Vahap COŞKUN
İktidar kendi tercihlerini tahkim etmek ve muhalefeti sindirmek için emekli amirallerin bildirisini sonuna kadar kullanacaktır. Her türlü eleştiriyi bununla ilintilendirip gayrı-meşru kılacak ve mahkûm etmeye çalışacaktır. Misal, bildiride Kanal İstanbul’a karşıtlık da dillendiriliyor. Muhtemelen iktidar bundan sonra Kanal İstanbul projesine olan karşıtlığı darbecilerle iş tutmak olarak yansıtacaktır.
104 emekli amiral bir bildiri yayınladılar. Montrö Sözleşmesi’nin tartışılmaya açılmasından ve TSK’daki dönüşümden duydukları rahatsızlığı dile getirdiler. Ömürlerini adadıklarını belirttikleri konularda, iktidarın izlediği ve yanlış olduğunu düşündükleri siyasete tepkilerini ortaya koydular.
Meseleyi hukuki ve siyasi olarak iki açıdan değerlendirmek mümkün:
Hukuken, bu bildiri ifade özgürlüğü kapsamı içinde kalıyor. Çünkü bildiri metninde şiddete, teröre veya darbeye dönük bir çağrı ya da ima bulunmuyor. Metin tamamen yanlış ve/veya rahatsızlık verici olabilir ama bu, metnin ifade özgürlüğünden istifade etmesini engellemez. Bildiriye karşı olanlar da kendi görüşlerini bir başka bildiriyle, yazıyla, analizle, toplantıyla veya yürüyüşle gösterebilirler. Bunun yerine bildiri hakkında soruşturma açılması ve imzacıların gözaltına alınması, hukuken yanlıştır. Her sorunu mahkemeye taşıma alışkanlığından vazgeçmek gerekir.
Siyasi açıdan bakıldığında ise işaret edilmesi gereken birkaç nokta var:
Bir, Türkiye tarihi, bir darbeler tarihidir. Bugün de “Artık Türkiye’de kesinlikle askeri darbe olmaz, olamaz” ifadesini kullanabilecek bir durumda değiliz. Bu nedenle emekli de olsa askerler hareketlendiğinde insanların “Ne oluyor?” diye meraklanması ve telaşa düşmesi normal. Keza siyasetçilerin de bu tür girişimlere hassasiyet göstermeleri ve sert bir dille tepki vermeleri de olması gerekendir.
İki, iktidar kendi tercihlerini tahkim etmek ve muhalefeti sindirmek için emekli amirallerin bildirisini sonuna kadar kullanacaktır. Her türlü eleştiriyi bununla ilintilendirip gayrı-meşru kılacak ve mahkûm etmeye çalışacaktır. Misal, bildiride Kanal İstanbul’a karşıtlık da dillendiriliyor. Muhtemelen iktidar bundan sonra Kanal İstanbul projesine olan karşıtlığı darbecilerle iş tutmak olarak yansıtacak ve muhalefeti bununla susturmaya çalışacaktır.
Üç, merkez sağ muhalefetin bir bütün olarak güçlü bir tavırla itiraz etmeleri iki açıdan kıymetlidir: Konjonktürel açıdan, iktidarın bu konu üzerinden muhalefete yüklenmesini engeller. İlkesel açıdan ise, eğer askeri darbe bir gün bu ülkenin gündeminden tamamen düşecekse, bu ancak siyasi partilerin demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine tavizsiz bir tarzda sahip çıkmalarıyla mümkün olabilir.
Elbette iktidarın bu olan-bitenen çıkarması gereken önemli bir ders var. Siyasi alanı korumak hayatidir; elinizdeki devlet gücüne dayanarak muhalefet partilerini kriminalize edip siyasi alanı boşaltırsanız, darbe heveslilerine en büyük yardımı yapmış olursunuz.
Dört, bildiride imzası olanların bazıları iktidar medyasının gediklilerindendi. Özgürlük aleyhtarı havayı hâkim kılmak ve otoriter yönetimi meşrulaştırmak için iktidar, bu emekli askerlere görülmemiş bir alan açmıştı.
Emekli amiraller, böyle bir bildiri yayınladıklarında gelecek tepkiyi, büyük bir ihtimalle öngörmüşlerdi. Buna karşın yine de bu bildiriyi yayınladılar. Onların bu özgüveni bulmalarında iktidarın sorumluluğu gözden kaçırılmamalı; görüşlerinin hiç olmadığı kadar kamusallaşmasında iktidarın onlara sunduğu imkân da sorgulanmalıdır.
Ve beş, ifade özgürlüğü gibi demokratik değerler herkese lazımdır. Muhalif, rakip ya da düşman olarak kodladığınız kişiler söz konusu olduğunda ayaklarınızın altına alıp çiğnediğiniz değerler gün gelir sizin için yaşamsal bir önem kazanır. Şimdi bunu öğrenme ve tecrübe etme sırası emekli askerlerde.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları






































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.12.2025
28.10.2025
8.09.2025
3.09.2025
27.08.2025
23.08.2025
19.08.2025
14.08.2025
5.08.2025
29.07.2025