Vedat Bilgin
Milli İstihbarat’ın Lazkiye’de düzenlediği bir operasyonla Reyhanlı katliamını yapan şebekenin elebaşı El Muhaberat elemanını Türkiye’ye getirmesi üzerine CHP’li yöneticisinin yaptığı açıklamayı görmüşsünüzdür. ‘Türkiye Esad’la görüşseymiş, ne Reyhanlı’da bomba patlarmış ne de MİT bu operasyonu yapmak zorunda kalırmış’. Bu nasıl bir mantıktır, bu nasıl bir muhalefettir? Reyhanlı’da bomba patlatıp kitlesel katliam yapanın El Muhaberat yani Esad’ın istihbarat örgütü olduğu açıkça ortaya çıktığı halde, hâlâ ‘Esad’la görüşmeyi’ meselenin ‘çözüm yolu’ olarak görmek, bunu bir ‘saplantı’ haline getirmek siyaset ya da muhalefet olabilir mi?
“CHP Türkiye’nin seçilmiş Devlet Başkanı ile görüşmeyi reddederken, Suriye’de binlerce insanın katliamının sorumlusu eli kanlı Esad’la görüşülmesini istemesi ne anlama gelmektedir? Üstelik adamlar ‘resmi siyasal haritalarında’ Hatay’ı kendi toprakları olarak gösteriyorken Atatürk’ün partisi olduğunu söyleyen CHP’nin bu BAAS/Esad tutkusunun sebebi nedir? Bir an için bu tutarsızlıkları bir tarafa koyalım. Suriye rejimi ile neyi görüşeceğiz, neyi çözeceğiz buna bakalım!”
CHP’NİN ÇIKMAZI
Birinci mesele, Suriye’de başlangıçta sadece halkın ‘kısmi bir demokratikleşme’ talebini kanla bastıran milyonlarca sivil Suriyeliyi göçe ya da ölüme gönderen bir rejimle, neler görüşülebilir? Bu rejimin bugün ülkedeki iktidarını ancak Rusya’ya, borçluyken ne demek, doğrudan ona dayanarak devam ettiriyorken ‘Esad’la görüşme önerisi’ uluslararası siyaset bakımından ‘boş bir cümledir’, içeriği olmayan bir ifadedir.
İkinci mesele, doğrudan doğruya Suriye’nin bugünüyle-yarını arasında ilişkide düğümlenmektedir. Bugün bu ülke ikiye bölünmüş durumdadır. Ülkenin bir kısmı PKK/PYD yapılanmasıyla doğrudan doğruya ABD’nin kontrolüne girmiş bulunmaktadır. ABD’nin İdlip’teki tavrı, doğrudan Fırat’ın doğusuyla ilgilidir ve İdlip’in rejimin kontrolüne girmesini aslında problem olarak görmediği, kendi statüsünün yani PKK/PYD’yi paralı askerler olarak kullanıp bu ülkenin bir bölümündeki hâkimiyetinin kabul edilmesinin pazarlığını yaptığı ortadadır. Suriye’nin bugün içinde bulunduğu durumun yarına aktarılmasını, yani ülkenin bölünmemesini kim savunuyor?
Bu ülkenin siyasal bütünlüğünü olduğu kadar, halkın farklı kesimlerinin hiç olmazsa temsil edildiği meşru bir yönetimi, terör unsurlarını dışlayan bir barışı açıkça savunan ülke Türkiye’dir. Türkiye bu yönde hem Rusya ile hem de İran’la bir ittifak içinde bu siyaseti ısrarla takip etmektedir.
ABD NE İSTER?
“Ülkede bombalar patlatıp katliam yapan ‘Esad’la görüşme’ önerisinin, aslında Türkiye’yi istikrarsızlığa sürüklemeye çalışan El Muhaberat’ın örgütlediği terör eylemlerine kapı aralamaktan başka bir işe yaramayacağı gibi, Türkiye’yi uluslararası düzlemde kendi halkına karşı katliam yapmış bir diktatörle masaya oturmuş duruma düşürüp, Batı sistemi karşısında, zayıf bir konuma sokmak gibi sonuçlarının olacağı da hesaba katılmak durumundadır.” Kısaca böyle bir görüşme, ABD’nin işini kolaylaştıracak bir öneridir.
ABD’nin Suriye siyasetinde bu ülkenin bölünmesinin nihai bir amaç olmadığını, arkasından PKK/PYD yapılanması üzerinden Irak’a uzanıp Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’ni tasfiye ettikten sonra İran ve Türkiye’ye dönük kapsamlı bir stratejiye dayandığını unutmamak gerekir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.03.2020
27.05.2019
20.05.2019
9.05.2019
6.05.2019
2.05.2019
30.04.2019
22.04.2019
18.04.2019
15.04.2019