havanda su dövmek anlamına gelir ve böyle sakat bir süreçten nihai bir başarı çıkmaz.
“PKK ile müzakere edilmeli” fikrine genellikle, bunun daha önce denendiği ve bir netice elde edilmediği argümanıyla karşı çıkılıyor. Bir daha aynı aktörlerle masaya oturmanın zaman kaybından başka bir anlam taşımayacağı belirtiliyor. Ama unutulmamalı ki, tıkanma, durma ve hatta bitip yeniden başlama çözüm süreçlerinin doğasında var. Maalesef hemen hemen hiçbir süreç doğrusal bir hatta ilerlemez. Tarafların masaya oturması, onların mutlaka ve bir kerede masadan müspet neticeyle kalkmalarını garanti etmez. Süreçlerde kırılmalar, yavaşlamalar, çökmeler olur. Hüner, bu olumsuz gelişmeler karşısında dahi süreci savunmak, böyle anlarda yükselecek umutsuzluk ve kızgınlık dalgasını kırmak ve aksaklıkları gidererek sürecin tekrardan işlemesini temin etmektir. Hâsılı süreçte tıkanma oldu diye tekrar görüşme arayışından vazgeçilemez. Eğer böyle davranılmış olsaydı hiçbir süreç sonuna kadar götürülemezdi.
MEŞRU HAK TALEBİNİ MUHATABI
Kürt meselesinin ikinci boyutu ise, Kürtlerin meşru talepleridir. Burada muhatap, hiç şüphesiz bütün Kürtlerdir. Diğer toplumlar gibi Kürtler de yekpare bir yapı arz etmezler. Siyasi duruşları, ekonomik şartları, yaşam tarzları, inanç düzeyleri, vb. birçok açıdan Kürtler de –her toplum gibi- çok çeşitlilik arz eder. Keza Kürt meselesine bakışta, çözümün şeklinde ve gelecek tasavvurunda da Kürtler arasında farklı görüşler mevcut. Dolayısıyla Kürlerin kaderi, tek başına ne PKK’ye ve ne de başka bir örgüte bırakılabilir.
Herkes kendi hayatı üzerinde hak sahibidir. Süreç ve sonrasında oluşacak yapı herkesin hayatını ilgilendireceğinden her grup bu sürece katılma olanağına sahip olmalıdır. Herkesin söyleyebileceği bir sözün, yapabileceği bir katkısının olabileceği ihtimali göz ardı edilemez. Bu bağlamda hükümet bütün Kürt kesimlerle, siyasi partilerle ve sivil toplumuyla ilişki kurmalı. Onların taleplerini almalı, endişe ve kaygılarını not etmeli, onların da sürecin bir parçası haline getirerek desteklerini kazanmalı.
Siyasi ve demokratik sahada muhataplarını çeşitlendirmek yararlıdır. Ancak bu yapılırken iki yanlıştan sakınılmalı: İlki, muhatapları çoğaltma adına PKK ve bileşenlerinin dışlanmamalı. İkincisi de, hükümet, aktörleri birbirlerine karşı kullanmaya çalışmamalı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları







































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.12.2025
28.10.2025
8.09.2025
3.09.2025
27.08.2025
23.08.2025
19.08.2025
14.08.2025
5.08.2025
29.07.2025