Yalçın AKDOĞAN
ABD’nin yeni ulusal güvenlik stratejisi açıklandı. Strateji, dostlar yerine düşmanlar üzerine kurulmuş.
Kuzey Kore ve İran açık düşman, Rusya ve Çin potansiyel rakip (düşman), Hindistan muhtemel potansiyel rakip…
Görünürde belli ülkeler tehdit ve tehlike olarak vurgulansa da bir süredir ABD’nin izlediği strateji İslam temalı her ülkeye, örgüte, kuruluşa, hatta şahsa cephe almayı içeriyor.
Korkularla yaşayanlar travmatik/nevrotik bir psikolojik halden kurtulamazlar ve herkesi bir şekilde hain, düşman, rakip, tehlike olarak görmeye başlarlar.
İsrail bu nevrotik halin devlet düzeyindeki temsilcisi gibidir. Herkesin kendisini yok etmeye çalıştığı, herkesin kendisine düşman olduğu önkabulü, İsrail’i hırçın ve agresif hale getirir.
ABD’nin dost yerine düşmanlar tanımlaması böyle bir psikolojiyi andırıyor.
‘Müttefik değil çıkar’ anlayışı da ülkeler arasındaki karşılıklı çıkar, dostane işbirliği ve birlikte hareket kavramlarının altını oyar.
ABD’nin son dönemde “tek taraflılık” yaklaşımıyla operasyonlar gerçekleştirmesi bunun bir tezahürüdür. Bu ise ABD’yi daha fazla yalnızlaştıran ve eylemlerinin meşruiyetini tartışmalı hale getiren bir durumdur.
Uluslararası hukuku ve küresel dayanışmayı hiçe sayan tek taraflılık keyfilikten başka bir şey üretmez. Keyfi hareket eden ve kendi hukukunu dünyaya dayatan ülkelerin yalnızlaşması kaçınılmaz bir durumdur. Böyle davranan ülkeler halklar düzeyinde büyük bir antipati üretirler.
ABD’nin Kudüs kararı sadece İslam dünyasının değil batılı birçok ülkenin de tepkisini çekmiştir. BMGK görüşmelerindeki tablo da ABD’nin nasıl yalnızlaştığını gösteriyor. Perşembe günü toplanacak olan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kahir ekseriyetle bir duruş sergilenmesi ABD’nin bu halini daha da belirginleştirecektir.
Yeni güvenlik stratejisinde dost olarak sayılmak adeta teslimiyet ve boyun eğme üzerine kurulu bir ilişki biçimini hatırlatıyor. Karşılıklı çıkar yerine ‘tam teslimiyet’ anlayışı geçmeye başlamış… ABD’nin tarihsel müttefiki İngiltere’nin bile birçok konuda ABD ile arasına mesafe koymaya başlaması, Türkiye gibi çok boyutlu işbirliklerine sahip bir ülkenin haklı eleştiriler getiriyor olması bu konseptin çok zorlanacağını gösteriyor.
İsrail kendi çıkarlarını kutsayan ve dünya halklarını değersiz gören bir devlet aklına sahiptir. ABD’nin de böyle bir paradigmaya yönelmesi tam anlamıyla bir tıkanmışlığa ve takıntıya yol açar.
Dünyanın merkezine Amerikan halkını koyan anlayışın, dünyanın merkezine İsraillileri koyan anlayıştan bir farkı olmaz.
Küresel güvenlik meselelerini ABD’nin güvenliğine endeksleyen bir anlayışın da, her şeyin merkezine İsrail’in güvenliğini koyan bir anlayıştan farkı kalmaz.
İsrail’in işgalciliği devlet politikası haline getirmesiyle ABD’nin Irak ve Afganistan’da işgal politikasını devreye koyması başka bir boyuttur. Ortadoğu’da öne çıkan agresif müdahaleci yöntem bölge halklarının tepkisini artıracaktır.
ABD’nin İsrail’le benzeşmesinin diğer bir boyutu, dini eğilimlerin baskın olduğu bir devlet aklının ön plana çıkmaya başlamasıdır. Siyonizmin ve Evanjeliklerin ortak hedeflerini ABD’nin yeni dünya düzeni paradigması haline getirmek sadece dünya için değil ABD’nin geleceği için de bir sorundur.
Cumhuriyetçi değerler üzerinde yükselen ABD’nin teokratik bir imparatorluk gibi konumlandırılması kendi içinde de sarsıntılara yol açması kuvvetle muhtemeldir.
ABD’nin güvenlik kaygıları, tehdit algıları, çıkar hesapları ve sorun çözme yöntemleri açısından giderek daha fazla İsrail’le benzeşmeye başlaması çok sorunlu bir haldir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.05.2019
17.05.2019
8.05.2019
2.05.2019
1.05.2019
19.04.2019
17.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
4.02.2019