Vedat Bilgin
Türkiye’nin nasıl bir müttefiklik ilişkisi içinde olduğunu anlamayanlar bugün bunu daha iyi kavrayacak bir olaylar dizisiyle karşı karşıyadırlar. Bakmayın siz tv ekranlarına çıkan o çokbilmiş eski diplomatların yaptıkları yorumlara; onlar ‘ABD’nin bu kararına doğru diyemeyiz fakat bizim yaptığımız yanlışlara bakmamız gerekir’ diyerek işi getirip Türk dış politikasına bağlamakta, yaşananların sorumluluğunu ülkemize yükleyip açıkça ABD çizgisinde Türkiye’yi suçlamaktadırlar. Üstelik bunu yaparken doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef aldıklarını söylemeye gerek var mıdır?
“Nasıl bir müttefiklik ilişkisi, nasıl bir stratejik ortaklık ilişkisi içinde olunduğunun mahiyetini anlamak için yaklaşık 70 yıllık sürede yaşanan olaylara bakmak gerekmez mi? Türkiye bütün ‘Soğuk Savaş’ boyunca ekonomik bakımdan gücünü zorlayan bir orduyu hazır tutarak, Sovyet sınırında Batı sisteminin adeta ileri karakolu konumundadır. ABD İkinci Savaş sonrası Avrupa’yı yeniden inşa etmek için uyguladığı yardım programını, o ünlü Marshall yardımını Türkiye için sınırlı alanlarda, o da en alt düzeyde ve askeri desteğin bir uzantısı olarak kullanmıştır.”
Ne değişti?
Askeri bakımdan NATO, ekonomik bakımdan Dünya Bankası ve İMF, daha sonra Dünya Ticaret Örgütünün kurumsal denetimine giren Türkiye bütün bu ‘işbirliği ilişkiler ağının’ kuşatmasına rağmen kendi kalkınması bakımından hayati derecede önemli endüstrilerin kurulması için olağan üstü çabalar, arayışlar içine girdiğinde yine onların tehdidiyle karşılaşır. 70’li yıllarda bardağı taşıran damla sanırım ‘1974 Ambargosudur’; müttefikimiz ‘verdiği silahları’ ki parası ikili anlaşmalar üzerinden ödenmiş, kalkınmasını tamamlanması sürekli engellenen ülkenin insanlarının yoksulluğu pahasına bedelini ödeyip aldığı uçaklar Kıbrıs üzerinde uçtuğu için Türkiye’ye ambargo koymuştur.
Bütün yaşananlara rağmen Sovyet tehdidi Türk Batı ilişkilerinin devlet düzeyinde açıkça sorgulanmamasının resmi gerekçesi olmuştur. Sovyetler çöktükten sonra da çok uzun bir süre geçmesine rağmen, Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinin rasyonelleşmesi anlamına gelen karşılıklılık ekseninde yeniden düzenlenmesi konusunda bir adım atılmamıştır.
“Bugün yaşananları bu çerçevede değerlendirdiğimizde; Bir, Türkiye ekonomik bakımdan İMF’nin istikrar programları adıyla önerdiği çerçevenin dışında, kendi programlarına dönmüştür. Türkiye ekonomik olarak Dünya Bankası ile yaptığı o eski borçlanma modellerini terk edip piyasa mekanizması üzerinden rasyonelleştirilmiş bir kredi düzenine geçmiştir. İki, Türkiye kendi milli savunma sanayine dayanan bir güvenlik politikası geliştirerek ihtiyaç duyduğu gereçleri işbirliği projeleriyle üretmeye yönelmiştir. Üç, uluslararası ilişkilerde Türkiye merkezli bir yeni yaklaşım geliştirmiştir ki Ortadoğu siyaseti de bunun bir parçasıdır.”
Vize mi dediniz?
Bütün bunların anlamı açıktır: Türkiye artık batı vesayetinden çıkmıştır. ABD’nin yeni Ortadoğu siyasetinin parametrelerini oluşturan etnik ve mezhepsel bölünme eksenlerine göre bölgeyi parçalama siyasetini açıkça kabul etmediğini, etmeyeceğini ortaya koymuştur. Bunun üzerine müttefikin cevabı ne olmuştur? PKK/PYD’ye binlerce tır silah göndermek, bu katiller sürüsünü ordu düzeni vermek üzere çalışmalar yapmak.
Dahası var, Türkiye’de bu defa başka bir türlü askeri darbe girişiminin yanında olmak (yanında mı!). Darbenin organizatörlerini, elebaşı dâhil olmak üzere saklamak, darbe yönetiminde olanlarla iletişim halinde olmak. Söyler misiniz bu nasıl bir müttefiklik ilişkisidir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019